isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

Anadolu'nun İsyanı...

Anadolu'nun İsyanı from Anadoluyu Vermeyecegiz on Vimeo.

“Bizlerin doymak bilmeyen tüketim alışkanları ve ihtiyaçlarının doğa üzerindeki yıkıcı etkisi her geçen gün biraz daha artıyor. Hiç haberimiz olmasa da, umursamazsak da, gitmesek de, görmesek de bizim bu yaşam biçimimizin bedelini birtakım canlılar, insanlar ödüyor. Bu film; bir yandan Anadolu nehirleri ve doğası için verilen mücadeleleri anlatırken, bir yandan da şehirlerde hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam eden insanlara ayna tutmak ve bu soruna ortak etmek için hazırlandı. Unutmamız gerekiyor ki, bu ateş sadece düştüğü yeri değil tüm canlı yaşamını yakacak. Bu gerçeğin fakına varanlar Nisan ayında tüm Anadolu’dan Ankara’ya doğru yürümeye başlayacak. Bu yürüyüşe katılmak ve destek vermek hepimizin yaşama karşı ortak sorumluluğudur.

Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur.

Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun..''

18 Haziran 2010 Cuma

Siz Gönderemiyorsanız, Biz Gönderelim!

Christoph Daum, iki sene daha görevinin başında kaldığını açıkladı, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi de doğruladı. Daum’un Roland Koch haricindeki tüm yardımcılarının görevlerine ise son verildi. Bu kararda yönetimin ağır tazminat maddelerinin altında kaldığı açıkça görülebiliyor.

Aziz Yıldırım’ı her zaman kalpten desteklemiş bir insan olarak artık yapılanlara iyimser yaklaşabilmem mümkün değil. Sen Fenerbahçe’sin bir kere, Daum gibi kariyeri muhteşem başarılarla dolu olmayan bir hocayı getirmek için seni bu kadar zor durumda bırakacak tazminat maddesi koymak zorunda olmamalısın. Hiç mi görmediniz Beşiktaş’ın Del Bosque’den çektiklerini? Hiç mi akıllanmadınız, hiç mi ders almadınız Aragones ile yaşadıklarınızdan? Sözleşmeye 13 milyon tazminat yazana kadar lig şampiyonluğu 10, Avrupa Ligi şampiyonluğu 25 milyon avro yazarsın, sonra arkana yaslanır olacakları izlersin. Ayrıca 300 milyon bütçem var diye hava atıp 13 milyonu ödeyememek de ne ola ki?

Yöneticiysen kararının arkasında durman gerekmez mi? Sen bu adamı Denizli’de yaşattığı son maç faciasından dolayı sepetlemedin mi? Tükürdüğünü yalar da bu adamı geri getirirsen, o da sana yaptığın hatanın bedelini seninle dalga geçerek ödetir işte Trabzon maçında tek forvetten dahi vazgeçmeyerek; deja vu! Sonra da çıkar “başarılıydık ama şanssızdık” der, yönetim olarak sen de söz birliği yapmak zorunda kalırsın. Hadi Denizli şanssızlıktı, Trabzon şanssızlık olamaz. Olan oldu da, yönetim olarak hala bu hocaya göz yummak büyük Fenerbahçe Camiasıyla dalga geçmekten ve yönetimin net başarısızlığından başka bir şey değildir.

Sayın Aziz Yıldırım, bu camia artık futbolda başarı bekliyor sizden, adam gibi bir hoca, adam gibi transferler istiyor, kürek şampiyonlukları değil (bu arada kürekte kupayı da bir puanla Galatasaray’a kaptırdık geçen hafta). Daum vurdumduymazdır, utanmayacak da siz ne yüzle bu adamı taraftarın önüne çıkartacaksınız? Kombine, taraftar kart, forma satarken insanlara ne diyeceksiniz? Stoch dışında transferde sesiniz soluğunuz çıkmadığı gibi derhal gönderilmesi gereken, altyapıda denense bile kapı gösterilecek olan Güiza hala kadrodaki yerini koruyor. Daum kaldığına göre yine Kazım’ın dilinden anlamayacak, adamı oynatamayacak, Semih ise ya başka kulübe kaçacak ya da yine kulübeye tüneyecek. Daum, sportif direktör Aykut Kocaman ile sorunlar yaşadığını, arkasından gizli saklı konuşulduğunu, yönetimin istediği transferleri yapamadığını açık seçik söyledi iki gün önce. Yeni bir sezona bu huzursuzluklarla başlanacak. Bunları nasıl çözmeyi planlıyorsunuz acaba?

Kaale almadığınız çok belli olan bu cefakar taraftar artık güçlü ve akıllı bir yönetim istiyor, tutulamayacak şampiyonluk sözleri değil. Kulübün dev potansiyelini akılcı kullanıp başarıya çevirmenin zamanı bugün gelmediyse ne zaman gelecek?

Bir yerden başlamak için henüz o kadar da geç değil. Kimsenin bize bu işkenceleri göz göre göre çektirmeye hakkı yok. Daum ve Güiza’yı gönderemiyorsanız, parası neyse biz verelim de öyle gönderin. Yoksa 12. adamı kaybettikten sonra düşünmek için artık çok geç kalınmış olacaktır.

Not 1: Gelin böyle bir kampanya başlatalım, destek verelim. Sesimizi, isyanımızı duyuralım. Gerçekten parası neyse biz Fenerbahçe taraftarları olarak verelim. Yeter ki bunlardan kurtulalım. Bir sezonu daha kaldırıp çöpe atmayalım daha başlamadan.

Not 2: Yazı, işyerinden arkadaşım MegaEmin™ tarafından kaleme alınmıştır.

22 Ocak 2010 Cuma

Tek-Gıda İş'ten Tribünlere Çağrı...

FUTBOL TARAFTARLARI, EMEĞİN SESİNİ STATLARDA YÜKSELTMEYE VAR MISINIZ?

TEKEL işçileri 37 gündür Türkiye’de ezilen, sömürülen işçi sınıfının sesi olmaya, Avrupa yolunda hızlandırılan özelleştirmenin mağduru olarak iş yerlerinin kapatılması ve geçici işçi statüsünde maaşlarının yarı yarıya düşürülüp tüm sağlık, sosyal ve sendikal haklarını kaybederek çalıştırılmalarına karsı soğukta aç susuz direnmeye devam ediyor. 19 Ocak 2010 saat 15.00 itibariyle 100 TEKEL işçisi açlık grevine basladı. Hem Türkiye’den hem de yurt dışından haklı mücadelemize destek çığ gibi büyüyor. TEKEL işçisi tüm olumsuz koşullara rağmen aldığı bu destek ve dayanışma ile hükümete sesini duyurmaya çalışıyor.
Gelin bu sesin gücünü hep birlikte arttıralım, statları dolduran işçilerin sesi ile taleplerimizi ve haklı mücadelemizi daha geniş kitlelere duyuralım. 17 Ocak tarihli Türk-İş mitinginde Ankara’da futbol taraftarlarının desteğini açtıkları pankartlarla gördük. Endüstriyel futbola karsı durusu ile tanınan Forza Livorno da TEKEL işçisine dayanışma çağrısı yaptı ve artık maçlarında enternasyonali TEKEL işçisine atfederek okuyacağını açıklayarak, maçlarda işçilere destek pankartlarının açılması için tüm tribünlere çağrıda bulundu. Forza Livorno, Halkın Takımı, Karakızıl basta olmak üzere bu konuda kendilerine yakışan duyarlılığı göstererek TEKEL işçisinin tribünlerdeki sesi oldukları için tüm taraftarlara teşekkür ediyor,minnetlerimizi sunuyoruz.
TEKEL işçilerinin direnişini Avrupa’da gündeme taşıyan Alerta Network grubuna bize enternasyonal dayanışma sundukları için emeğin adına mücadelenin en zor günlerinde işçilerin selamını gönderiyoruz.

Emeğin yüceliğine inanan diğer tüm futbol taraftarlarını da tribünlerde TEKEL işçisi için dayanışma seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Haydi futbol taraftarları, sizi tüm yüreğinizle desteğe çağırıyoruz, statları dolduran işçiler tüm dünyada haksızlığa, sömürüye karsı birleşsin ve statlar işçinin haklı sesiyle inlesin. Sizler olduğunuz sürece TEKEL İşçisi yalnız değildir, yalnız kalmayacaktır!!!

TEKEL İŞÇİLERİ VE TEKGIDA-İŞ SENDİKASI

2 Ekim 2009 Cuma

Istanbul Icin Isyan Vakti...

Küresel elitler, 28 Eylül – 7 Ekim tarihleri arasında

insanlık ve gezegenin daha fazla sömürülmesiyle ilgili yeni programlarını açıklamak için İstanbul’da olacaklar.

Bizler de onlara şenlikli bir ‘karşı’lama programı hazırladık.

Kapitalizmle ve yarattığı küresel tahribatla meselesi olan herkesi

sokaklara ve İstanbul’u IMF ve Dünya Bankası’na dar etmeye çağırıyoruz!

İSTANBUL İÇİN İSYAN VAKTİ!

28 Eylül – IMF ve Dünya Bankası’nı Karşılıyoruz!

Yer: Tünel Meydanı Saat: 19:30

1 Ekim – Sosyal Güvenlik Yasasının 1. Yıldönümünde Sokaktayız!

Yer: Taksim Gezi Parkı Saat: 11:00

2 Ekim – Kapitalizmin Ekolojik Tahribatına Karşı Küresel Direniş Günü

Yer: Galatasaray Meydanı Saat: 15:00

3 Ekim – Kentsel Dönüşüme, Soylulaştırmaya ve Evsizleştirmeye Karşı Küresel Direniş Günü

Yer: Taksim Meydanı Saat: 15:00

4 Ekim – Kapitalizme Karşı Küresel Ayaklanma Günü

Yer: Tünel Meydanı Saat: 15:00

6 Ekim – IMF ve Dünya Bankasını Durduruyoruz!

Yer: Tünel Meydanı Saat: 10:00

7 Ekim – IMF ve Dünya Bankasını Durduruyoruz!

Otonom Eylemler
Yer: Heryer Saat: Her An

SAHNE SENİN İSTANBUL!