istifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Haziran 2010 Salı
Bir Daha Gorusmemek Uzere...
Etiketler:
basketbol,
Fenerbahce,
istifa,
mahmut uslu,
yonetim
22 Aralık 2009 Salı
Gönderin şu adamı...
Lakin Ankara Atatürk başkadır, en basketbol izlenesi salondur memlekette. İple çekilir Telekom ya da Cumhurbaşkanlığı maçları. Arena denen Zeytinburnu , Kazlıçeşme viranesinden daha samimidir, boğar oyuncuyu. En interaktif salondur, spor sergi zamanlarını kaçırdık belki ama Ankara Atatürk de bambaşka yaşanılası mekandır. Üçlük çizgisi daha yakın, çember daha geniştir, parke özel tasarlanmış, Odtülü mühendislerin katkılarıyla oyun kurucunun her top sektirişinde sesi salonun en ücra köşesine iletir şekilde inşa edilmiştir. Sigaranın dumanını en arkadan üfleyin, masa hakemleri öksürmeye başlar. Mübalağa benim atmosfer başkentindir. Her sene beklenir, fikstürüne bakılır basketbol maçlarının. Fener gelince ayrı bir temaşadır iki taraflı, çünkü Ankara'da zıt kutup olabilecek tek renk yine sarı laciverttir. . 2010 için de en büyük şanstır Ankara'da grup maçları.
Ama "adamlar" vardır sanki şirkete almışlar bizi, içimizden gelmiyor ilk kez maça gitmek. Kendi şirketlerini yönetirken bu derece zararlı adamlarla çalışmazlar, boruları dernek statüsünde olup da asıl sahiplerinin söz hakkının bulunmadığı yerlerde öter. Keyfiyetle yönetilmeye bile razıyız yeter ki niyet iyi olsun. Koç sıfatlı mendeburla bağımızı keseli çok oldu. Hiçbirşeyi çok gördüğüm de yok kendisine. Emeklilik öncesi volisini vurmuş, keyfine bakıyor. Onu orada tutanlarla hesaplaşmak lazım artık. Yedi kat yerin dibinde de olsa Fener aşkıyla coşan, her yere koşan kitle, şimdi çemberden geçen topun en güzel hissedildiği mekana bile gitmeye imtina eder olduysa ... efendiler hareket zamanı... Belli çook derin hesaplarınız var, Ülker'le ya da federasyonla ; verelim neyse parası kurtarın bizi bu azaptan. Tanjeviç istifa etmeyecek onu anladık, kovun arkadaş. Bu adamı koruyacaktınız, arkasında duracaktınız Aragones'in kabahati neydi... B, C planlarınız dillere pelesenk oldu diye adım atmıyorsanız, biz birşey duymadık. Şok gelişmeler bekliyoruz, bir an önce...
Etiketler:
19 mayis,
ankara ataturk spor salonu,
basketbol,
Fenerbahce,
istifa,
tanjevic,
yonetim
19 Aralık 2009 Cumartesi
Mahmut Uslu Fenerbahce'den Ihrac Edilmelidir...
Galatasaray Cafe Crownın cezası 2 maça indirildi
Tahkim Kurulu‚ Fenerbahçe Ülker maçında çıkan olaylar nedeniyle 4 maç seyircisiz oynama ve 40.000 TL para cezası alan Galatasaray Cafe Crownın itirazını görüşüp karara bağladı.
Tahkim Kurulu‚ Beko Basketbol Ligi takımlarından Galatasaray Cafe Crownın seyircisiz oynama cezasını 2 maça indirdi.
Tahkim Kurulu‚ 15 Kasım 2009 tarihinde Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker arasında oynanan Beko Basketbol ligi maçında çıkan olaylar nedeniyle 4 maç seyircisiz oynama ve 40.000 TL para cezası alan Galatasaray Kulübünün itirazını görüştü. Kurul‚ Galatasaray Cafe Crownın seyircisiz 2 maç oynama ve 20.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.
Fenerbahçe icra makamının (Mahmut Uslu'nun fikir babalığında) "seçtirmekle övündüğü" Basketbol Federasyonu Tahkim Kurulu, yukarıdaki kararı almış. Efes Pilsen maçında çıkan olaylar yüzünden 5 maç ceza aldığımız bir ortamda, şu manzara yüz karasıdır.Ayak oyunları yapmaktan, yöneticilik yapmaya fırsat bulamayan ve şimdilerde Fenerbahçe Basketbol Şubesi ile tüm ilişiği kesilmiş gözüken Mahmut Uslu, senelerdir bu utanç tablosunun baş rol oyuncusu oldu. Ne hak savundu, ne de haksızlıklara karşı durdu. O kadar ki gün geldi, sorumlusu olduğu takımın maçına, sırf dümen suyunda yürüdüğü Federasyon Başkanı istemediği için gitmedi.
Aynı Mahmut Uslu, aynı Federasyon Başkanı ile, kim bilir hangi pazarlıklar eşliğinde, Aydın Örs'ü gönderip, Tanjeviç'i takımın başına getirdi. Henüz takım şampiyonluğa giderken tezgahlanıp, sahneye konan bu gizli-saklı-içten pazarlıklı edepsizlik yetmedi, "Nasıl olsa daha çok var" diye düşünüp, 2010 için tek ayak üzerinde onlarca vaatte bulundu.
Neticede Mahmut Uslu, Fenerbahçe'yi öyle bir yükün altına soktu ki yönetim bugün istediği tasarrufları bile vücuda getiremez oldu.
Bizler, Fenerbahçe taraftarları olarak "Fenerbahçe'nin her dinamiği Fenerbahçe'nindir" sanarken, Mahmut Uslu'nun adeta tek başına yarattığı tablo, bunun böyle olmadığını gösteriyor. Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin bir bölümü, alenen Turgay Demirel'in derebeyliği ile yönetiliyor.
Türk Spor tarihinin en büyük badirelerini Fenerbahçe atlatmıştır.
O Fenerbahçe, 1910 yılındaki birleşme toplantısında, kurucu Ayetullah Bey'in ayağa kalkıp, tek başına kalma pahasına zorluğa isyan etme ruhunu taşır.
O Fenerbahçe tarihi, kuruluşundan bugüne tarihsel süreç zarfında, ne işgal kuvvetlerine, ne siyasi erklere ne de olağanüstü yönetim koşullarına boyun eğmiştir.
O Fenerbahçe iradesi, kendine dil uzatmaya yeltenenlerin hepsini silmiş, kendisi baki kalmıştır.
İşte o Fenerbahçe'nin, kendisini pazarlık konusu edecek yöneticiye tahammülü yoktur.
Mahmut Uslu'nun Turgay Demirel ile girdiği bütün hesaplar gün yüzüne çıkartılmalıdır. Futbolda Haluk Ulusoy dönemine atfedilen türlü türlü dolambaçlı işlere emsal durumların, "Fenerbahçe ile Türkiye Basketbol Federasyonu" arasında gerçekleşmesine sebep olan Mahmut Uslu'nun kulüple ilişiği behemehal kesilmelidir.
Başta icra makamı olmak üzere, hiç bir Fenerbahçelinin; bin bir zorlukla kurulup, yaşatılmış bu asırlık camiaya tarihinde görülmemiş ilişkileri yaşatmaya hakkı yoktur. Hiç kimse Fenerbahçe'ye "Aziz Yuvam" diyen müessesan kadroların hatırasını ayaklar altına alamaz. Mahmut Uslu, Fenerbahçe'den ihraç edilmelidir.
Fenerbahçe Taraftarları
8 Kasım 2009 Pazar
Yeter Artik...
Macin sonunda tribunler gerekeni soyledi gerci ama bir kez de biz buradan soyleyelim..."Tanjevic Istifa!!!"
Dip not olarak da etmeyeni, etmeyeni kovmayani diye de ekleyelim...
Etiketler:
amator branslar,
basketbol,
Fenerbahce,
istifa,
tanjevic
5 Ekim 2009 Pazartesi
Sivas'ta Stockholm Sendromu*
4 Şubat 2009 Çarşamba
Reis...
Reis kendi elleriyle, bin bir emekle, buyuk fenerbahce taraftarini arkasina alarak, ailesini bir tarafa koyarak 100. yilda her bransta bu kulube zirve yaptırdı. Hatirlayin 2007 Mayisini, ruya gibiydi. Tamam bu bir ekip calismasiydi, tum camianin payı vardı ama devrimin lideri olarak en buyuk payda onundu. Baskanliginin ilk gununden beri agzindan “Kurumsallasma” lafini dusurmedi. Kulup kurumsallastida. Basin organlari, fenerium, tesisler, arsalar, sponsorluklar, ekonomik yapi vs vs. Yillardir karsisina kimse cikamadi kocaman fenerbahce camiasinda. Onlarca insan kendi gitmek istemesine ragmen birakmadi yakasini. Fenerbahce eski fenerbahce degildi artik. Aziz yildirimin heykeli konusulur olmustu boğazin bir yakasinda. Gun oldu, devran dondu. Baskan ayni baskan; reis ayni reis. Unuttugu tek sey var. Tum bu surecte bugun stada almadigi, pankart astirmadigi, fenerbahce sevgisini burnundan getirdigi taraftari arkasina alarak devrimi gerçekleştirdi.. Tribunde gormek istedigi kombineyi alan, gelen, oturan, sadece izleyen ve giden; her daim soz dinleyen, kibar, efendi, caddeye aşina seyirci ile degil.Bu ikinci kisim devrimin basinda, en zor kisminda piyasada yoktu. Birinci kisimla bu devrim basladi ve buyudu. Taraftar reisi istedigi icin karsina kimse cikamadi. Kabuluz. Taraftar reflekslerine gore kulup yonetilmez. Oyle olsaydi Zico goreve geldiginin 3. ayında kovulmaliydi. Ama taraftar olmadan, taraftara ragmen de kulup idare edilmez. Taraftar sari kadar, lacivert kadar bu kulubun bir parçasıdır.Devrim yine kendi cocuklarini yiyor.
Yönetim İstifa...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
