kadikoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadikoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2011 Pazar

Küçük Rakıda Hile Var!

Mayıs’ın bir’inde, emeğin ve üretenin önünde saygıyla eğilerek başlamak lazım yazıya. Bir de temennide bulunalım; ismini haykırdıklarımız, usta başı Alex başta olmak üzere formamızı terleten tüm arkadaşlarımızı örgütlü görmek isteriz. Diliniz, dininiz, renginiz farklı lakin ne de güzel kardeşliğiniz…

Gelelim bu akşama. Şampiyonluk havasına girmiş Kadıköy, her ne kadar deplasmanlardaki duygu patlamalarından sonra tat vermese de bir ziyareti hakkediyor mabet, Papazın Çayırı’nda son buluşmada yer ayırtabilir Romantikler. Trabzon Avni Aker’de de güzel şeyler var görebilene, beyaz bereli şimdilerde hava muhalefetinden fanilalıları bile Kazım coşturuyor, bir gün merak ederler de kim bu adam diye ararlar, bakarlar sağa daha çok sola diye umutlanıyor insan. Avni Aker stadını bilenler için söyleyelim(!) ekranın sol tarafındaki kalede bir pankart asılıverilmiş, “Günahların takımı Fenerbahçe” diyor, günahıyla sevabıyla gönülçelenimize belin hemen altından vurmaya çalışıyor yine Karadenizli zeka özürlüler.
İkinci yarının başından beri acemice ve canhıraş kafaya takmış Fener’i, oyunu kuralına göre oynama derdinde ne terbiyesizlik varsa sergiliyorlar. Başkanı, ikinci başkanı, başkan olmayanı, teknik direktörü, futbolcusu çeneleri durmuyor ama her sözlerinde rakipleri gibi kirli işlere, masa başı oyunlara başvurmayacaklarını, hakemler hakkında konuşmayacaklarını beyan ediyorlar. Her cümlenin bir “ama”sı olduğunu anımsatmaya gerek yok. İma edilen bir şike var. Hakemler, federasyon Fener’in yanında. Buna inanmak istiyorlar mı? Buna inanarak yoluna devam edebilir mi bir takım? Amaç inanmak değil de inandırmak olmasın? TBF, TVF, TFF alayı bizim yanımızda öyle mi?

Ne zaman şampiyonluğa gitseler yollarına taş koyan biz olduğumuzdan tek dertleri Fenerbahçe, ve bu sene bu kadar yaklaşmışken, Fenerli olmayan tüm yurdum insanının desteğini almışken, kaybetmek ihtimali delirtiyor, bulandırıyor Karadeniz'i. Zannediyorlar ki 100 yıllık çınarın, memleketin tek spor kulübü örneği Fenerbahçe’nin de onlardan başka derdi yok. Sizin aksinize senelerdir Eczacıbaşı’yla, Efes’le, VBGSTT’yle, Arkas’la, Ziraat’le, Botaş’la, Galatasaray’la, Bursa’yla, Beşiktaş’la ve dahi Hacettepe ile mücadelesi var bu kulübün.

Anadolu ihtilalini gerçekleştiren, oligarşiyi titreten, ezilenin yanında olmayı şiar edinen herkesin sempatisini kazanan Trabzon bugünlerde nefretten besleniyor. Bursa’nın, Es-Es’in, Ankaragücü’nün modeli – abisi olmak onlara yetmiyor, Bizansa öykünüyor. İdari olarak Fenerbahçe’yi taklit ederken, camia olarak Fenerbahçe’yi, Aziz Yıldırım’ı hedef alırken, rakiplikte bize, Galatasaray’a, Beşiktaş’a benziyor hatta onları aşıyor; sınır tanımaz bir aymazlıkla paranoyaklaşıyor. Arkasındaki desteğin farkında olarak Fenerbahçe’yi yıkılmaz, yenilmez, statükonun abidesi gibi sunuyor. Bizler Fenerbahçe’yi güçlü diye sevmedik. Şampiyon oluyor diye sevmedik. Ankaragüçlü nasıl aşık olduysa, Karşıyakalı nasıl hatırlamaz, bilmezse ilk aşık olduğu anı bu büyükler için de böyledir. Sen sevimli ol, tokadı vurana diğer yanını dön demiyoruz da bu kadar şeref yoksunu olma. Rakının ufağı güzeldir, metil alkolü yoksa. Senin güzelliğin kalmadı!

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Egreti Gelin...

Sahane olmus bu forma...Kadikoy'e turuncu formadan sonra mor forma ile cikmasini bekliyorum Galatasaray'in...O da olmazsa bir sonraki sene pembe giyer gelirler artik...

5 Aralık 2008 Cuma

Haydi Rastgele...

20 Mayis'da Fenerbahce Sukru Saracoglu Stad'inda oynanacak Uefa Kupasi final maci icin bugun itibariyle on talep toplanmaya baslandi. Bilet fiyatlari 75,100 ve 130 Euro olarak degisiyor, bir de ek olarak her basvuru icin alinan 15 Euro'luk hizmet bedeli var. Bilet satis sayfasina yukaridaki resme tiklayarak ulasmaniz mumkun...

Sayfaya ulastiktan sonra karsiniza cikan formu dolduruyor, bir ciktisini alip belirtilen faks numarasina gonderiyorsunuz. Basvuru faks isleminin gerceklestirilmesiyle tamamlaniyor...Esas bekleyis ise bundan sonra basliyor, cunku bilet sayisindan fazla talep oldugu takdirde 29 Ocak'ta sirayla degil kurayla belirlenecek bilet almaya hak kazananlar. Bilet almaya hak kazanan talihlilerin biletleri ise 15-24 Nisan tarihleri arasi kendilerine kargoyla gonderilecek...

Liverpool-AC Milan CL finalini kacirmanin uzuntusuyle biletler satisa acilir acilmaz siteye atlamamin yukaridaki prosedurden anlasildigi uzere su siradan cuma gunune biraz heyecan katmak disinda bana hicbir faydasi olmadi, sonucta girdim siteye 100 Euro'luk biletlerden 2 adet talebimi yaptim, bundan sonrasi kuraya bakar...Haydi hayirlisi...

28 Kasım 2008 Cuma

Derbi oncesi...

Malum yarin derbi gunu, yavastan havaya girmek lazim. Son senelerde iceride disarida ustunluk sagladigimiz Besiktas ile Kadikoy'de karsilasiyoruz.

Simdiye kadar yapilan 320 macta 2 tarafin da esit galibiyet sayisinin bulunmasi yillardan beri suregelen Besiktas Fenerbahce'yi hep(!) yeniyor laflarinin safsatadan oteye gitmediginin kaniti. Atilan gol sayilarina bakildiginda da Fenerbahce'nin 432 golune rakibinin 403 golle karsilik verdigi goruluyor.

Ancak Besiktas'in Kadikoy'deki maclara diger takimlarin aksine sahaya rahat ciktigi da su goturmez bir gercek. Ozellikle 2001 yilinda simdi Besiktas'in basinda olan Denizli'li Fenerbahce'nin ustuste mac kazanma rekorunu 2 tartismali golle bitirdikten sonra sirasiyla elde ettikleri 0-1, 2-2, 3-4, 2-2 ve 0-0'lik sonuclar bunun bir kaniti.

Yarinki macin sonucunu Besiktas'tan ziyade Fenerbahce'nin performansinin belirleyecegini dusunuyorum, zira Besiktas belli standartlarda oynayan bir takim, Fenerbahce'nin ise dunu bugunune uymuyor maalesef. Gollu bir mac bekliyorum Kadikoy'de, hatta rakibin Nobre'nin ayagindan-veya kafasindan- bir gol bulacagini tahmin ediyorum. Fenerbahcemizde ise Guiza'dan umudu coktan kestigimden yine ne yaparsa Kaptan yapar diyorum.

Mac sonuna dair ise tek bir istegim var, o da;

İnleyennnnn nagmeeeleerrrrr.....