29 Kasım 2010 Pazartesi

Bir Tribün Takıma Maç Kazandırır!

Adana deplasmanı sonrası oynanan UMMC Ekaterinburg maçının etkilerinin bu denli hissedildiği bir maçta sergilenen 3 periyotluk kötü performansa rağmen ligdeki tek rakibimiz karşısında kızlarımızın aldığı galibiyet muazzam.

Maçla ilgili çok fazla teknik taktik yazılacak bir şey yok şu saatten sonra ama 3 periyot boyunca hücumda yapılan yanlış tercihler ve savunmada kalkmayan kollar son periyota 58-49 geride girmemizin başlıca nedenleriydi. Ancak tribünde hiç umudunu kaybetmeyen ve takımına durmaksızın destek olan bir taraftar vardı bu dakikaya kadar, son periyota en ufak bir kıvılcımda yangına dönüşmeye hazır durumda çıkan takım da tribündeki taraftarlara eklenince rakibin üzerine kabus gibi çöktük son periyotta ve maçı 74-68'lik skorla kazanmayı başardık.

İstatistik kağıdına baktığımızda Birsel Vardarlı'nın hanesinde gördüğümüz 5 sayı-4 asist-4 ribaund onun maçtaki katkısını anlatmak konusunda fazlasıyla yetersiz kalıyor. Tıpkı Ekaterinburg deplasmanında olduğu gibi Caferağa'da da son periyotta direksiyonun başına geçti ve takımı maçta tuttu. Son periyotta yakalanan 25-10'luk skorda taraftarla ve Penny Taylor'la birlikte en çok katkısı olan isimdi Birsel. Alınan bu galibiyet final serisinde skor avantajını olmasa da saha avantajını ele geçirmek adına çok değerli. Karşılaşmayı tek bir cümleyle özetlemek gerekirse o cümle de zaten bu postun başlığında...

Maç sonrasında ise inanılmaz keyifli röportajlar ve çok güzel görüntüler vardı Caferağa'da. Aşağıdaki linklerde Taurasi ve koç Ratgeber ile yapılan röportajları bulabilirsiniz, özellikle koçun sempatik kişiliğinin yanında işine ne denli kendisini adamış bir insan olduğunu görmek oldukça sevindirici...

http://www.youtube.com/watch?v=qQSOZK0NHZw

http://www.youtube.com/watch?v=NM8ohaGTNI8

Edit: Resmi siteden ise pek görmediğimiz bir jest geldi haftasonu oynanan karşılaşmalar sonrası bugün ve taraftara yönelik iki ayrı teşekkür metni yayınlandı.

BİR ZAFERE BİRLİKTE İMZA ATMAK

KESİNTİSİZ GÜÇ

28 Kasım 2010 Pazar

Seni Yakıp Yıkmaya Çalışanlara İnat...

Diren Haydarpaşa!!!

“Bugün bir Haydarpaşaport yatırımı gerçeklemiş olsaydı oraya yapılacak yatırım 5 milyar dolardı. Biz bunu yapmak istiyoruz. Ama birileri gelip önümüzde duruyor.”

26 Ocak 2008 / R.T.E

26 Kasım 2010 Cuma

Fener Avrupa'da Işıl Işıl...

Kadın Basketbol
UMMC Ekateringburg 67-73 Fenerbahçe

Erkek Basketbol
Lietuvos Rytas 75-81 Fenerbahçe

Kadın Voleybol
Fenerbahçe 3-0 N.F. Bergamo

Erkek Voleybol
Tours VB 1-3 Fenerbahçe

Şu tabloyu görüp de gururlanmamak elde değil gerçekten. Son senelerde amatör şubelere yapılan yatırımlar ülke içinde meyvelerini veriyordu ama Avrupa arenasında geçen sene Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı'nın Indesit Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı final hariç Final 4 heyecanına uzak kalıyorduk. Erkek basketbolcuların Euroleague'de Tanjeviç'in ilk senesinde Top8 yapıp devamını getirememesi, kadın basketbolcuların her sene Final4'un kapısından dönmesi ancak tecrübe biriktirmesi içimizdeki umut ışığını hep taze tutuyordu. Sene başında gerek basketbolda gerekse de voleybolda şimdiye kadar görülmemiş bir hamleyle yapılan organizasyon değişiklikleri -erkek voleybolu bunun dışında tutabiliriz belki- eşiği atlama yolunda olumlu hareketlerdi, ancak yine de ne kadar doğru hamleler olurlarsa olsunlar sahaya yansımadıkları sürece pek de fazla bir anlam ifade etmeyeceklerdi.

Dünden ve çarşamba gününden sonra ise artık netleşmeye başlayan bir resim var önümüzde. Basketbol ve voleybolda 3'ü deplasman olmak üzere oynanan 4 karşılaşmada alınan 4 galibiyet bahar aylarına çok daha umutlu bakmamızı sağlıyor artık. İnanıyorum ki büyük bir terslik, kura şanssızlığı vs. olmadığı takdirde kadın basketbol ve voleybol takımlarımız Final 4'u göreceklerdir. Erkek basketbol takımımız için ise öncelikli hedef Top8 olmalı, şimdiden Final 4 hayallerine kapılıp olası bir erken vedada takıma başarısız damgası vurmak bize düşündüğümüzden de fazlasını kaybettirebilir. Bu 4 takım içerisinde beklentilerimin altında kalan tek takım ise erkek voleybol takımı ama bilinen bir şey var ki o da Demeter'in uyguladığı antreman sisteminden kaynaklanan motorun sonradan açılması durumu. Onlar için Rus takımıyla içeride-dışarıda yapacağı maçlar ve Sisley Treviso deplasmanı ciddi test karşılaşmalarının da ötesinde kaderlerini belirleyecek ve potansiyellerinin ne kadarını kullanabildiklerini net bir şekilde göreceğimiz mücadeleler olacak.

Son olarak biraz sitem gibi olacak ama tatlı bir sitem doğrusu. Futboldu, voleyboldu, basketboldu derken öyle bir koşuşturma içine girdik ki bu sene de, yine bütün programlarımız kaymaya başladı. Şu gün şu maç var bugün şu saatte şununla oynuyoruz o işi erteleyelim falan derken bizim de zaman yönetimi yeteneklerimizi sınar oldu Fenerbahçe. Bu haftasonu da yine öyle olacak bir taraftan taşınma telaşı var üzerimde bir taraftan da cumartesi günü oynanacak erkek basketbol ve İBB maçı. Pazar gününden ise hiç bahsetmiyorum bile erkek voleybolda ve kadın basketbolda oynanacak Galatasaray derbilerinin yanında bir de kadın voleybolda Beşiktaş'la karşılaşıyoruz. Temennimiz belli elbette ki, kazanan her daim sarı-lacivert çubuklu olsun...

24 Kasım 2010 Çarşamba

Taurasi&Birsel A.Ş



Fenerbahçe Kadın Basketbol takımı tarihi bir zafere imza attı Rusya deplasmanında UMMC Ekaterinburg'a karşı. Bütün oyuncular ayrı ayrı bir tebriği hak etseler de, Diana Taurasi'nin sürüklediği ilk iki periyottan sonra 3.periyotta Penny Taylor'un, son periyotta da Birsel'in performansları maçı Fenerbahçe'ye getirdi dersek çok da yanlış bir şey söylemiş olmayız herhalde.

67-73 tamamlanan karşılaşmaya damgasını vuran hareketler ise videoda da görebileceğiniz üzere Diana Taurasi'den ve Birsel Vardarlı'dan. Kadın basketbolcularımız bu galibiyetle çok çok önemli bir adım attılar, darısı 19:45'te başlayacak Rytas karşılaşmasında erkek basketbolcularımızın başına...

21 Kasım 2010 Pazar

Cantona'dan Devrim Çağrısı...

''Çevremizde bu kadar sefalet varken mutlu olamayız. Yapılması gereken şeyler var. Bugünlerde sokaklarda olmanın, gösteri yapmanın anlamı nedir? Böyle yaparak kendinizi kandırırsınız. Devrimi başlatmak için elimize silah alıp öldürmeye de başlayamayız. Devrim gerçekten çok kolay bugünlerde. Sistem ne? Sistem bankaların iktidarı üzerine kurulmuş, o zaman bu sistem bankalar üzerinde imha edilmeli.''

''Bu da üç milyon insanın ellerinde pankartlarla sokağa çıkıp, doğru bankalara giderek paralarını çekmesi, bankaların da çökmesidir. Üç milyon, on milyon insan, bankalar çöker, ortada bir tehdit de yok, kan da. Alın size devrim.''

20 Kasım 2010 Cumartesi

Sarı Lacivert Klasik Çubuklu...

Eski masaüstü bilgisayarımın HD'sini kurtardım ve içinden Fenerbahçe'ye, eski günlere dair bir sürü fotoğraf, görsel vs. çıktı. Fırsat buldukça paylaşmaya çalışacağım bazılarını. Bu da onlardan bir tanesi, bir sarı lacivert klasik çubuklu hikayesi. Çizerinin kalemine sağlık, keyifle okumanız dileğiyle...

Filede "Süper" Başlangıç...

Kadın voleybolcular bıraktıkları yerden kupayla devam ediyorlar yola. Dünya Şampiyonası nedeniyle sıkışan fikstürde güç bela yer bulunup alelacele açılan yeni Burhan Felek Voleybol Kompleksi'nde oynanan karşılaşma geçtiğimiz seneki Süper Kupa finalinin aksine daha çok bir hazırlık maçı görünümündeydi. Buna rağmen iki taraf da Japonya'dan yorgun dönen oyuncularını sahaya sürerek kupayı ne kadar ciddiye aldıklarını gösterdiler. Ze Roberto'nun yokluğunda takımın başında Kamil Söz vardı ve yabancı haklarını Sokolova-Nati-Kasia üçlüsünden yana kullanmayı tercih etti bu karşılaşmada. Bu üçlüden Nati ve Kasia Dünya Şampiyonası'nda yer almadıklarından dolayı sezon öncesi kampına katılma şansını bulmuşlardı, sezon öncesi kampına katılan bir diğer isim olan Brezilyalı pasör Fafao ise yabancı kontenjanına takılarak Fürst ve Songül ile birlikte karşılaşmayı tribünden takip etti. Bunun dışında kadroda yer alan Seda, Yağmur, İpek gibi isimlere de Kamil Hoca süre vermemeyi tercih etti ve maç genelinde sahaya Naz-Eda-Ergül-Sokolova-Nati-Kasia ve libero Nihan'la yerleştik. 22-25 kaybettiğimiz 2.set haricinde sahada her yönüyle üstün olan taraftık ve mücaleden 25-22 / 22-25 / 25-12 / 25-17 'lik setlerle 3-1 galip ayrıldık.

Eminim ki bir çok kişinin aklında Gamova'nın yokluğunda onun boşluğunun nasıl doldurulacağı sorusu vardı ama dün yeni transferimiz Kasia Skowronska'yı gördükten sonra bu sorular bir nebze olsun cevap bulmuştur. Hücümda ve özellikle servislerde çok çok iyi bir performans sergiledi Polonyalı oyuncu. 1. ve 3. setlerde o kadar etkili smaç servisler attı ki neredeyse bu setleri tek başına kopartıp aldı. Bir diğer transferimiz Sokolova ise yorgunluğuna rağmen bir çok pozisyonda tecrübesini ve zekasını konuşturarak galibiyette önemli rol oynadı, Gamova sonrasında bu iki transfer takımın savunma ve manşet gücünü yukarılara çekmemiz ve daha kompakt bir takım olmamız konusunda ciddi yarar sağlayacaklar. Dünkü karşılaşma sonrası kafamda oluşan en büyük şüphe ise libero Nihan'ın performansıyla alakalı, dün takımın zayıf halkası benim dedi adeta , kaldı ki sezon boyunca da neredeyse rakipsiz olacak Nihan, arkasında bekleyen Songül Nihan'ın seviye olarak oldukça aşağısında, sezon içerisinde bir sakatlık yaşanması durumunda bu mevkide sıkıntı yaşamamız kuvvetle muhtemel. Forma şansı bulan Ergül bloklarıyla ön plana çıktıysa da benim tercihim ligde Çiğdem veya İpek'in oynamasından yana, Avrupa'da zaten kimse kolay kolay Fürst'ten formayı alamaz. Madem başladık bir parantez de Eda ve Naz'a açalım, onlar da sahadaki Japonya yorgunlarındandı ama ikisi de başarılıydılar diyebiliriz özellikle de bloklarda. Gönül isterdi ki Naz'ın kurduğu oyunlar ve pasları için de aynı kelimeyi kullanayım ama kendi adıma Naz'dan bu noktada çok daha iyisini bekliyorum. Naz'ın performansı bu çizgide devam ederse ilk alındığında neden alındığına anlam veremediğim Fafao'nun Avrupa maçlarında iyi bir yedekten fazlası olabileceğini söyleyebiliriz.

Ne olursa olsun maçı kazanmak ve sezona kupayla başlamak hele de yıllar boyunca Türk voleyboluna hizmet verecek bu salonun açılışında güzel ve anlamlı. Türkiye'de alabileceği son 5 kupayı da müzeye götürdü bu takım. Seneler sonra şampiyonluk kupası geldiğinde şu satırları yazmışım, Anja'lı Marina'lı Oksana'lı o günlerden bu güne hem kadro hem de oyun olarak sürekli üzerine koyarak geldi Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı. 28 Nisan 2009 günü için Türk voleybol tarihinin dönüm noktası demiştik, şimdi bu takımın önünde bir başka dönüm noktası duruyor, geçtiğimiz sene son sete kadar zorlayıp parmaklarımızın ucundan giden Şampiyonlar Ligi kupası...