Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

Hedef Kupa, Rota Kayseri...

Basketbolda 9-13 Şubat tarihlerinde Kayseri'de oynanacak Spor Toto Türkiye Kupası 8'li Finalleri'nin kuraları bugün çekildi ve kupaya giden yoldaki rakiplerimiz belli oldu. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak final öncesi takımların 1 günlük dinlenme şansı bulacağı kupada yarı finaller 11 Şubat cuma, final maçı ise 13 Şubat pazar günü oynanacak.

Artık alışılageldiği üzere yine olabilecek en kötü kurayı çektik ve çok büyük bir sürpriz olmazsa kupayı alabilmek için 4 gün içerisinde Fenerbahçe ile birlikte ligin ilk 4 sırasında yer alan takımlarla karşı karşıya geleceğiz. İlk maçımızda 10 Şubat perşembe günü Banvit'le karşılaştıktan sonra bu mücadeleyi kazanmamız halinde ertesi gün Galatasaray-Olin Edirne maçının galibi yarı finaldeki rakibimiz olacak. Pazar günü finale kalmamız durumunda ise bu sene 2. defa Kayseri deplase görünüyor ufukta romantikler için. Hep futbol için mi deplase olacağız hem, bu sefer de senenin desteği en çok hak edenlerinden olan erkek basketbol takımı için düşelim yollara, dünya gözüyle de bir Saras izleyelim daha fazla geciktirmeden...

Bu arada kuralar ve maç programı da şu şekilde;

9 Şubat 2011 Çarşamba
Efes Pilsen - Beşiktaş
Trabzonspor - Aliağa Petkim

10 Şubat 2011 Perşembe
Galatasaray -Olin Edirne
Fenerbahçe - Banvit

11 Şubat 2011 Cuma
Çarşamba galipleri
Perşembe galipleri

13 Şubat 2011 Pazar
Final

14 Ekim 2010 Perşembe

Derya Restaurant'ta Bir Fener'sin...

Dunden ve mactan bahsetmeden once Basketbol Federasyonu'na bir selam etmek gerekir diye dusunuyorum. Cok degil daha 1 ay once Dunya Sampiyonasi duzenlemis ve buradan da gumus madalyayla ayrilmayi basarmis bir ulkede oynanan Cumhurbaskanligi Kupasi macinin -gerci "Cumhurbaskanligi" kavrami da sadece sozde kaliyor ya neyse- yayin hakkini yalnizca D-Smart platformunun kanali SportsTV'ye vererek bircok basketbolseveri bu mucadeleden mahrum birakan Federasyon'dan bahsediyorum evet. Dunya Sampiyonasi'nda yeterince mac izlediler zaten bunu izlemeseler de olur diye mi dusunduler bilemiyorum ama dun bizim gibi maci izlemek icin yollara dusenlerden agiz dolusu kufurler yediler, orasi kesin.

Gectigimiz senelerin basketbol maclarindaki favori mekani Cizgi Bar'in kapanmasindan sonra dunku istikametimizi Tunali'daki BeerStation olarak belirlemistik. Macin baslamasina yarim saat kala bir anda bardaktan bosanircasina yagmaya baslayan yagmurun azizliginden midir nedir mekanda D-Smart yayinlarinda problem yasaninca kisa sureli bir kriz anindan sonra rotamizi Cevre Sokak olarak belirledik. Belirledik belirlemesine ama yagmurun da etkisiyle arap sacina donen trafikte yeni careler aramaya baslamistik ki HoAmca'nin aklina Esat Dortyol tarafinda kucuk bir meyhane olan eski adiyla Derya Pilsen yeni adiyla Derya Restaurant geldi. Arabayi trafikte sıkıstıgımız sokaga park ettikten sonra D-Smart yayinin olmasi umuduyla yuruyerek 5-6 dakika mesafedaki mekana dogru HoAmca ve aynovkungfu ile yagmur altinda yol almaya basladik. Tavaninda asili balik aglari, duvarlarda yer alan nostaljik album kapaklari ve los ortamiyla tam bir aksamci meyhanesi gorunumundeki mekana girince ilk sorumuz elbetteki "D-Smart yayininiz var mi?" oldu. Sorumuza olumlu yanit alinca "Ne maci var yahu?" seslerinin arasinda hemen mekanda bulunan dev projeksiyon perdesinin onundeki masada yerimizi aldik ve Zeki Muren sarkilari esliginde maci izlemeye koyulduk. Boyle bir mekani bulmusken raki icmemek olmaz deyip rakimizi ve mezelerimizi de soylemeyi ihmal etmedik tabi ki.

Macin ilk dakikalarini kacirmis olmanin moral bozuklugu ekrana yansiyan skorla birlikte neseye donusmustu. Ozellikle pota altindan Oguz'la buldugumuz basketler ve yaptigimiz iyi savunma dikkat cekiciydi ilk periyotta. Oguz demisken milli takim kampinda verdigi kilolar ve oyun alaninin genislemesi Oguz'a oldukca yaramis gorunuyor, bunu Turkiye Kupasi maclarinda oldugu gibi dun de cok net olarak gozlemledik, ancak halen ribaund konusundaki eksikliginin devam ettigini soyleyebiliriz.

Ikinci periyotta daha dengeli bir oyun vardi sahada ancak bu periyotta da isler iyi gidiyordu Fenerbahce adina, devrenin son saniyelerinde yenilen 3 sayilik baskete ragmen soyunma odasina 11 sayilik farkla gidiyorduk. Mekandan ve skordan fazlasiyla memnunduk ve Hido'nun dedigi gibi "moraller gayet iyi"ydi. Devre arasinda muhabbet mactan uzaklastiysa da onceki senelerden kalan 3.periyot fobimizden de dem vurarak 3.periyotun baslamasiyla maca donus yaptik. Bu periyotla beraber Or-Ka masadaki yerini alirken, is nedeniyle maci izleyemeyen Alkolik telefonla skoru takip ediyordu. Periyota firtina gibi basladik ama firtinanin devamini getiremeyince macin son ceyregine yalnizca 2 sayilik farkla onde girebildik. Efes Pilsen, Kerem Gonlum ve Kerem Tunceri'nin yani sira yeni transfer Roberts'la maca ortak olmayi basarmisti.
Macin son periyotunda farki tekrardan acmamiza ragmen macin sonlarinda yasadigimiz akil tutulmasiyla 39 dakika onde goturdugumuz maci kendi ellerimizle Efes'e verdik. Tabi bu noktada Efes Pilsen'in yaptigi sertlik dozaji yuksek ve yer yer faullu savunmaya goz yuman fakat ayni toleransi Fenerbahce'ye gostermeyen hakemleri de atlamamak gerek diye dusunuyorum.

Son periyotta mac kafa kafaya geldiginde Damir ustunu degisip sahaya girip 1-2 ucluk sallasa diye aklimdan gecirmedim degil, onun veya benzer tipte bir oyuncunun eksikligini hissedecegiz gibi bu sene. Bu arada ilk ciddi sinavina cikti koc Spahija takimin basinda, macin ivmesinin Efes'e dondugu anlarda mola almakta gecikti ama elbette ki takimin oldugu gibi onun da zamana ihtiyaci var. Sonuc olarak ne olursa olsun 16 sayidan bu maci Efes Pilsen'e vermememiz gerekiyordu, mac sonunda kameralar basta Kerem Gonlum olmak uzere Efesli oyunculari gosterirken 2 onceki kirmizi kazakli cengaver agabeyi anmadan gecemedim ne yalan soyleyeyim. 3 seneye yakin Efes'te calismis olmama ragmen inanilmaz derecede tiksiniyorum Efes Pilsen'den ve sozde taraftarlarindan. Belki abarti gelecek ama Kadikoy'de Galatasaray'a kaybetsek dun geceki kadar uzulmezdim. Her acidan agir bastigimiz boylesine bir macta taraftar destegini de arkamiza almisken alinan bu maglubiyet takimiza yakismadi. Mactan sonra ise tesadufen de olsa buldugumuz ve hepimizin cok sevdigi Derya Restaurant'tan bir sure daha ayrilmayip Eowyn ve Alkolik'in de katilimiyla kendimizi muhabbetin ve muzigin akisina biraktik.

Bugun ise yeni bir gun...Dun dunle beraber gitti cancagizim, yeni seyler soylemek lazim deyip Baskent Voleybol Salonu'nda yerimizi alacagiz. Gecen sezon kupayi kaldirdigimiz yerde aciyoruz voleybol sezonunu, gunun ve sezonun sonu yine kupa olsun...

11 Ekim 2010 Pazartesi

Amatorlerde Kupa Mesaisi...

Ekim ayiyla birlikte amator branslarda da heyecan basladi. Haftasonu oynanan ve Fenerbahce Kadin Basketbol takiminin sampiyonluguyla sonuclanan Fenerium turnuvasi ve Erkek Basketbol takiminin farkli kazandigi Turkiye Kupasi maclari her iki takimimizin onumuzdeki gunlerde oynayacagi Cumhurbaskanligi Kupasi karsilasmalari oncesinde takimlarimiza moral olmus oldu.

Basketbolun yani sira voleybolda da kadrosunu yaptigi flas transferlerle guclendiren erkek takimimiz hafta icerisinde Ziraat Bankasi ile Super Kupa mucadelesine cikacak. 14 Ekim Persembe gunu TVF Baskent 50.Yil Spor Salonu'nda saat 18:00'da baslayacak mucadelede blog kadrosu olarak da elimizden geldigince kalabalik bir sekilde yerimizi almaya calisacagiz. Hem ne de olsa Alkolik'le birlikte gectigimiz sezonun sampiyonluk macindan kalma yarim kalmis bir hesabimiz da var sozde Ziraat Bankasi taraftarlariyla.

Boylelikle basketbol ve voleybol takimlarimiz 13-20 Ekim tarihleri arasinda birbirinden onemli 3 kupa mucadelesine cikmis olacaklar. Yalniz gecmis senelerin aksine Basketbol Federasyonu'nun aldigi kararlar neticesinde Erkekler ve Kadinlar Cumhurbaskanligi Kupasi karsilasmalari Ankara'da degil Istanbul'da oynanacak. Daha onceki senelerde ayni gun icerisinde arka arkaya oynatildigina da sahit oldugumuz bu maclarin planlamasi Federasyon tarafindan oldukca ilginc bir sekilde yapilmis, zira Abdi Ipekci Spor Salonu'nda Fenerbahce-Galatasaray kadinlar macinin oldugu 20 Ekim tarihinde Fenerbahce Erkek Basketbol takimi da Sinan Erdem Spor Salonu'nda sezonun ilk Euroleague maci icin Rytas karsisinda sahne alacak. Bu da elbette ki Fenerbahce taraftarinin 2 karsilasma arasinda bir tercih yapacak olmasi anlamina geliyor.

Ozellikle gectigimiz 2 sezonda Galatasaray Kadin Basketbol takimini lige ortak etmek icin elinden gelen herseyi yapan Basketbol Federasyonu'nun boylesi skandal bir karar almasi bu sezon da benzeri cabalarin gosterileceginin en net isareti. Merak ettigim konu ise Fenerbahce yonetiminin bu durum karsisinda ne tepki gosterecegi. Federasyona gosterilecek ciddi bir tepki ile Kadinlar Cumhurbaskanligi Kupasi'nin 1 gun ileri veya geri kaydirilmasi cok zor olmasa gerek diye dusundugumu belirtip mac programina geciyorum;

13 Ekim Carsamba Fenerbahce-Efes Pilsen(Erkek Basketbol-Cumhurbaskanligi Kupasi/Abdi Ipekci Spor Salonu - 20:00)
14 Ekim Persembe Fenerbahce-Ziraat Bankası(Erkek Voleybol-Super Kupa/Ankara Baskent Spor Salonu - 18:00)
20 Ekim Carsamba Fenerbahce-Galatasaray(Kadin Basketbol-Cumhurbaskanligi Kupasi/Abdi Ipekci Spor Salonu - 20:00)
20 Ekim Carsamba Fenerbahce-Lietuvos Rytas(Erkek Basketbol-Euroleague Karsilasmasi/Sinan Erdem Spor Salonu - 19:15)

22 Ağustos 2010 Pazar

Hani Hepiniz Bursasporluydunuz?

Kendi formalarını çıkarıp timsah yürüyüşü yapanlara selam edelim. Senelerdir Bursalı, Efesli, VBGSTT'li, Arkaslı, Botaşlı oldunuz. Çekin pembeleri çıkarmayın artık.

1 Haziran 2010 Salı

Akşam Akşam...

Kalbimde çok sevda yoktur; Fenerbahce sevdasının karşılıksız sevdaların en büyüğü olduğunu yaşayarak bildiğimize göre de kalbimdeki sevdaların hiç birinin karşılığı da yoktur. Varsın olmasın; sevilmek için sevmek ya da sevinmek için sevmek bizim işimiz değil zira. Dinlemektir bizim sevdamız; dertlerine derman olabilmek, hayata karşı beraber durabilmektir. “Sağım solum sobe, saklanmayan ebe” felsefesinin kolaycılığı yoktur bizim sevdamızda. Gerekirse hep ebe oluruz. Amacımız saklanıp ebe olmamak değil; sevdiğimizin ebe olmasını engellemektir...

An itibarı ile; yarıştığı her branşta zirveye oynayan bir sevdamız var. Karşısında spor kulüpleri olduğu kadar, tek hedefe odaklanmış önemli marka ve kuruluşlar var. Bunun da ötesinde, zirve ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kulüp ve kuruluşlar bile en büyüğe çelme takarak bu rekabette iz bırakmak istiyorlar. Bir de 70 milyonun içinde yarış ve rekabetle hiç alakası yokken, sevdamız başarısız olduğunda ortaya çıkan yancı bireyler var ki sormayın. Kahvedeki masa yancılarının bile bir adabı olur; bunlarda o da yok. Gün gelir, memleketteki aptal sarışınlar bile Fenerbahçe’yi konuşur...

Mayıs-haziran dönemindeki sonuçlar ne olursa olsun dik durmak da, övünmek de hakkımız. Bizim sevdamızın rengi de, adı da bellidir. Yarıştığı her branşta, bize yılın 12 ayı şampiyonluk telaffuz ettirir. Bizi, ezeli rakipleri olarak görenleri sahada ve salonlarda, karada ve denizde hezimete uğratmakla kalmaz; formadan formaya, renkten renge sokar. Fenerbahçelinin sevinmeye de üzülmeye de 24 saat hakkı vardır, daha fazla değil. Fenerbahçeli için her yeni gün yeni bir rekabet, yeni bir rakiptir...

Yarın da yeni bir gün, yeni bir rakip. Yarın sadece Efes'le değil mücadelemiz; yarın mavi – beyaz değil tek rakibimiz. Bununda ötesinde sadece bir spor kulübu ile de değil yarın mücadelemiz. Bu formayı giyen sporcularının emeğini, bu renklere sevdalı yüreklerin mutluluğunu kanunsuz ve ahlaksız yollarla çalan zihniyetle...

Önümüzdeki yıllarda da bu durum değişmeyecek. Unutulmasın ki yayın ihalesi öncesinde Aziz Yıldırım’dan medet umanlar, kulüpler birliğini bırakmaması için diplomasi yapanlarla, sezon sonuna doğru her fırsatta Fenerbahçe’ye dil uzatanlar aynı insanlar. Önce Fenerbahçe’den rant sağlamaya çalışıp, olmayınca düşman olanları da biliyoruz hepimiz. Fenerbahçe konuşarak, Fenerbahçe düşmanlığı yaparak hayatını first-class idame ettirenler var bu ülkede...

Sarı Lacivert sevdanın yanında bir sevda daha var yüreğimde, bu son satırda akşam akşam aklıma düşen. Belki de facebook’ta bir profil fotoğrafı yüzündendir sadece. Bazen gavur icadı bir sosyal mecra yüzünden, bazen hafif alkol. Bazen akla gelen bir anı bazen de dostlar hatırlatır; unuttuğunu zannedersin ama düşer işte... Buraları bile okumaz; başka bir dünyanın insanıdır. Bir mucize sonucu okusa bile, ben olduğumu da bilemez. Deyin ki masal, bildi. Bilse bile bu hiç bir şeyi değiştirmez. Değişmeyeceğini bile bile akla da yüreğe de düşer işte... Bize de gidip, dolaptan bir Tuborg daha açmak düşer...

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Fenerbahce(3):85 - Efes Pilsen(1):79

3.periyotun ortalarinda Ertugrul Hoca'nin bir turlu almadigi mola televizyon molasi olarak geldiginde skorda 40-57 Efes Pilsen ustunlugu vardi. Ilk 2 periyotta oldukca yuzdeli 3'luk atarak ve seyircisi onundeki maclara coskulu bir baslangic yapan Fenerbahce'yi daha hemen macin basindan uyutarak devreyi 32-42 ile onde kapatmisti lacivert-beyazlilar. Bunda maca Sinan Guler'le baslayip ilk andan itibaren Ukic'e baski uygulayan ve Fenerbahce'nin cosmasina izin vermeyen Ergin Ataman'in da payi buyuktu. Ilk devre sonunda sadece uzunlarimizin (Semih-6s,Oguz-7s,Vidmar-6s) skor anlaminda once ciktiklarini goruyorduk.

3.periyotun basinda Fenerbahce, Rasim hamlesinden bekledigi verimi alamayinca Efes Pilsen'in ilk yarida isleyen duzeni bu ceyrekte de islemeye devam etti. Disaridan bakildiginda 3. ceyrek olmasina ragmen Fenerbahce'nin maca bir turlu giremedigi cok barizdi, hucumda temposuzduk ve buna savunmada istedigimiz sertligi bir turlu yakalayamamamiz da eklenince Efes Pilsen bir anda 25. dakikada Smith'in 3 sayilik basketiyle 17 sayilik farki yakalamisti. Maca giremeyen yalnizca oyuncular degildi tribundeki taraftarlar da sahada olan bitene reaksiyon vermekten ve takimi ateslemekten uzak bir goruntu ciziyorlardi.
Iste ne olduysa o televizyon molasinin donusunde oldu. 3/4 saha zone presin yaninda soyunma odasinda unuttuklari hirslarini da alarak cikti oyuncularimiz parkeye. Mirsad'in serbest atislari sonrasinda basladigimiz pres sonuc vermisti ve kaptigimiz toplarla 1,5 dakikada 8 sayi fark kapatip farki tekrardan tek haneli sayilara indirmeyi basarmistik. Tribunun ateslemedigi takim simdi tribunu atesliyordu. Artik taraftar da isin icindeydi ve takimla birlikte hucum edip takimla beraber savunmaya oturuyordu Abdi Ipekci tribunleri. Yapilan pres ve savunma dozajinin bir anda artmasi Efes Pilsen'in isleyen duzenini altust etmisti. Duzen basketbolu yerini kaos basketboluna birakmisti ve macin sonuna kadar da olmayacakti. Periyot 54-62 Efes Pilsen ustunlugu ile gecildi ama oyunun momentumu tamamen Fenerbahce'deydi. Sanki Veselinovic'in kupa macinda devre arasina 3-0 geride giren takimina soyledigi sozlerin bir benzerini bu sefer Ertugrul Erdogan soylemisti molada; sahi "Tamam, Efes Pilsen sizi yendi, seriyi 2-2'ye de getirdi ama benim canim Efes ile bir mac daha yapmak istiyor. Bu maç 15 dakikalik olacak. Cikin ve bu maci skor ne olursa olsun kazanin." demis olabilir miydi Ertugrul Hoca?

4.periyotta Efes Pilsen'i tamamen surklase eden bir Fenerbahce firtinasi vardi sahada. Simdi 3'luk atma sirasi bizdeydi, serinin suskun isimlerinden Emir Preldzic'in ustuste buldugu iki 3 sayilik basketine Omer ve Greer'inkiler de eklenince bitime 5.18 kala Fenerbahce macta ilk defa 72-71'lik skorla one geciyordu. Tabi skorun buraya gelmesinde yaptigimiz sert savunmanin yani sira once Emir'le daha sonra da Greer'la oynadigimiz 3 sayilik (basket-faul) oyunlar da etkili olmustu. Greer demisken de bir parantez acmak lazim, serinin ilk 3 macinda az sure alan ve aldigi surelerde de neredeyse hic katki vermeyen bir Greer vardi. Hatta 3.mac sonrasinda yazdigim yazida da Greer'a verilecek surenin Mrsic'e verilmesi gerektigini soylemistim. Ama 4.periyotta bize eski gunlerini hatirlatan ve sozlerimi ziyadesiyle agzima sokan bir Greer vardi sahada. 17 sayi geriye dustumuz macta bitime 1.30 kala 81-73'luk skorla one gecmeyi basarmistik, bu dakikadan sonra Efes Pilsen'in maci cevirmek icin yaptigi hamleler yeterli olmayinca Fenerbahce muhtesem bir geri donuse imza attigi ve son 15 dakika skorunun 45-22 oldugu maci 85-79 kazanarak seride 3-1 one gecip sampiyonluga 1 adim daha yaklasmis oldu.Karsilasmada Fenerbahce adina one cikan isimler son periyotta gosterdikleri performansla Emir ve Greer olurken, mac hatta seri genelinde sahanin her metrekaresinde gerek savunmada gerek hucumda her turlu isi ellerinden geldigince yapan, yapmaya calisan Kinsey ve Vidmar ikilisi kesinlikle ayri bir yeri hak ediyorlar. Istatistik kagidina bakarak bu ikilinin verdigi katkiyi anlamak maalesef pek mumkun olmuyor ama onlar sahadayken takima kattiklari direnc takdire sayan. Artik sampiyonluk yolunda kazanmamiz gereken sadece 1 mac var. Isi fazla uzatmadan yarin Ayhan Sahenk'te bitirmemiz gerektigini dusunuyorum. Efes cephesinde dizinden sakatlanan Thornton'dan sonra serinin 4.macinda sag el bilegi kirilan Kerem Tunceri de serinin bundan sonraki maclarinda takimdaki yerini alamayacak, yerli oyuncu kadrosu zaten kisitli olan Efes Pilsen'in rotasyonu seri ilerledikce gitgide daraliyor bakalim 4.mactan sonra kaybedilen macin sucunu oyuncularina atan Ergin Ataman nasil bir yol izleyecek...

Yaziyi Islam Cupi'den macin ozeti oldugunu dusundugum bir alintiyla noktalayalim;

"Herhalde kazandigini dusunen bir takim, kaybetmeyi dusunmeyen bir ekiple yarisirken, ne onun kadar inancli, ne onun kadar yirtici, ne onun kadar hirsli, ne onun kadar onurlu olabilir."

25 Mayıs 2010 Salı

Fenerbahce(2):72 - Efes Pilsen(1):70

Serinin 2. macinda dizinden sakatlanan Bootsy Thornton'un serinin geri kalan maclarinda yer alamayacaginin belli olmasiyla bir kez daha planlarini degistirmek zorunda kalmisti Ergin Ataman ve maca da surpriz bir besle basladi. Fenerbahce'ye karsi sahada bircok defalar 4 kisali sistemle gormeye alistigimiz Efes, Shumpert'in 3 numarada oldugu Kaya ve Kasun'lu oldukca uzun bir besle sahadaydi. Taraftarin da destegini arkasina alarak maca inanilmaz bir giris yapti Fenerbahce, ve Efes Pilsen'i 9-0'lik seri sonrasinda mola almaya mecbur birakti. Mola donusunde Smith'in serbest atislariyla ilk sayilarini buldu Efes Pilsen. Vidmar'in bu dakikalardaki etkili oyununa Efes Pilsen Rakocevic ve Smith'le karsilik verdi ve skor 15-10'a tasindi. Bu dakikadan sonra Omer ve Oguz'un basketleriyle yakaladigimiz 9-0'lik seriyle skoru 24-10'a getirdik. Tam ilk periyot, Smith ve Mirsad'in karsilikli basketleriyle 27-12 tamamlandi derken Ender'in biraz da sansinin yardimiyla kaydettigi 3 sayilik basket ilk ceyregin skorunu tayin etti.

2. ceyrege hizli baslayan taraf yine Fenerbahce oldu ve sari-lacivertliler 33-15'lik skorla mactaki en yuksek farki yakaladilar. Bu dakikadan sonra Efes 4 kisasiyla savunmadaki vidalari sıkmaya basladi ve savunmadaki gayretinin yanina hucumdaki isabetli 3 sayilik basketlerini de ekleyince Fenerbahce'nin hizini bir nebze de olsa kesmeyi basardi. 2 takimin da kotu hucumda ettigi bu periyot 38-27'lik Fenerbahce ustunluguyle tamamlanirken Efes Pilsen'den Charles Smith, Fenerbahce'den ise Oguz ve Omer Onan bu devrede one cikan isimlerdi.
Macin 3.periyotuna Efes Pilsen, Kerem Tunceri'nin 3 sayilik basketiyle basladi ve uzun sure sonra fark tekrar tek haneli rakamlara indi. Bu periyotta ruzgar tersine donmustu, Fenerbahce ustuste hucumlardan bos donup Efes Pilsen de isabetli 3'lukler bulunca skor macin basindan beri ilk defa 43-43 ile dengeye geldi. Ertugrul Erdogan'i seri basindan beri elestirmekten kacindim ama periyot basindaki 11 sayilik farkin erimesinde mola almakta gecikmesinin ve ilk yarinin etkili isimlerinden Omer Onan'i benchte unutmasinin rolu cok fazlaydi. Mola sonrasinda da 3'luk yagmuruna devam eden Efes Pilsen, Shumpert'in dipten buldugu 3 sayilik basketle macta ilk defa 50-51'lik skorla one gecmeyi basardi ve 3.periyot Efes Pilsen'in 53-55'lik ustunluguyle gecildi. Bu periyotta Efes'in rahat sayi bulmasinin en onemli nedenlerinden birisi de savunmada yaptigimiz gereksiz switchler sonucunda Efes'in kisa ve hizli adamlarinin mismatchlerde cezayi kesmesiydi.

Son ceyrekte Ukic'in ve Vidmar'in buldugu sayilarla tekrardan skorda ustunlugu ele geciren taraf Fenerbahce'ydi. Efes Pilsen, hucumda Smith'in ve Rakocevic'in, savunmada ise Sinan'in performansiyla oyuna tutunmayi bildi ve macin son dakikasina da 69-70'lik skorla onde giren taraf olmayi basardi. Bitime 53 saniye kala Ukic, 2 serbest atistan 1'ini sayiya cevirerek skora dengeyi getiren isim oldu. Efes Pilsen hucumunda, takiminin etkili isimlerinden Rakocevic'in penetre sonrasi disari cikartmak istedigi topu Kinsey kapinca Fenerbahce'ye macin hucumunu yapma sansi dogdu. Bu hucumda Ender'le Ukic'in birebirinden galip cikan isim Ukic oldu ve macin bitimine 12 saniye kala Fenerbahce 72-70'lik ustunlugu yakaladi. Efes Pilsen'in molasi sonrasinda bu sefer Ender'le birebir kalan isim Mirsad'ti, Ender hiziyla Mirsad'i gecip bos bir turnikeye hazirlanirken arkadan yetisen ve Ender'in topunu bloklayan Mirsad maci Fenerbahce'ye getiren isim oluyordu. Tabi seken topun pesinden yere atlayan Omer'i ve adeta canlanan topu son saniyede sımsıkı kucaklayan Kinsey'i de atlamamak lazim.



Macla ilgili dikkatimi ceken birkac noktaya da deginmem gerekirse, oncelikle sayica yetersiz fakat yine de bekledigimden fazla bir taraftar toplulugu vardi tribunlerde. Kesinlikle persembe gunu oynanacak macta cok daha dolu tribunler olmasi lazim zira hepimizin bildigi sey bu takimin taraftarla costugu. Zaten 2.macta adeta yoklari oynayan Omer ve Mirsad'in bugunku performanslari da bunun en buyuk gostergesi. Bir parantez de genc Slovenler icin acalim; Vidmar savunmadaki sertligine bugun hucumdaki ekstra performansini da ekleyince aldigi kisa surede macin Fenerbahce adina en skorer olmayi basardi, Emir ise alisilmisin aksine inanilmaz tutuk bir oyun sergilerken 3/6 serbest atis, 1/4 iki sayilik ve 0/1 uc sayilik isabetiyle oynayip hayal kirikligi yaratti. Hayal kirikligi demisken Lynn Greer'a da selam yollamadan gecmemek lazim tabi ki. Serinin geri kalaninda ne kadar az sure alirsa o kadar iyi olacak bizim icin, illa birisi Ukic'i dinlendirecekse o biri Mrsic olsun. Macin hareketi ise yukarida; Emir'in butun Efes savunmasini uyutup trailer olarak gelen Oguz'a yaptigi harika asist ve Oguz'un pozisyonu layikiyla bitirisi.

Efes Pilsen kanadina gelecek olursak, Bootsy'nin yoklugu,Rakocevic'in, Smith'in ve hatta Sinan'in dakikalarini arttiracak, serinin uzamasi halinde Smith'in yas itibariyle yorgunlugu ve Kasun'un belindeki sakatligi ibreyi bizim tarafimiza dogru biraz da olsa dondurebilir. Rakocevic ve Smith demisken Efes Pilsen'in kaydettigi 70 sayinin 22'sinin bu iki oyuncunun serbest atislarindan gelmesi de ilginc bir istatistik, ayrica Efes Pilsen'in 12 ucluk isabet bulup 36 sayisinin da buradan geldigi dusunulurse Efes uzunlarinin ne kadar etkisiz bir karsilasma cikarttigi ortaya cikiyor. Istatistik kagidina baktigimizda da Ermal,Nachbar,Kasun ve Kaya dortlusu bugun toplamda yalnizca 6 sayida kaldiklarini goruyoruz. Macin en skorer adami olan ve Efes Pilsen'i adeta tek basina maca ortak eden Charles Smith 3 faul aldiktan sonra ona faul calmamak icin adeta 1000 takla atan karsilasma hakemlerini ise Black Smoke'a havale ediyorum.

Serinin 4. macinda da; "Bizim icin saldir Fenerbahce..."

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Efes Pilsen(1):73 - Fenerbahce(1):64

Maci kisaca ozetlemek gerekirse ilk mactaki dogrularimizi evde unuttugumuzu soyleyebiliriz herhalde. Mac oncesinde Kasun'un sakatligi nedeniyle kadroda bulunmamasi Fenerbahce acisindan ciddi bir avantaj gibi gorunuyordu. Efes Pilsen'in zaten sorunlu olan pota alti Kasun'un da yoklugunda iyiden iyiye uzunlarimizin hava sahasi olmaya adaydi. Adaydi aday olmasina ama ilk macin hucumdaki anahtari olan sabirla topu uzunlara indirmeyi bu macta yapmadik yapamadik. Artik ilk mactaki 3'luk yuzdemize guvendigimizden midir nedir 1.mactaki 3 sayilik deneme sayimiz olan 12'yi daha ilk 2 periyottan gecmistik. Ancak 3'luk isabetimiz yalnizca Kaptan Mrsic'in 2 basarili atisindan ibaretti. 4 kisali Efes Pilsen ise bu devrede Ender ve Kaya'nin tepeden oynadiklari ikili oyunlarla hucumda etkili olurken Nachbar'la ustuste bulduklari 3 sayilik basketlerle de bir ara farki 13 sayiya kadar yukseltti.

3.periyotta tekrardan dogrulari bulmus, Emir ve Ukic ile pota altini besleyen bir Fenerbahce vardi sahada. Pota altindan buldugumuz sayilara Kinsey ve Emir'le buldugumuz iki 3 sayilik basket de eklenince 5 sayi geride basladigimiz periyotta 46-50 ile 4 sayilik farki yakalamayi basardik fakat gerisini getiremeyince periyot 50-51'lik skorla gecildi. Son periyota iyi baslayan taraf ise Efes Pilsen'di, Fenerbahce cevap vermede gecikmediyse de Efes'te Ermal'in ekstra katkisi son dakikalara lacivert-beyazlilarin onde girmesini sagladi. Emir ve Kinsey ile kullandigimiz kritik 3 sayilik atislardan da sayi bulamayinca macin kaderi belli olmus oldu ve Efes Pilsen seride durumu 1-1'e getirdi.
Mac boyunca ribaund ustunlugunu elimizde bulundurmamiza ragmen Fenerbahce adina bu tip maclarda gosterdikleri ekstra performanslarla on plana cikan Mirsad-Omer Onan ikilisinin maci yalnizca 2 sayiyla tamamlamasi, sayi yukunun kisalardan yalnizca Ukic ve Kinsey'e kalmasi, pota altina mac genelinde yeterli top indirememiz ve Efes kisalarinin delici performansi macin kaybedilmesinde onemli rol oynadi. Hakemlerle ilgili de bir kac kelam etmek gerekirse Engin Ozerhun'un mactan once ortaya cikan telefon konusmalarinin hakemleri etki altinda biraktigini soylersek yanilmis olmayiz herhalde, yoksa pota alti mucadelerinde sertlik dozunu asan hareketlerde bulunan Kaya ve Ermal'a faul calarken bu kadar cimri davranmazlardi.

Yaziyi bitirmeden Efes Pilsen'e ve ne idugu belirsiz sozde taraftarina(!) da birkac soz soylemek gerekiyor. Efes Pilsen Kulubu'nun mactan once skorboarda yansittigi su yukaridaki goruntunun hic bir izahati yok, dupeduz terbiyesizlik. Sagdan soldan toplanan bindirilmis kitalar olarak mac boyunca kah Bursaspor kah Trabzonspor diye bagiran ve gecen seneden ders almamis gorunen bu guruha bizden hatirlatmasi; "Fenerbahce adamin elini lavabosuna sokar..."

20 Mayıs 2010 Perşembe

Efes Pilsen(0):62 - Fenerbahce(1):78

Sorunlarla bogusan Fenerbahce'ye karsi final serisinde Efes Pilsen bircok kisi tarafindan favori gosterilen tarafti.Seri oncesinde ilk 2 macta Ayhan Sahenk'ten en az 1 galibiyet cikartmamiz gerektigini dusunuyordum sampiyonluk yolunun acilmasi icin.Gerci onumuzde gecen sezon Ayhan Sahenk'ten 2-0 onde dondukten sonra verilen bir sampiyonluk ornegi var ama bu sezon Ukic'in safkan oyun kuruculuk ozelliklerinin ve sogukkanli basketbolunun Solomon'un kontrolsuz gucune nazaran bize avantaj saglayacagina olan inancim ve takimin gectigimiz sezondan aldigina inandigim dersler bu sezon ayni senaryonun yazilmayacagina dair hislerimi kuvvetlendiriyor acikcasi.

Maca gelirsek,ilk periyot basabas giderken periyot sonunda Mirsad ve Kinsey'in etkili hucumlariyla birden oyunda one firladik, bu periyotu 9-21 gibi bir skorla gectikten sonra 2.periyota da hizli baslayip toplamda 19-0'lik bir seri yakaladik ve oyunun kontrolu skorun da verdigi rahatlikla elimize gecti.Efes'in 4 kisaya donmesi ve Sinan Guler hamlesi de 2.periyotta farki kapatmaya yetmeyince ilk yari Fenerbahce'nin 29-44'luk ustunluguyle sona erdi.Farkin bu denli acilmasinda sert savunmamizin yani sira hucumda topu olabildigince iceriye indirmemizin ve zorlama dis atislar kullanmamamizin etkisi vardi, kaldi ki ilk yari tamamlandiginda Fenerbahce'nin 4/4 uclugune Efes Pilsen yalnizca 1/7 uc sayilik isabetle karsilik verebilmisti.
3.periyota iyi baslayan taraf Efes Pilsen oldu, Fenerbahce de ilk 4 dakika sayi bulamayinca fark eridi ve 8 sayiya kadar indi.Ama bu noktadan sonra Fenerbahce oyuna iyice agirligini koyan Ukic'in onderliginde Oguz ve Mirsad'la tekrar farki acmayi basardi ve periyotu 44-60 onde tamamladi. 4.periyotun baslarinda iki takimda karsilikli hucumlardan bos dondu ve bu periyotun ilk sayisi macin bitimine 7.5 dakika kala Efes Pilsen'den geldi.Fenerbahce ise bu periyottaki ilk sayilarini bitime 5 dakika kala Ukic ile buldu. Efes'in mac genelindeki yuzdesiz oyunu son periyotta da devam edince Fenerbahce yakaladigi avantaji da iyi kullanarak macin sonunu iyi oynadi ve karsilasma 62-78'lik skorla sona erdi.

Mac genelinde takim olarak cok iyi bir mucadele koydugumuzu ve Efes Pilsen'i ozellikle dis atislarda zor tercihlere yonlendirdigimizi soylemek mumkun. Basta Ukic, Kinsey, Mirsad, Emir ve Semih olmak uzere istatistik kagidinin her bolumune de etki eden cok yonlu bir oyun sergiledi basketbolcularimiz. Serinin geri kalan maclari cok daha zor olacaktir, bu mac bir nevi 2 ekibin birbirine el ense cektigi bir karsilasma oldu ama oyuncularimizdaki kazanma azmini gormek acisindan oldukca sevindiriciydi. Serinin anahtari yine savunmadan geciyor, mac sonrasinda da Oguz Savas ve Rakocevic'i sahadan silen Omer Onan yaptiklari aciklamalarda gecen seneden ders cikarttiklarini ve Efes Pilsen'i 60'li sayilarda tutmanin oneminden bahsettiler zaten.

Simdi sira serinin 2.macinda, her firsatta basketbola verdigi destekten bahseden Efes Pilsen'in belirledigi bilet fiyatlari manidar ama Fenerbahce taraftari 2.macta da en iyi sekilde destegini takimina verecektir. Cumartesi gunu Ayhan Sahenk'ten galibiyetle donmek sampiyonlugun kapisini da aralamak demek, futbol takiminin taraftara ve camiaya yasattigi travmayi atlatmanin caresi ise tribunlerde yeniden birlik olup sahada cubuklu formayla savasanlara destek olmaktan geciyor. Evet bu sene finallerden yorulduk ama sahada Fenerbahce oldugu muddetce sevmekten yorulmak olmaz...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Sezon Daha Bitmedi...

Pazar gecesi yasadigimiz soktan cikmak zaman alacak biliyorum, bugun yonetimin yapacagi aciklamanin daha oncekilerden cok farki olacagini da zannetmiyorum. Yine ozelestiriden yoksun, yine sucu kendi disinda herkesten bulan aciklamalar gelecektir...
Butun bunlar olup biterken sezon boyunca uvey evlat muamelesi goren erkek basketbol takimimiz final serisinde Efes Pilsen'le karsilasmaya hazirlaniyor. Fenerbahceliler uzgun, Fenerbahceliler kizgin, Fenerbahceliler mutsuz, dolayisiyla futbol takiminin kacan sampiyonlugunun bu seriye en basta tribun acisindan, dogrudan etkisi olacak gibi gorunuyor. Sezon boyunca subede yasananlardan dolayi basketbol takimina olan kirginlik da cabasi...

Ama Fenerbahceli unutmamali persembe gunu sahada yine sari lacivert cubuklu olacak, sevdamiz, tutkumuz, onsuz nefes alamadigimiz Fenerbahce cikacak bir defa daha sahaya, unutmamali gecen sene elinden alinan sampiyonlugu, unutmamali doping skandalini, unutmamali Kaya'nin, Ergin Ataman'in yaptiklarini ve unutmamali tribunlerdeki yerini almayi...

20.05.2010 Perşembe
20:00 Efes Pilsen - Fenerbahçe (Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu)

22.05.2010 Cumartesi
18:00 Efes Pilsen - Fenerbahçe (Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu)

25.05.2010 Salı
20:00 Fenerbahçe - Efes Pilsen (Abdi İpekçi Spor Salonu)

27.05.2010 Perşembe
20:00 Fenerbahçe - Efes Pilsen (Abdi İpekçi Spor Salonu)

30.05.2010 Pazar
18:00 Efes Pilsen - Fenerbahçe (Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu)

02.06.2010 Çarşamba
20:00 Fenerbahçe - Efes Pilsen (Abdi İpekçi Spor Salonu)

06.06.2010 Pazar
18:00 Efes Pilsen - Fenerbahçe (Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu)

8 Mart 2010 Pazartesi

Tam Yol Ileri...

"Zorlu Haftasonu"nda 5'te 5'le bitirme sansini daha haftanin ilk macinda yitirdik Besiktas karsisinda.Haftanin izleyemedigim tek karsilasmasi oldugu icin cok yorum yapamayacagim ama Voleybol Federasyonu'nun maca gelecek taraftar sayisini azaltmak icin maci cuma 18:00 gibi sacma bir zamana koymasina ragmen okudugum kadariyla sahadakiler kadar tribundekiler arasinda da sıkı bir kapisma olmus.Ligin ilk yarisinda Akatlar'da oynanan mac iclerine oturmus olacak Besiktaslilar kendilerinden beklenmeyecek bir ilgi gostermisler maca.Kendi evindeki maclari dahi bos tribunlere oynayan ve play-off'a kalabilme mucadelesi veren Besiktasli voleybolcular ise 50.Yil'da taraftarlarini gorunce gaza gelmisler anlasilan ki 2-1 geriye dustukleri maci 2-3'e cevirmeyi basarmislar.14 Mart'ta Ankara'da oynayacagimiz Ziraat Bankasi maci oncesi bu maglubiyet hic iyi olmadi ancak yine de IBB'nin 1 puan onunde liderligi devam ettirmek az da olsa bu uzuntuyu hafifletiyor.Ligin son haftalarina girmisken Ankara'dan puan vermeden alinacak bir galibiyet siralamadaki yerimizi korumamiz ve play-off'larda eslesme avantaji yaratmak acisindan onem tasiyor.
Voleybolcular Besiktas karsisinda mucadele verirken, ayni dakikalarda Erkek basketbol takimimiz ise Izmir'de Karsiyaka onundeydi. Bastan sonra onde goturdugumuz karsilasmada Fenerbahce'de tam 6 oyuncu cift haneli sayilara ulasirken maca Andre Smith ile Oguz Savas'in diskalifiye olmalariyla sonuclanan pozisyon damga vurdu.Siradan bir potaalti mucadelesi sonrasinda Andre Smith'in sahasina donmekte olan Oguz'un sirtina attigi yumruk ile baslayan olaylar Karsiyaka seyircisinin sahaya yagdirdi yabanci maddelerle devam etti.Olaylarin devaminda disaridan bakildiginda kilik-kiyafetlerinden iyi bir is sahibi halim selim adamlar olarak nitelendirilebilecek kisiler agizlarindan salyalari aka aka,bizim benche parmaklariyla bogaz kesme isaretleri yaparak sahaya inmeye calistilarsa da basarili olamadilar.Macin son periyotunda Karsiyaka'nin farki eritme cabalari sonuc verdiyse de mac takimimizin 73-84'luk ustunluguyle sona erdi.Karsiyaka'nin gelecek vaad eden genc uzunu Furkan Aldemir maci 16 sayi-14 havatopuyla double-double yaparak tamamlarken,hucum ribauntlarindaki etkinligini bir kez daha gozler onune serdi ve kendisini gelecek yil icin takip eden takimlarin istahini kabartmaya devam etti.Bu galibiyetle ilk yaridaki macin rovansini alarak olasi bir play-off eslesmesinde Karsiyaka'nin 1-0 onde baslamasina mani olduk.Cumartesi oynanan Galatasaray-Efes Pilsen mucadelesinden de ezeli rakibimiz bir surprize atarak Efes Pilsen'i maglup edince basketbolda uzun zaman ayri kaldigimiz liderlik koltugunu averajla da olsa teslim aldik,buyuk bir surpriz olmazsa da ligin son haftasinda Akatlar'da oynayacagimiz Besiktas macina kadar liderlik koltugunu birakacagimizi dusunmuyorum.
Cumartesi gununun tek macinda yenilmez armada Sari Melekler ligde kendilerinden set alabilen tek takim olan VakifbankGSTT ile karsilastilar.Mactan once Rusya deplasmanindan cuma gunu donmeleri sebebiyle yorgun olabileceklerini dusunuyordum fakat Sari Melekler ligdeki en ciddi rakipleri karsisinda da her zamanki tarifelerini uyguladilar.Ilk 2 sette direnc gostermeye calisan VakifbankGSTT, setler 0-2(22-25, 20-25) olduktan sonra 3.sette basina gelecegi kabullenmek zorunda kaldi ve teslim bayragini cekti(13-25).Vakifbank GSTT'de basta Neslihan olmak uzere bazi oyuncularin sayi aldiktan sonra oyuncularimiza bakarak yaptiklari hareketler ve mimikler de boylece karsiligini bulmus oldu.Pazar gunu ise bir derbiyle basladi,futbol macinin oncesine denk gelmesinin de etkisiyle Caferaga tribunleri daha bir coskuluydu.Maca hizli baslayan Z.K yonetimindeki Galatasaray'di,ilk periyotta ozellikle oynayip oynamayacagi belli olmayan Young ile etkili oldular hucumda.Periyotun 8.dakikasi gecilirken 7-21'lik bir skor vardi tabelada ama kaygi yoktu Fenerbahce taraftarinda.Bu noktada Haydar Kemal Ates'in tam saha baskili savunmasi geldi ve ustuste kazanilan toplarla Fenerbahce aradaki farki eritmeye basladi.Periyot sonunda skoru 15-23'e getirmeyi basarmisti bayan basketbolcularimiz.Macin 2.periyotuna da ayni arzulu savunmayla baslayip hucumda da Ebony ve Nevriye'yi devreye sokunca basketbolda esine az rastlanan bir periyot skoru cikti ortaya 16-2.Ilk yarinin son 12 dakikasindaki 24-4'luk seri, 3.periyotun baslangiciyla 35-4'e kadar cikti.Ikinci yarida Ebony ve Nevriye'nin hucumdaki performanslarina Penny ve Birsel de eslik etmeye baslayinca her dakika fark biraz daha acildi ve fark bir ara yanilmiyorsam 24 sayiya kadar cikti.Bu dakikadan sonra da tribunler basladi makaraya, oynamayacagi belli oldu halde Z.K'nin Caferaga'ya getirdigi Isil'in ve Z.K'nin oznesi oldugu tezahuratlarla costukca costu tribundekiler.Macin son periyotunda farkin verdigi rehavetin de etkisiyle Galatasaray 20'lerde olan farki azaltma sansi buldu ve mac 14 sayilik farkla 76-62 Fenerbahce'nin ustunluguyle sona erdi.Bu galibiyetle 2009-2010 sezonunda Fenerbahce ve Galatasaray arasinda A takimlar duzeyinde oynanan 10.mactan da Fenerbahce galip ayrilmis oldu.

Haftanin kapanisini ise futbol takimi Kadikoy'de Antalyaspor onunde aldigi 1-0'lik galibiyetle yaparken,3 puanin yanira soguk havaya ragmen tribunlerin dolu olusu ve Emre Belozoglu'nun yukselen formunun surmesi diger sevindirici gelismelerdi.

Bu hafta oynanan maclar sonrasinda futbol disindaki butun branslarda takimlarimiz liderlik koltugunda,3-4 hafta oncesine kadar liderlik koltugunun sahibi olan ve sampiyonlugun en buyuk adayi olarak gosterilen futbol takimimizin da kara subati geride birakip baharla birlikte yeniden liderlik koltuguna oturmasi hepimizin ortak dilegi...

2 Şubat 2010 Salı

Ortaya Karisik...

- Finallerin ve biraz da tembellligin etkisiyle bir suredir birseyler karalayamamistim, tembellik demisken de oyle boyle degil Garfield'den halliceydim son zamanlarda,

- Bu haftasonu Fenerbahce icin yine tulum cikartilan bir haftasonuydu. Futbol takiminin yani sira bayan basketbol, bayan voleybol ve erkek voleybol takimlari da haftasonunu galibiyetle kapattilar. Bu galibiyetler arasinda kuskusuz en degerlisi erkek voleybol takiminin I.B.B'yi 3-1 devirerek liderlik koltuguna oturdugu macti,
- Bayan voleybolcularin Indesit C.L maclarinin TRT tarafindan katledilmesine isyan ederken, cok daha beterinin FBTV tarafindan Fenerbahce-IBB macina yapilmasina ise diyecek soz bulamiyorum,

- Ilginc bir kararla pazartesi 20.00'da oynatilan Fenerbahce-Erdemir macinda ise erkek basketbol takimimiz yine rahat bir galibiyetle sahadan ayrildi. Takimin bu seneki karakterine bakildiginda beklenen bir sonuc oldu zira kendi standardinin altindaki takimlara fark atan, kendine denk takimlara maglup olan ve kendinden bir ust seviyedeki takimlardan da fark yiyen bir takima sahibiz,

- Macin gunu, saati ve uygulanan bilet politikasiyla ilgili olarak aklima gelen tek mantikli sebep Fenerbahce yonetiminin ve TBF'nin, Fenerbahce taraftarinin Tanjevic'e gosterecegi tepkiyi onlemek istemesi yoksa bu macin haftasonu oynanmasinda herhangi bir sakinca oldugunu zannetmiyorum,
- Haftasonu demisken eklemeden gecmeyeyim Ugur Boral'in sag ayaginin yurumek disinda da bir islevi oldugunu gormek oldukca sevindirici,

- Basketbolda Teknosa Turkiye Kupasi 8'li finallerinin oynanacagi yer de belli oldu, 19-20-21 Subat tarihlerinde Adana Menderes Spor salonu bu organizasyona ev sahipligi yapacak, futbolda oldugu gibi erkek basketbolda da Turkiye Kupasi'ni son yillarda olmadik sekillerde kaybediyoruz. Dileyelim bu sene 2 bransta da bu hasrete son verelim,

- Turgay Demirel'in Efes'in doping skandali dair soyledikleri olayin kendisinden de skandal, roportajin tamamina buradan ulasabilirsiniz. Bugun de Mehmet Demirkol konuyla ilgili su satirlari karalamis, Efes Pilsen resmi sitesinden gun icerisinde aciklama gelmesi bekleniyor,

- Besiktas baskanligina bir kez daha Yildirim Demiroren secildi, taraftar "Yeter" dedikce kongre uyeleri inadina "Yetmez" diyor, cok sevdigim Besiktasli dostlarim var ve onlar icin uzuluyorum cidden. Demiroren'in secimi kazanmasinin ardindan Gaziantepspor'un resmi sitesinden kutlama mesaji yayinlanmasi ise manidar,

- Okuyun: "Futbolistas" Futbol ve Latin Amerika - Dario Azzellini/Stefan Thimmel - Otonom Yayincilik,

- Izleyin: "500 Days of Summer (2009 - IMDB: 8.1 /10) "


- Bandista "su anda! simdi!" ile bir defa daha huzurlarinizda, indirin, dinleyin, dinletin, paylasin,

- Oi Va Voi 9 Subat'ta Ankara'da, grup EskiYeni'de sahne alacak. Bir guzel haber de Anathema'dan, 8 Mayis tarihinde ODTU Visnelik tesislerindeler,

- Gectigimiz hafta J.D. Salinger ve Howard Zinn gibi iki degerli isim daha aramizdan ayrildi, huzur icinde uyusunlar,

- Lost'un final sezonu sonunda basliyor bu haftaici, acilisi S.06-Ep.00 ile gectigimiz 5 sezonun ozetini gecerek yaptilar, o kadar uzun bir ara verdiler ki bir goz atmakta fayda var. Bu arada Chuck'un 3. sezonunda da giderek formdan dusen Yvonne Strahovski'nin yanina Smallville'den tanidigimiz guzeller guzeli Kristin Kreuk ekleniyor,

- Son olarak da Cnbc-e dergi subat sayisi Star Wars not defteri hediyeli, ilgilenenlere duyurulur...

20 Ekim 2009 Salı

Ozilhan ve Haddini Bilmek...Soz Bloglarda...

"Efes Pilsen bir şirket bilançosudur; son tahlilde yıl sonunda aktif ve pasifleriyle değerlendirilir Fenerbahçe tarihin bizzat kendisidir yıl sonuyla ya da yüzyıl sonu bilançosuyla değil aşkla anlaşılabilir ve hiç bir şirketin bir aşka had bildirmesi düşünülemez."
Papazin Cayiri: Efes Pilsen Haddini Asiyor

"Fenerbahçe gibi 100 yıllık geçmişe sahip, 9 ayrı branşta toplam 1800′den fazla lisanslı sporcuyu bünyesinde barındıran bir kulüple Türk Sporuna fayda konusunda tartışmaya girmek tabirimi maruz görün “sidik yarıştırmak” anlamına gelmektedir. Kaldı ki her iki kulübün, statüleri, kuruluş motivasyonları ve sağladıkları “fayda” son derece farklıdır."
T(i)rajik: Tuncay Ozilhan'i Bilgilendirmek
"Fakat şimdi bütün bunları bir yana bırakacak olursak; ne Efes Pilsen, ne de herhangi bir sportif kuruluş Fenerbahçe'ye tarih ukalalığı yapamaz Türkiye'de. Vergi arsızı müessese kulüpleri Fenerbahçe'ye erdemlilik dersi veremez. Fenerbahçe Tarihi ve değerleri, değil ön ilikletmek, diz çöktürür adama."
Almaty'de Bir Fenerbahceli: Cicek Abbas, Efes Pilsen'de

"Fenerbahçe Spor Kulübü ‘nün binlerce sporcuya sahip mevzu bahis şubelerinde BİREYSEL doping vakalarına rastlandığında Fenerbahçe Spor Kulübü nasıl bir tavır takınmıştır ? Kulüp, sporcu haklı olduğunu iddia ettiğinde dahi BİREYSEL doping yaptığı kesinleşmiş olan herhangi sporcusunun arkasında durup, taraftarları da maçlarda doping yaptığı kanıtlanan bir sporcunun maskelerini takmış mıdır ? Yoksa hatalı konumda olan bu sınıfa giren sporcularla yollar hemen ayrılmış mıdır ? Tek bir branşta topu topu maç kadrosunda 12 sporcusunun içinden alınan 2 numunede de aynı doping sayılan maddeye rastlanması tesadüf müdür ? Yoksa ORGANİZE iş midir? Bu durumda olan ve 12 sporcusuna sahip olamayan bir şirket kulübü binlerce sporcu ile muhatap o bahsettiği yüz yıllık basketbol tarihinden bile eski bir spor kulübüne nasıl tarih ve tarz dersi verebilir ? Bu akl-ı selim bir davranış mıdır ?"
Sol Kanat: Efes ve Tarih Dersi

"Ne zaman Galatasaray veya Efes Pilsen Spor kulübünü köşeye sıkıştıracak bir olay oluyor hemen gündeme UEFA ve Koraç kupaları geliyor...Bilmeyen 13 yılda 9 kupa alındı sanır.Yakında bu kupalar zamanı geldiği için "Anadolu medeniyetleri müzesinde" sergilenecek."
Fenerinbahcesi: Biz Bos Efes Sisesi Toplayarak Bu Renklere Gonul Verdik

Fotograflar: fenerbasket.com

18 Ekim 2009 Pazar

Persembe'den Pazar'a...

-Belki persembeden degil de Efes maci oncesi pankart hazirliklarina basladigimiz carsambadan baslasak daha iyi olacak; carsamba aksami boyayi, kaliplari ve bezi kapip makas, maket bicagi, meyve bicagi, rotring ucu vs. kaliplari kesmeye yarayacak ne varsa Alkolik ve Elbir'le oturduk masanin basina,

-Arka fonda milli mac olmasini planladiysak da 2-0'dan sonra Acun'un Devler Ligi agir basti, bir taraftan harfler bir taraftan stencil derken gece gec saatlerde kesme bicme islemini tamamlayip, harflerin spreylemesini yaptik, Kerem ve Kasun kaliplarinin islemlerini ise ertesi gun ders arasinda ancak bitirip maca saatler kala spreylemesini tamamladim ve pankarti kurumaya biraktim,

-Salonda HoAmca,Eowyn,Diego,Cukor,Alkolik ve Elbir'le bulustuktan sonra, takim kadrolari anons edilirken "Organize Isler Bunlar" yazili pankartimizi acmamizla beraber once ozel guvenliklerle devaminda da Cumhurbaskanligi korumalariyla ufak capli bir tartisma yasadik, pankartta herhangi bir hakaret icerikli soz bulunmamasina ragmen neden pankarti indirmemizi istediklerini sordugumuzda ise tek aldigimiz cevap herhangi bir neden belirtmeksizin "Pankart yasak" oldu,
-Maca gelecek olursak, ilk periyota ozellikle pota altinda Semih ve Oguz ile etkili olup iyi baslamamiza ragmen periyotun ortalarinda Efes dengeyi saglayip ceyregi onde kapatmayi basardi, 2.periyotu onde gecmemize ragmen hucumdaki dengesiz performansimiz macin ilerleyen dakikalariyla ilgili kafalarda soru isaretlerine yol acmisti ki macin geri kalaninda Emir ve Greer'la sag ve sol diplerden buldugumuz 2 pozisyon disinda dis oyuncularimiza bos sut hazirlayamamamiz bu soru isaretlerini maalesef hakli cikardi,

-Efes'in 4 kisaya dondugu anlarda topu iceri indirmeyisimiz ve Tanjevic'in Oguz, Kinsey ve Giricek gibi isimleri kenarda unutmasi macin ivmesini Efes'e cevirdi, ozellikle Rakocevic'in etkili kelimesinin yaninda sonuk kalacagi performansi topun el yaktigi anlarda Efes adina fark yaratti, hakemlerin biz savunmadayken caldigi basit faullerin ise yuksek yuzdeyle serbest atis kullanan Efesli oyuncularin faul cizgisinden kolay sayilar bulmasina neden oldugunu da soylemeden gecmeyelim,

-Uzatmada macin, faul problemine giren ve Turk oyuncu rotasyonu kisitli Efes'in ustune yikilmasini beklerken tam tersi oldu ve ustuste yedigimiz 3 sayilik basketlerle oyundan dusup maci ve beraberinde kupayi Efes'e kendi ellerimizle verdik,

-Tribunle ilgili birkac soz soylemek gerekirse, salonun 3/4'unun Fenerbahce taraftariyla geri kalaninin ise Efes'in bindirilmis kitalariyla dolu oldugunu soyleyebiliriz; 4.periyotun son 5 dakikasina kadar yer yer mactan bagimsiz tezahuratlarla takimi destekleyen taraftar 4.periyotun son 5 dakikasindan itibaren savunmada takimin 6. oyuncusu gibiydi,

-Ilk yarida Efes tribunlerine giren ve onlari ateslemeye calisip bunda basarili olamayinca cekip giden 20-30 kisilik Ankaraguclu gruba, macin 3.periyotunda yaninda getirdigi Galatasaray formasini cikarip Fenerbahce tribunlerine dogru gosterip akabinde cevabini alan gerizekaliya ve suratlarina gecirdikleri Kerem Gonlum maskeleriyle oldukca komik bir goruntu cizen muessese yalakalarina ise soyleyecek cok fazla bir soz yok,
-Persembe gunku macin sokundan sonra Fenerbahce ile ekran basindaki ilk randevumuz yine erkek basketbol takimiylaydi, yenilenen Abdi Ipekci'yi yayinin baslarinda tanimakta gucluk ceksek de tanimakta gucluk cektigimiz sadece Abdi İpekci degildi, ilk periyottaki 17-27'lik skor, Kepez'in sut yuzdesi, kirmizi formasi ve salonun makyajli hali Olympiakos-Fenerbahce macini izliyormusuz gibi bir hisse kapilmamiza yol acti,

-Bir sok da ligin ilk macinda mi yasayacagiz diye dusunmeye baslamisken, 2.periyotun basindan itibaren farki kapatip maci kazanmasini ve lige galibiyetle baslamasini bildik, macin en dikkat ceken oyuncusu ise hic kusku yok ki hucumda ve savunmada gosterdigi muthis performansla Kinsey idi,

-Gunun devaminda izledigimiz Besiktas-Kasimpasaspor maci ise hayatimizin bosa harcanmis bir 90 dakikasi olmaktan oteye gecmedi,
-Pazar gunune ise muhtesem bir baslangic yaptik, gectigimiz hafta Erkek Voleybol takiminin ve A2 futbol takiminin Galatasaray karsisinda aldigi galibiyetlerden sonra bu hafta da sira Bayan Voleybol takimimizdaydi,

-Yeni transferler Osmokrovic ve Gamova basta olmak uzere muhtesem bir performans ortaya koyan bayan voleybolcularimiz gecen sezona gore takviye edilmis ve ilk 4 icin iddiali bir kadro olusturan ezeli rakibi karsisinda galibiyete fazlasiyla rahat ulasirken, tribundeki ve ekran basindaki Fenerbahcelileri mest etti,

-Gecen hafta oldugu gibi bu hafta da sahada ve 50.Yil Spor Salonu tribunlerinde Fenerbahce'nin tartismasiz ustunlugu vardi, darisi onumuzdeki hafta futbol takiminin basina,
-Ezeli rekabetten sonra 9'da 9 olur mu dusuncesiyle gectik bu sefer de televizyonun karsisina, bir taraftan gecen sezon Antep karsisinda aldigimiz kotu sonuclar bir taraftan da Daum'un Fenerbahce'sinin Antep galibiyetler akla geliyordu,

-Diego maca dair yazmis ama takildigim birkac noktaya da deginmeden gecmek istemiyorum,

-Guiza, Deivid ve Alex'in yoklugunda haftalarda boyu Daum'un ovgu dolu sozlerinin oznesi olan Ozer yine yedek kulubesine mahkum olmasi yalnizca Ozer'in degil tribundeki ve ekran basindaki taraftarlarin da moralini bozmustur diye dusunuyorum,

-Ilk yari tempolu ve mucadeleci bir futbol sergilememize ragmen, 2.yarida 0-1'lik skoru korumaya yonelmemizin maglubiyete degilse bile puan kaybina davetiye cikartti,

-Gokhan veya Cristian'in Galatasaray maci oncesi oyundan erken alinabilecegini tahmin ediyordum ve bunu olumsuz bir hareket olarak degerlendirmiyorum, sadece kafama takilan Gokhan oyundan aliniyorsa yerine giren Bekir mi olmaliydi, hadi Bekir oyuna girdi diyelim sagbek olarak mi yoksa stoper olarak mi sahada gorev almaliydi,

-Lugano'nun yol yorgunu olarak alinmadigi kadroda Andre Santos'un neden yeraldigi yine soru isareti,

-90+4'te yedigimiz golde ise barajin hali icler acisi, hele ki topun basinda oralardan etkili vuruslar yaptigi bilenen ligin en iyi sutorlerinden birisi varken,

-Onumuzdeki hafta oynayacagimiz maca namaglup cikmamanin iyi olacagini dusunenleri ise Pollyanna'ya havale ediyorum,

-Haftanin son macinda ise hakem destekli bir Galatasaray karsisinda mucadele veren bir Trabzonspor izledik, oyun 2-2'ye geldikten sonra Hugo Broos yapmadigi veya yapamadigi oyuncu degisiklikleriyle takimini 3 puandan etti, buna ragmen Trabzonspor son dakikalarda kornerden yakaladigi pozisyonu degerlendirse 4 gol yedigi mactan 1 puanla ayrilmasi isten bile degildi,

-Galatasaray-Trabzonspor macini izlerken ise hepimizin aklinda tek birsey vardi, bu haftanin biran once bitip 25 Ekim'in gelmesi...

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Buyur Buradan Yak...

TÜRKİYE BASKETBOL FEDERASYONU
DİSİPLİN KURULU

TOPLANTI TARİHİ VE NO : 10.08.2009 - 48

KARARIN TARİHİ VE NO : 10.08.2009 - 145

KARAR

14.06.2009 tarihinde İstanbul’da oynanan EFES PİLSEN – FENERBAHÇE ÜLKER BEKO BASKETBOL LİGİ müsabakası bitiminde doping kontrolü yapılmıştır. Köln Doping Kontrol Merkezi’nin S2009 003 071-1 sayılı analiz sertifikası ve eklerinden anlaşıldığı üzere Efes Pilsen sporcusu Kerem Gönlüm’de 2009 Yılı WADA Yasaklı Maddeler Listesinde bulunan bir maddeden tespit edilmesi nedeniyle adı geçen sporcunun Disiplin Kurulu’na sevki neticesinde; Efes Pilsen sporcusu Kerem Gönlüm’ün Disiplin Yönergesi’nin 39 ve 40. maddeleri ile, Dopingle Mücadele Yönergesi Eki Cezai Yaptırımların 1. Maddesi çerçevesinde hakkındaki soruşturma ve değerlendirme sonuçlanıp nihai karar verilinceye kadar İDARİ TEDBİRLİ OLARAK MÜSABAKALARA KATILMASININ YASAKLANMASINA oy birliği ile karar verildi.

Olayli seri Cnbc-e dizisi modunda devam ediyor...Belirtilen tarihteki mac serinin 5. maci, yani durumun 3-2 Efes Pilsen lehine dondugu son saniyeleri olayli gecen mac Ayhan Sahenk'teki mac.Kerem'in ilk olarak ne zaman doping yaptigini bilemiyoruz ama en kotu ihtimalle serinin son 2 macina dopingli olarak ciktigi ortada. Kura kendisine denk gelmese bundan da haberimiz olmayacakti, ister istemez insan merak ediyor Efes Pilsen'den seri boyunca kimler bu kontrole girdi, kimler kontrolden yirtti...

3 Haziran 2009 Çarşamba

Efes'e Misilleme...

Bazilari tarafindan her firsatta basketbolun ulkemizdeki en buyuk (!) destekcisi oldugu soylenen Efes Pilsen'in Fenerbahcemizle oynayacagi final serisi oncesinde pacalarinin tutusmasi neticesinde Fenerbahce tarafinin bilet fiyatlarini 40 TL olarak belirleyip Fenerbahce taraftarina yalnizca 600 kisilik yer ayiracagini aciklamasiyla baslayan duelloda bugun resmi site araciligiyla Nedim Karakas'tan saglam bir yanit geldi.

"Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın BEKO Basketbol Ligi Play-Off final serisinde 4 ve 6 Haziran 2009 tarihlerinde Ayhan Şahenk Spor Salonu´nda Efes Pilsen´in ev sahipliğinde yapacakları karşılaşmalar için taraftarlarımıza 600 kişilik yer ayrılmasının yanı sıra bilet fiyatları da 40 TL´den Biletix servis bedeliyle birlikte 45 TL´ye satılan biletler ile ilgili olarak şube direktörümüz Nedim Karakaş şu açıklamada bulundu: "Efes Pilsen´in maç biletlerini taraftarımız için ayrılan biletleri 45 TL´den satışa çıkartmasının ardından biz de taraftarlarımızı mağdur etmemek için yeni bir promosyon gerçekleştirdik. Bu iki karşılaşmaya gelen taraftarlarımız maç biletlerini atmasınlar. Fenerbahçe Ülker olarak 9 ve 11 Haziran 2009´da kendi evimizde oynayacağımız iki karşılaşma için bu biletleri değerlendireceğiz. Şöyle ki; deplasmandaki maçlara giden ve bilet alan taraftarlarımız 9 ve 11 Haziran tarihlerinde Abdi İpekçi Spor Salonu´nda açacağımız stantlara biletleriyle birlikte başvurdukları takdirde‚ kendilerine bu biletler karşılığında 2 bilet ve Fenerium´dan atkı şapka paketi hediye edeceğiz. Bu sayede taraftarlarımız da herhangi bir mağduriyet yaşamadan maçlarımızı izleme olanağı bulacaklar."

Kaynak: www.fenerbahce.org

Gectigimiz iki sezon Fenerbahce'nin taktigi kapaklardan ve supurulmekten yorulmus olacak ki Efes Pilsen bu uygulamasinin yanisira kendi tarafindaki biletleri de satisa acmayarak kanuna aykiri bicimde toplu bilet organizasyonuna gidiyor serideki maclar icin, hatta gsbasket forumlarinda bu maclar icin bilet dagitimi yapildigi da kulaga gelen haberler arasinda. Gonul isterdi ki bugun yapilan basin toplantisinda koc Tanjevic veya kaptan Omer de bu konuya dikkat cekerek Efes'in bu hareketini basin mensuplarinin ve federasyon temsilcilerinin onunde protesto etsinler ama konuyla ilgili en ufak bir aciklama gelmemis ne Fenerbahce ne de Efes tarafindan. Sene boyunca her firsatta yoneticisiyle, teknik ekibiyle , oyuncusuyla Fenerbahce'ye dokundurmaya calisan Efes Pilsen camiasina en guzel cevabi sahada oyuncularimizin tribunde ise taraftarlarimizin verecegine inaniyorum, ben de kendi adima 2,5 yil boyunca calistigim ve ayni zamanda en iyi musterilerinden biri olduguma inandigim Efes'i ve urunlerini -en azindan- seri boyunca tuketmeyerek protesto edecegim...Resim Ekle

14 Ocak 2009 Çarşamba

Kapak...

"...Efes Pilsen grubu 5. sırada tamamlayarak Euroleague'de Top 16'ya kalmayı başaramadı.Bu sonuçla Efes Pilsen, kulüp tarihinde ilk kez Euroleague'de Top 16'ya kalamazken..."

Mario Kasun, Vujanic, Thornton, Charles Smith, Shumpert gibi yabancilara milyon dolarlar verip ustune ustluk elinde Milli takimin oyun kurucusu Engin varken ona sure vermeyip 2. takimin Dacka'nin Amerikali guardini transfer edersen, Efes Pilsen'i Efes Pilsen yapan ozkaynaklara dayali sistemini bir kenara itip, toplama takimla Final4 ruyalarina dalarsan, takimin basina da yetistigi duzene ihanet eden Ataman'i koyarsan bu kapagin altindan bira degil baska sey cikar...

Zaten bu sene de BBL'de sampiyon olamazsa Efes, seneye basketbol liginde BJK EP adiyla bir takim gormemiz de surpriz olmaz...

Gecmis(!) olsun Efes...

16 Aralık 2008 Salı

Efsane(!) 11...

Hurriyet gazetesinin Efes Pilsen sponsorlugunda duzenledigi 1983-1984 yilindan bugune forma giymis futbolculardan secilen son 25 yilin efsane 11'i oylamasi sonuclanmis, 4-4-2 dizilisiyle kadro yukarida - en sagda ayakta duran amca haric tabi ki -

Secilen 11'de Hakan Unsal bir yere kadar da Arda Turan'in ne isi var anlamak mumkun degil? Yeteneklerine soylenecek soz yok tamam da ne yapmistir bu cocuk bu kadar da simdiden Efsane(!) olmustur?Onunla beraber ayni sol acik mevkisine aday gosterilen Ergun Pembe'ye, Tuncay Sanli'ya, Iskender Gunen'e, Orhan Cikrikci'ya hatta Hasan Sas'a ayiptir yahu...

20 Kasım 2008 Perşembe

11...Olmadi...

Efes Pilsen gibi bir basketbol ekolune karsi oynanan son 10 macta 10-0 'lik bir seri yakalamak baslibasina bir olaydi zaten, son 3 senedir kagit uzerinde kadrolari arasinda cok fazla fark olmayan 2 takim arasinda boylesine bir seri olusmasinin en onemli nedenlerinden biri Fenerbahce'nin bu maclardaki tribun destegiydi. Fenerbahce'nin galip geldigi son 10 mactan 9'u Abdi Ipekci'de 1 tanesi de Ankara'da oynanmisti ve tam gitti denilen maclarda takim tribunlerin de destegiyle maca agirligini koyup maci cevirmeyi basarmisti. Bunu bilen Efes Pilsen seriyi bozma yonundeki en kritik hamlesini burada yapti ve bu haftaici macinda salon tercihini Euroleague maclarini oynadigi Abdi Ipekci yerine Ayhan Sahenk'ten yana kullandi. Saha disinda Fenerbahce'nin tribun destegini minimumda tutup saha icinde de dis atisa dayali bir oyun sistemi olan rakibine karsi sert cemberleriyle unlu bu salonun secilmesi Efes Pilsen adina kuskusuz dogru bir hamleydi.
Bir diger faktor ise sakatliklardan bunalan Fenerbahce rotasyonunun yogun mac trafiginden dolayi yorgunluguydu. Ingiltere'deki tedavisini mactan 2 gun once bitirip donen ve tek antremanla maca cikan Omer Onan'in oyunda kaldigi kisa surede yaptigi katkiya baktigimiz zaman bu rotasyon icerisine Omer Asik, Semih, Serhat ve Gordon Giricek dahil oldugunda ortaya cikacak sinerji ilerisi icin Fenerbahce adina umit verici. Bu arada hepimizin cok seyler bekledigi fakat karin kaslarindaki sakatligindan dolayi uzun zamandir forma sansi bulamayan Giricek bugunku Cumhuriyet gazetesinde yer alan roportajinda ne zaman sahalara donecegine dair sorulan soruya "Bu haftasonu da değil ama gelecek hafta Beko Basketbol Ligi'nde forma giyeceğime inanıyorum. Kendi evimizde Türk Telekom maçında ya da en kötü Darüşşafaka Cooper Tires maçında sahada olurum. Euroleague'de ise Roma maçında en kötü TAU Ceramica ile evimizde oynayacağımız mücadelede formamı giymek istiyorum" cevabini vermis.
Maca gelirsek ilk periyodun son 2 dakikasina kadar cemberleri dovduk resmen, son 2 dakikada ise ustuste buldugumuz 3luklerle ceyregi onde kapattik. 2.periyotla beraber savunmasini daha da sertlestiren Efes bu periyotta takimimiza sadece 9 sayi atma sansi tanidi ve macin ivmesini kendine cevirmeyi bildi. Maca ortak olmaya calistigimiz dakikalarda silahimiz yine dis sutlar oldu, iceriye mac boyunca cok az top indirdik ve gerek hucumda gerekse de savunmada pota altimizi Efes uzunlarina teslim ettik. Butun olumsuzluklara ragmen son periyotta elimize kadar gelen maci yaptigimiz hatali tercihlerle rakibimize hediye ettik. Sezona cok iyi baslayan Mirsad'in BJK macindaki kotu performansinin bu macta da devam etmesi, bu sene gosterdigi performansla dikkatleri uzerine ceken Emir'in macin son dakikalarinda baski altinda yaptigi top kayiplari, Green'in sorumluluk almaktan kacmasi takimimiz adina olumsuz gelismelerdi.
Ozellikle gecen sene Solomon'un sikca yaptigi gibi macin sikistigi zamanlarda direksiyonun basina gececek birisine ihtiyac duydugumuz ortada. Bu ismin ise sezon basindan bu yana cok fazla seyretme sansi bulamadigimiz fakat sure aldigi maclarda saha icerisinde gercek bir lider goruntusu cizen Gordon Giricek oldugu acik. Gectigimiz senelere gore takim olma yolunda atilan adimlar ve ilerleyen zamanlarda sakatlarin iyileserek takima katilmasi bahar aylarinda bizi yine yogun bir program beklediginin gostergesi...