ligtv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ligtv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2010 Cumartesi

Futbol Ligtv'de İzlenir...

Naklen yayın ihalesinin sonucunu ve devamında sonuc ile ilgili isteklerimizi hali hazırda belirtmiştik; şimdi az biraz durum tespiti yapalım istiyoruz. Romantik Kanaryalar olarak nerdeyse 10 farklı koldan para kazandırdığımız Digiturk, yurdumun dört bir köşesinden gerek evinde ekran başında, gerek kahvede-meyhanede 1 içecek dahil belirli bir ücret karşılığı bize takımımızı senelerce izletti. Ne takımdan ne yayından memnun kaldım orası başka… İhalede ödediği 321 M $ + vergiler ile Digiturk patronu rakibi diye bildiğimiz Doğan medyası tarafından bile yılın futbolcusu seçildi! Türk futboluna karşılıksız bir hizmet var düşüncesi empoze ediliyor…Babasının hayrına bu parayı veren bir amcamız var, elini öpmek gerek. Federasyon çok mutlu , kulüplerin ağzı ayran budalası gibi bir karış açık , yüzde 126 zamma bakmakta… Digiturk bile mutlu…Artışı tüketiciye yansıtmamanın peşindeler, daha fazlası akıllara zarar onlar da farkındalar. Hali hazırda dünyanın en pahalı ilk 6 liginden biri TSL idi, şimdi ilk 5 mi değil mi diye soruyorlar… Ha 6 ha 5, ligimizin neresi bu kadar para eder bunu konuştuk senelerce. Yani seyirci ortalamalarına baksak zaten kalıbımızın adamı olamayız. Toplam değer yaratma , toplam frençayzing desek Ağrı'da 3 forma satınca seviniyoruz... Oyuncularımızın rayiçlerinin çok üstünde kazandıklarından, yabancı futbolcuları etkileyebilmek için Katar paritesinde ücretler ödediğimizden bahsettik hep. Dortmund’un seyirci ortalamalarını gıpta ile takip edip Fener’in dışarıda oynadığı haftalarda TSL’in toplam sayısına büyük eşit olduğuna hayıflandık. Lakin bu ihale , öncesi ve de sonrası gösterdi ki hepimiz bir yanlış hesaptayız… O tribünleri doldur(a)mayan, 80-100 bin nüfuslu ilinde hafta sonu maça gitmekten daha cazip aktiviteler icat eden kitleler aslında bir tercih sahibi. Ülkemizde bu topraklara özgü bir kalem var, ekonominin D eğrisinde; maçları tribün yerine, TV başında izlemeyi tercih eden bir güruh var.Yurtdışından hiçbir talep ve kaynak aktarımı olmadan ihaleyi bu kadar yükseğe çeken bir sessiz çoğunluk var.
Medya fildişi kulesinden AKP’nin nasıl 47% aldığını anlayamadı ise bunu da anlayamadı, anlamayacak. Kendilerine yardımcı olmak boynumuzun borcu. Hep otoparklardan, kadınlar tuvaletinden dem vurdunuz da salonumun baş yerinde parasını veririm sıcacık evimde maçımı izlerim diyen adama kulak vermediniz. O rezil statlarınızda ya hiçbir fasilite yapmadınız, ya da kıytırık ufolarla göz boyayıp 55 milyona bilet satmaya kalktınız. Elin oğlu hedef kitlesini maden işçileri yapıp, kulübü takım yapan , kitlelerle bütünleştiren değerlere sahip çıkıp, stadına centrum’dan 5 kilometrelik bira boru hattı çekerken, para birimi bile icat ederken; siz stadın etrafındaki cazibe merkezlerine , meyhanelere, birahanelere kilit vurdurdunuz. En ucuz maç bileti , öğrenci indirimi nedir bilmediniz.Hala sizi izlemek için dünyanın parasını verecek bir kitle var ama siz bu değirmenin suyunu sağmayı bile Digiturk’e bıraktınız. Bu memlekette de futbolu çok seven ama sadece futbol Ligtv’de diye düşünen bir “çoğunluk” var. Balkonu beleştepe olsa içeride Ligtv’yi açacak bir kitle… Yoksa bu rakamları açıklayamazsınız.Televizyon karşısında maç izlemeyi alışkanlık edinmiş bir toplum, oyunu seven ama statlardan itina ile kaçınan bir toplum… Bunu irdelemeli , içeri girerken 15 günde bir polisin çüküne dokunduğu adama sormalı statlardaki konforu… Öyle 5 maça bir lütfen ziyaret eden değil... Ya da stad dışındaki konforu ... Kurulan aidiyet bağını , misal gidin Malatya'ya orjinal bir Malatyaspor forması arayın, bulunca haber edin geleceğim... Hele şu unuttuğunuz ve artık yok olduğunu sandığınız bedava bilet hadisesi… Avantacılar Sefalardan Sebolardan ibaret değil , maça gişelerden girilen her ortamda beleş biletler elden ele değerleniyor. Elini cebine atan herkesin kendini keriz hissettiği ortamlarda, atlı polislerin uğramadığı diyarlarda ben de haykırayım futbol ligtivide izlenir, zira bilet alıp stadyumda izlerken enayi gibi oluyoruz…

Şimdi hayretler içinde izliyorsunuz. Karamehmet oturmuş nasıl da kendinden emin, üj bej artırıyor ,sallamadan alıyor bu ihaleyi. Ne kulüpler birliği, ne TFF , ne o ihaleye girenler bu değeri yaratanlar ; fiyatı yukarı çeken biziz dostlar… Her turlu rezilliği ile stada gitmesek de televizyon başında bu işkenceyi çekenler... Anlayacağınız bu sene şampiyon yine taraftar…

14 Ocak 2010 Perşembe

Gözümüz Aydın

TFF'nin düzenlediği yayın ihalesi az önce sonuçlandı. Lig maçlarının naklen yayın haklarını içeren A paketini 321 milyon dolarla yine Digiturk aldı. Yani 2014'e kadar evimizde mevcut kutularla yaşayacağız. Türk Telekom A grubunu kazanırsa ne yapacağını açıklamamıştı tam olarak, TRT ile bir işbirliği ama nasıl? Altyapısı hazır olan , halihazırda müşteriye sahip Digiturk beklenildiği üzere ihaleyi kazandı.

İhale öncesi yorumlar genelde 300 milyon dolar üstünde yayıncı kuruluşunun kar etmesinin zor olduğu yönündeydi, nitekim şimdi herkes tüketicinin ve de yayıncı kurluşun beline kuvvet gibisinden açıklamalar yapıyor. Zaten oldukça pahalıya seyrediyorduk, yerini şimdiden yapıyorlar gelecek sezon daha da pahalı olacak.

Sadece bir Fenerbahçeli olarak değil bir futbolsever olarak Digiturk işkencesini senelerdir çekiyorum. 4 yıl daha mahkum olmuş durumdayız; ama teknik olanaklara sahip bir şirket sadece ufak değişikliklerlegönlümüzü alabilir. Umudumuz olmasa da tekrarlayalım. Mesela su Şansal , Erman, Bahri , Ömer, Deniz ... bu ekipten derhal kurtulun. Ekibi yenilerken de mutlaka bir IQ testi yapın. Kırşehirli hemşerimiz Musa Çözen artık kati suretle kadın, kız peşinde kamera koşturmasın. Futbol izleyicisi olarak 90 dakika kadınsız bir hayat istiyoruz(tabi ki ekranda). Maçlar başlarken herhangi bir banka ya da şirket takımımıza , rakibe , bana, sana başarılar dilemesin; bayramımızı kutlamasın. Tribunlerin uzerine iğrenç tekniklerle animasyon ya da photoshop reklamlar eklemeyin. ekranın altında arabalar vınlamasın, tüpler yuvarlanmasın. 90 dakikalık keyfimiz var sanal reklamlarla içine etmeyin. Dakika skor yazan zımbırtıların boyunu küçültün, takım logolarını seyretmek istesek resmini duvara asarız. Ekranın her köşesinde bir amblem iliştirmeyin. Bir de mümkünse yakın çekimleri sadece tekrarlarda verin, top oyunda olduğu sürece pilot kameradan bizi ayırmayın.

Siz üzerinize düşeni yapın , üstüne zam yapın. Helali hoş olsun. Ama aynı işkenceyi 4 yıl daha çektirmeyin.

Bu arada ihale sonucunda 1.Lig yayın haklarını TRT, mobil hakları içeren C paketini ise Türk Telekom kazandı. En azından haftada 3 yerli maçı şifresiz izlemek de mümkün olacak.

9 Aralık 2009 Çarşamba

Buyuk Baskan Bizi Birakma!!!

Duydugumuz, okudugumuz ve ogrendigimiz kadariyla tum baskanlar, Aziz Yildirim'in Kulupler Birligindeki gorevine devam etmesi gorusunde birlesiyorlar ve eh nihayetinde de 2010 Ocak sonuna kadar goreve devam etme kararini aliyor; Fenerbahce'nin haklarini savunabilmek icin bu gorevden ayrildigini aciklayan Aziz Yildirim. Kanimca uzerinde detaylica dusunulmesi, etraflica irdelenmesi gereken bir nokta burasi.

Hepimizin malumu, eger ilgili kurullar basarabilirlerse yeni yayin ihalesi yapilacak. Bu ihalede 5 temel gucten soz edebiliriz; bunlar TFF, Kulupler Birligi, mevcut yayinci kurulus, yeni katılımcılar ve futbolu iktadari icin kullanmaya en az Franco kadar hevesli Adalet ve Kalkinma Partisi (ortada TRT-Telekom ortakligi dedikodulari donerken kimse mevzu bahis partinin bu ihaleden uzak duracagi yalanini soylemesin).

Seffaf bilancolari ile, para sihirbazi kuluplerimizin tamami icin bu ihale buyuk onem tasiyor. Bunlarin bir cogu gelecek yillarin yayin gelirlerini bile harcamis durumdalar. Hal boyle iken, buradan kuluplere akan paranin durmamasi, mumkunse artirilmasi hayati oneme sahip; bu durum en kucugunden en buyugune kadar gecerli. Tum baskanlar farkinda ki bu ihale surecinden maksimum kazanc elde edebilmeleri icin tek ses tek yurek olmalari gerekli; hem TFF'ye hem yarismaci firmalara karsi. Kurnazlarin hepsi cok iyi biliyor ki, Turkiye sartlarinda bunu saglayabilmenin en onemli gerekliligi, gerektiginde karsi tarafla catismayi goze almaktir. Federasyonu herkes karsisina alabiliyor, bunu gecmisten bugune defalarca gorduk. Burada kritik nokta LigTV'yi ve dolayisi ile futbolda geldigimiz noktanin bana gore en buyuk sorumlulari olan Sansal ve Erman'i karsisina alabilmek. LigTV'nin goruntuleri nasil manipule edebilecegini, istedigi yonde nasil kullanabilecegini hepimiz biliyoruz. Iste burasi herkesin gecmeyi goze alamayacagi kirmizi cizgiyi olusturuyor. Sansal ve Erman'in bu cizgiyi asacak kulup veya yoneticilere karsi ellerindeki gucle her turlu cirkefligi yapabilecegini herkes az cok biliyor. Dolayisi ile ihale surecinde bunu goze alabilecek karakterlere ihtiyaci var kuluplerin.

Bir donem Aziz Yildirim baskanligindaki kulupler birligi yapilacak olan ihale ile ilgili alt bir limitten bahsetmisti; tam rakami hatirlayamiyorum. Hemen akabinde ilk Maraton programinda Sansal ve Erman asgari ucretten, krizden, ulke ekonomisinden girip, ulkedeki kuluplerin ne kadar kotu yonetildiginden cikmislardi; o gun o programda ne bir hakem ne de bir hakem hatasi konusulmamisti; belki de bir ilkti Maraton tarihinde.

İhale surecinde olusabilecek rekabet sartlarina gore belki LigTV ile papaz olmak bile yetmeyecek ; devlet erkaniyla bile kafakafaya gelmek ihtimal dahilinde. Bu kismini simdilik burada birakalim...

Velhasil kelam, mevcut birinci lig baskanlari cok iyi biliyorlar ki tum bu riskleri goze alabilecek, inandigi dogrular uzerinden kuluplerin haklarini catir catir savunabilecek, bu yolda da ne Sansal ne Erman tanimayacak tek kisi Aziz Yildirim'dir. Adnan Polat ve Yildirim Demiroren dahil hicbiri tum bu tehlikeleri goze alip bu isi beceremez. Hicbirinin gucu, kudreti, camia icindeki durumu bu riskleri goze almasina izin vermez. Adnan Polat lisecilerle, Yildirim Demiroren Carsi ile ugrasirlarken, ustelik de kongre yilinda ne Sansal'i ne de Erman'i (yani LigTV'yi) karsilarina alamazlar. Sansal ve Erman da en buyuk tehlikenin Fenerbahce'den gelebilecegini bildikleri icin sezon basindan beri Aziz Yildirim mesgul olsun diye yanli yayin ve goruntu akisi sagladilar. Bunu da bir nebze basardilar diyebiliriz. Aziz Yildirim da cikip "Fenerbahce'nin haklari icin kulupler birliginden ayrilacagini" beyan ettigi an en cok sevinenler Sansal ve Erman oldular. Ancak bu beyanat Aziz Yildirim'i da uzun vadede zor durumda birakabilir. Eger hakem hatalari, kotu saha sonuclari ve 2 aydir suregelen ortam devam ederse, kendi camiasindan Aziz Yildirim'a "once Fenerbahce'nin haklari gelir" temelinde elestiriler baslayacaktir. Antiparantez, erkek basket takiminda Turgay Demirel'in koltugu ve mustakbel Fiba Baskanligi, ve de Tanjevic'in yipranmamasi ugruna Fenerbahce'nin cikarlari bekletiliyor ve bu konuda rahatsizliklar eskiye gore daha acik sekilde belirtilmeye baslandi. Aziz Yildirim burada yaptigi hatayi, ihale surecinde futbol takiminda da yaparsa kendisi icin sonun baslangici bile olabilir. Zaten taraftar desteginin, henuz toplu sekilde tribunlerde dile getirilmese bile onemli olcude sekteye ugradigini hepimiz biliyoruz.

Fenerbahce Spor Kulubu'nun ihale surecinde aktif rol almasi, mevcut ve gelecekteki cikarlari icin onemli ve gereklidir. Turk spor kuluplerinin ortak cikarlari icin onculuk etmesi ise tarihi misyonunun geregidir. Gerekirse futbolun ruhunun icine eden Sansal ve Erman gibilerle, LigTV gibi kurumlarla catir catir mucadele edilmelidir (bugune kadar bunun en cetin orneklerini yine Fenerbahce Spor Kulubu ve taraftari verdi). Ama her zaman Fenerbahce Baskani icin oncelikli olan Fenerbahce'nin cikarlaridir. İhale sureci tamamlandiktan sonra -tabi tamamlanabilirse- ne gecmisin izleri tam olarak silinecektir, ne de herhangi birsey farkli olacaktir. Yine iki kulubun baskani, isimleri ne olursa olsun yemekler yiyip kupalari paylasacaklardir. Yine birisi cikip "elimde belgeler var, kume dusersek aciklarim, yer yerinden oynar" deyip kumede kalacak ve sonsuza dek susacaktir. Bugun tum kulupler Aziz Baskan bizi birakma derken bile kendi cikarlari icin bunu soylemektedir. Bir de en kotusu varki, bu ulke toplumuna olan inancimi bile sifirlar; Sansal ve Erman, ihale kaybedilse bile, yeni yayinci kurulusta yerlerini alirlar. İste bize de o zaman, internette ses kaydi dolasan Ahmet Meriç Galip abimiz olmak düser ki olmeden once yapmak istedigim 5 seyden biri de odur...