diyarbakır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyarbakır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2009 Pazartesi

Diyarbakır'da Kapanım

Diyarbakırspor Kulübü Başkanı Çetin Sümer, NTV Spor'a yaptığı özel açıklamada son haftalarda yaşanan hakem hataları ve ırkçı tezahuratların devam etmesi sonucu önümüzdeki hafta oynayacakları Galatasaray maçına çıkmayacaklarını söyledi.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25016563/


Başkan dün açıklamasında Bursaspor maçı olaylarında gereken cezaların verilmemesinden, ırkçılığa karşı gereken duruşun sergilenmediğinden bahsetti özetle. Gaziantep maçında da benzer tavırlarla karşılaştıkları için böyle bir karar alınmış. Buraya kadar kendisine hak vermemek mümkün değil, Fenerbahçe'ye iki maç seyircisiz oynama cezası verilirken Bursa'ya verilen ceza daha komik görünüyor şimdi. Hele UEFA, FIFA federasyonlara ırkçılığa karşı en ufak bir taviz vermeyin diye buyururken. Olaylar sadece ırkçı tezahüratlar yani "pekaka dışarı , şehitler ölmez -vatan bölünmez" sloganlarından ibaret değildi. Atılan taşlar ve koltuklardan 10 kişi yaralanmıştı. Maçın ardından başkanlar öpüşüp koklaşmış açılıma selam etmişlerdi. Ey mazlum Diyarbakır'a üzülmüş Bursa'ya ise kızmıştık.

İşin devamı ise daha tartışmalı gelişti , başkan Sümer Gaziantep maçındaki hatem hatalarından da yakındı. Yapılan hataların maça çıkmama kararlarında etkili olduğunu söylüyor. Bursa maçında ve sonrasında önlerinin kesildiğini belirtiyor. İşte burası çok tehlikeli, bıyıktan bu fare geçerse yol olur. Hakemlere kızan sahaya çıkmasın.

Bugün NtvSpor'da katıldığı başka bir programda da yaşanabilecek olaylardan çekindiğini , bu vebali alamayacağını belirtti. Yazılı basında başka türlü haberler de var. Maça çıkacak paramız yok kabilinden laflar da etmiş kendisi. Bir sürü soru akıllarda şimdi. Maçın ardından Bursa'ya 110 bin lira , Diyarbakır'a 40 bin lira ,Ziya Doğan'a 3 maç ceza verilmişti . Üzerinden bir ay geçtikten sonra mı aklınız başınıza geldi. Galatasaray maçına çıkmayacaksınız anladık da nedenini anlayamadık. Daha doğrusu gerçek neden sizin sıraladıklarınız arasında hangisi? Nasıl bir istihbaratla maçta çıkacak olaylardan şimdiden endişe ediyorsunuz. Ne duydunuz, ne biliyorsunuz söyleyin biz de bilelim. Ben de şimdiden bir ihbarda bulunayım 2010-2011 sezonunda kentinizde oynanacak Fenerbahçe maçında olaylar çıkacak (ne de olsa istisnası yok), o maça çıkmayı düşünüyor musunuz? Son sorum: Galatasaray bu dalaverenin neresinde?

İnsanıyla, tribünde yarattıkları atmosferle, Hernepeş'le Diyarbakır sempatik bir takım, olaylı maçlarıyla, Avrupa'ya çıkan yolun taşlarıyla, gaz odaları ve lige çıkışlarıyla ise antipatik. Kürt nüfusunun olduğu illerde her deplasmanda seyirci toplayan ulusal takım gibi karşılanmaları da kimine göre güzel kimine göre çirkin. Neticede acayip adamlar senelerdir beceriksizce yönetiyor bu takımı, çocukça demeçler veriyor , ulema da çanak tutuyor. Başkan bir şey diyorsa doğruymuş , varmış bir bildiği, diyarbakır çok önemliymiş, olayın toplumsal boyutlarıymış dengeler hassasmış... vesaire ...
çıkmayın ulen maça. Sanki bizim için oynuyorsunuz.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Diyarbakır 1 - Fenerbahçe 3

Futbolda sertliğe karşı değilim ancak bunun adı sertlik değil çirkeflikti. Diyarbakır ilk yarıda sert bir savunma anlayışını ve bununla birlikte ileri uçtaki hızlı adamlarıyla kontra atakları hedeflemişti. Bunu da gayet iyi yaptılar. Ama yapılan sert ve zaman zaman da kasti faullere hakemin de çanak tutmasıyla birlikte maçın büyük bölümü gergin bir havada geçti. Hakem verdiği yanlış kararlardan sonra iyice ezildi. Diyarbakırlı furbolcuların her pozisyona aşırı tepkileri tribünleri de provoke etti ve bütün maç boyunca sahaya yabancı maddelerin yağmasına neden oldu. Hakem basiretsizce atılan bu maddeleri görmezden gelmeye çalıştı, dengesiz kartlar gösterdi. Ama herşey kayıtlara geçti. Bu maçtan sonra Diyarbakır'ın kesinlikle ceza alması gerekiyor.

Takıma gelirsek ilk yarıdaki gergin havanın ve sert savunmanın da etkisiyle tamamen etkisizdi. Tek pozisyon, güzel verkaçlar sonucunda gerçekleşti. Emre'nin ters tarafa açtığı güzel topa deparla yetişen ve enfes bir vuruş yapan Gökhan'ın hakkını vermek lazım. İkinci golde yine Emre'nin adam eksilttikten sonra Kazım'a açtığı güzel top ve Kazım'ın düzgün vuruşu güzeldi. Son golde ise Güiza'nın adam eksiltmesi ve her ne kadar kötü pas atsa da Semih'in son gücüyle topa yetişip penaltıya sebebiyet vermesi maçın güzeldi.

Genel olarak bakarsak, defansın bu gibi maçlarda çok zorlanacağını gördük. Belki de daha hızlı olması açısından Bilica'nın Önder'le değiştirimesini bile isteyecek duruma gelebiliriz.

Alex'in yokluğunda ve ilk yarının ardından geçen seneki Fener'i görmedim değil, durarak oynayan. Neyse ki kondüsyon, takımın pes etmeyip yenilgiyi kabul etmemesi ve kanatların da bu sene daha verimli olması maçı kurtardı.

Cristian yine görevini yaptı. Gayet iyi oynadı. Semih ve Santos maçın sonlarına doğru bitti ve çok top ezdiler. Semih'in Alex'in yerinde oynayamayacağını geçen sene gördük. Semih ilerde olduğunda faydalı. Bunu bu maçta da gördük, yaptırdığı penaltı pozisyonundan ve direkten dönen topundan sonra. Alex'in yokluğunda Daum başka alternatifleri de göz önünde bulundurmalı kesinlikle. Emre'nin değiştirilmesi doğru ancak Carlos yerine Santos sahayı terketmeliydi. Ve Uğur Santos'un yerine Özer'de Semih'in yerine daha erken alınabilirdi, skor 3-1 olduğunda mesela. Yaşanan ve yaşanacak olan sakatlıklar ve cezalardan dolayı kadrodaki her futbolcunun her an oynamaya hazır olması gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

İstemiyorum diyorum ama hakkını da vermek lazım, sanırım bugünün en iyisi Kazım'dı. Yaptığı çakallığa ise sövmedim desem yalan olur. Gökhan'ı ve Cristian'ı da iyilerin başına koymak lazım.

Bir de maçın kırılma anı var ki o pozisyonda Volkan kapattığı köşeden şans eseri direkten dönen toptaki hatasını Gökhan'ın çizgiden çevirmesinden sonra kurtararak nerdeyse telafisi olmayan bir hatasını affettirdi.