28 Nisan 2009 Salı

Melekler sozunu tuttu...

Son 3 yildir bayan voleybolda yapilan atilim bu sene nihayetinde meyvesini verdi. Once CEV Cup'ta oynanan Final 4 ve elde edilen 3.luk, sonrasinda ise muessese kuluplerinin Turkiye Bayanlar Voleybol Ligi'ndeki 31 senelik saltanatina son vererek bayanlar voleybol liglerinde 37 yil aradan sonra bugun elde edilen sampiyonluk. Kagit uzerinde bakildiginda Turk Telekom, Vakifbank Gunes Sigorta ve Eczacibasi Zentiva gibi dunya yildizlarina sahip bir kadromuz yoktu, sezona da cok iyi basladigimiz soylenemezdi ancak Jan De Brandt'in goreve gelisiyle baslayan yukselis, takimdaslik duygularinin ust seviyelere cikmasi ve oyuncularin kendilerine guvenlerinin artmasiyla sezonun ilerleyen haftalarinda Avrupa'da, Turkiye Kupasi'nda ve ligde takimin iddiasini son maclara kadar tasimasini sagladi.
Bugunku mac ise hem Fenerbahce hem de Turk Voleybolu acisindan tam bir donum noktasi ozelligi tasiyordu. Eczacibasi'nin ligin kurulus tarihi olan 1977-1978 sezonundan beri kurdugu hegamonya rakipleri uzerinde ciddi bir psikolojik baski yaratiyordu, bunu en net olarak Turkiye Kupasi finalinde 0-2 ondeyken 3-2 kaybettigimiz final macinda gozlemlemistik. Ancak ne zaman ki bu final serisinde 2-1 one gectik ve isi bu macta bitirme asamasina getirdik, iste o zaman gercekten Eczacibasi'nin ambargosuna son verecegimize inanmaya basladigimizi dusunuyorum, veya daha dogrusu Jan De Brandt'in deyisiyle "inanmaktan ote ikna oldugumuzu"...Macin ilk setinden itibaren takimin kupayi bu macta kaldirma arzusunun ne kadar ust duzeyde oldugunu gorduk, kafa kafaya giden ve kaybettigimiz set haricindeki 3 sette de savunma ve hucumda inanilmaz dominant bir oyun sergiledi takimimiz ve sonucta sonuna kadar hakettigi sampiyonluga kavustu.
Oldurucu paslariyla oyunu mukemmel yonlendiren Oksana'dan, smaclariyla karsi sahayi adeta doven Eda'ya, Anya'ya, Seda'ya,Marina'ya, savunmadaki muthis oyunu ve guleryuzuyle takima surekli pozitif enerji veren mansetlerin kralicesi Valerya'dan, tecrubesini macin her aninda sahaya agirligini koyarak hissettiren Cigdem Can'a, en kritik anlarda korkusuzca servis atmaya giren Merve'den, saha kenarinda tribunlere eslik ederek takim arkadaslarina destek veren butun oyuncularimiza, takimin basinda bulundugu kisa sure icerisinde yaptigi islerle takima sinif atlattiran Jan De Brandt'tan, Mehmet Ali Aydinlar'a, kisaca bu sampiyonlukta emegi gecen herkese binlerce defa tesekkurler...

3 yorum:

Ahmet dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Diego dedi ki...

çok güzel bir gelişme ve hakedilmiş bir şampiyonluk.
kutluyorum bütün emegi gecenleri.
yenildiğimiz tek maçı ve son maçın büyük bölümünü izleyebildim ancak.
sunucunun yanında yorum yapan kimdi bilmiyorum ama negatif bir insan izlenimi bıraktı bende. mac kotu giderken cok konusup ah vah eden ama mac iyi gittiğinde soyleyecek soz bulamayan biri gibi geldi. belki de butun macları izleyemedigim icin yanılıyorumdur ama!?

Tarjeta Amarilla dedi ki...

Aylin abla candir...Yillarca Eczacibasi'nin kaptanligini yapmis olmasina ragmen cok iyi bir Fenerbahcelidir kendisi...

Basket maclarinda Batur Abi'ye, voleybolda da Aylin Abla'ya benzer elestiriler geliyor ama ben seviyorum tarzlarini...Yorumcu olmalarina ragmen cok fazla yasiyorlar maci...Evet taktiklari oyuncular var misal Birsel istersen triple-double yapsin macta Batur Abi buluyor kizacak birseyler, keza Anja icin de aynisi voleybolda gecerli...