13 Aralık 2009 Pazar

Fenerbahçe 3 - Ankaragücü 2

Geçen haftalara göre takımda küçük de olsa bir kıpırdanmanın olduğunu söylemek mümkün. Kazanmak için yeterli değildi bence ama biraz şans ve birkaç mücadele eden oyuncuyla bu haftayı kayıpsız atlattık.

Başta kaptan Alex'in oyunu ve Özer ile Mehmet'in Alex'e yardımcı oyunları sayesinde topu biraz daha ileriye taşıyıp geçen haftalara nazaran daha çok pozisyon bulduğumuzu söyleyebiliriz.Güiza benim gibi kendisine uzun zaman sabreden birini bile çileden çıkardı bu maç. Attığı golü önemsemiyorum. Zira O'nun yerinde kim olsa aynı vuruşu yapardı. Ama kaçırdıklarına bakınca O'ndan başkası kaçırmazdı o golleri. Kesinlikle çok güçsüz, atılan pasları kontrol etmekten, edebildiği nadir pasları da düzgün bir vuruşla gole çevirmekten veya faydalı bir pas vermekten çok ama çok uzan. Artık ben de Güiza'nın bizden çok ama çok uzakta olmasını istiyorum. Tek kelimeyle rezaletti.

Bilica ilk yarıda süper bir oyun ortaya koydu bence. Ancak 2.yarıda defanstan top çıkarma konusunda Lugano'nun kendisine pek yardımcı olmaması Emre'nin eksikliği ve Selçuk'un bu konudaki beceriksizliği gibi yan etkilerle birlikte pas hataları yaptı. Yine de bu aralar defans oyuncuları arasında en verimli oynayan isim Bilica. Carlos için artık birşey söylemek istemiyorum. Sarı kartını görüp cezalı duruma düştü, bırakalım gitsin memleketine artık. O da rahatlasın biz de. Geçen hafta Gökhan'a konduramadığımızı söylemiştik ama bu haftaki oyunuyla beni de eleştirin dedirtti açıkçası. Yediğimiz gollerin ikisinde de hatalıydı bence. İlk golde Vassell'i kontrol edebilmeli ve 2.golde de topa müdahale edebilmeliydi. Yeri gelmişken söylemeden geçmeyelim Ankaragücü'nün 2.golünde bariz faul var.

Ortada Baroni fena değildi ancak Selçuk tam anlamıyla etkisizdi. Ha var ha yok. Semih'in Selçuk'un yerine oyuna girmesi bu açıdan güzel bir tercihti sadece biraz daha erken olabilirdi bence. Özer ve Mehmet'e gelirsek; Özer kesinlikle maçın en iyilerindendi. Çok çalıştı ve güzel bir asist yaptı. Daum izin verir de oynamaya devam ederse zamanla daha etkili olacaktır. Ancak hem Özer hem de Mehmet için geliştirilmesi gereken bir nokta var. Kanat oyuncuları olarak oynamaktan çok Alex'in bölgesine ortaya çok yanaşıyorlar. Kanatlardan bindirmeler ve çizgiye inme olayını onlardan çok bekler yapıyor. Ortaya, Alex'e yardım etmeleri kesinlikle iyi birşey ki ortadan şutlar da çıkararak gol arıyorlar ama özellikle Emre'nin takıma katılmasından sonra kanatları daha çok kullanmalı ve çizgiye inerek rakip defansın dengesini bozmayı daha sık denemeliler.

Sanırım cezalar, sakatlıklar vs. derken bir şekilde doğru kadroya doğru gidiyoruz. Daum'un bu şansı her zaman olmuştur zaten. Dünkü kadro ideale yakın bir kadroydu aslında. Bundan sonra yapılması gereken sadece Santos'u milli takımdaki yerine çekip Carlos'u göndermek ve en kısa zamanda adam gibi bir forvet almaktır.

Maçtan sonra yapılan açıklamalara da değinmek istiyorum. Ankaragücü teknik direktörü topun çizgiyi geçip geçmediğinin net olmadığı son pozisyona veryansın ederken attıkları 2.gol öncesindeki futbolcusunun yaptığı faulden hiç bahsetmiyor ve geçen hafta Sarp'ın yaptığı gibi topu Aziz Yıldırım'a hedefliyor. Saçmalıktan başka birşey değil, görmediğin pozisyon hakkında ahkam kesmen.

Ama haklarımızı savunurken çığırtkan olmamak konusunda söylemek istediğimiz aslında tam da buydu işte. Bunun yönetimini iyi yapamadığın zaman herşeyi getirip buna bağlayacaklar. Sene sonunda şampiyon olsan tutup masa başında kazandılar diyecekler. Ha umrumuzda mı? Tabi ki değil. Onların yazdıkları söylediklerinden ziyade gördüklerimizi değerlendirmesini ve kimin doğru kimin yalnış yaptığını biliyor görüyoruz çok şükür.

Erman Toroğlu'nun ise Gökçek ailesinin avukatıymışçasına son pozisyonu tuvalet kağıdı ile ve o kocaman göbeğiyle ispatlamaya çalışması ise tamamen komik, tutarsız, ikiyüzlü bir davranış. O pozisyona net bir yorum yapan ya yalan söylüyordur ya da o maçın yan hakemidir (O da görebildiyse tabi).

Son olarak, renkdaşın attığı ilk gol gayet güzeldi, belirtmeden geçmeyelim. Ayrıca, Vassell'in performansını da beğendim açıkçası. Üşenmeyip gitmek, bir dünya gözüyle izlemek lazım kendisini.

2 yorum:

Ahmet Ercanlar dedi ki...

Mücadele etmeleri bile yetti:) İyi futboldan umudumuz yok zaten. En azından hep böyle mücadele etsinler.

Diego dedi ki...

mücadelenin de istedigimiz duzeyde oldugunu soyleyemeyiz bence ama işte hiç yoktan iyidir diyelim ve umut etmeye devam edelim.