cibona zagrep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cibona zagrep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2010 Perşembe

Avrupa'da 6'lıyı Tutturduk...

Euroleague'de bir geceyi daha çifte zaferle kapatırken iki takımımız da gruplarındaki 6. galibiyetlerine ulaştılar. Gecenin ilk maçında kadın basketçilerimiz yoğun maç trafiğinin de etkisiyle son periyotunda oldukça zorlandıkları karşılaşmada Rivas Ecopolis'i 79-77'lik skorla geçerken, Taurasi maçın son saniyelerinde aldığı faulle maça bir kez daha damgasını vurdu. Bu galibiyetle Euroleague'de 6'da 6 yaparak "tek yenilgisiz takım" ünvanını korumaya devam etti kadın basketbol takımımız. Yalnız yoğun maç trafiğinin özellikle fazla süre alan isimlerde üzerindeki yıpratıcı etkileri daha da belirginleşmeden bazı isimlerin dinlendirilmesinde yarar var, muhtemelen bu haftasonu oynayacağımız lig maçında koç Ratgeber Nevriye, Taylor ve Taurasi gibi isimlere çok fazla forma şansı vermeyecektir.

Gecenin ikinci maçı ise grubun henüz galibiyet alamayan tek takımı olan ve yaşadığı mali sıkıntılardan dolayı genç oyuncularıyla mücadele veren Cibona Zagrep'i konuk ettik Sinan Erdem'de. Salonu dolduran 15000 seyircinin de desteğini arkasına alarak maça çok iyi bir başlangış yapan takımımız maçın sonuna kadar kazanma isteğini parkeye yansıtınca salondan 100-70 gibi farklı bir skorla galip ayrıldı. Bu karşılaşmayla ilgili sevindirici olan noktalar; koç Sphaija'nın genç oyuncular Erbil ve Maxim'e süre vermesi, taraftarın Euroleague maçlarına geç de olsa hakettiği ilgiyi göstermesi ve yavaş yavaş takımın Vidmar'sızlığa alışmaya başlaması oldu. Siena'nın da Rytas engelini farklı geçmesiyle averajla grup ikinciliğindeki yerini koruyan erkek takımımız, 7.hafta sonunda İtalyan ekibiyle birlikte Euroleague'deki 24 takım içerisinde Top 16'yı garantileyen iki takımdan biri olma başarısına da imza attı.

29 Ekim 2010 Cuma

Euroleague'de Deplase Keyifler...

Dün gecenin ilk mücadelesinde erkek basketbol takımımız Zagrep deplasmanındaydı. Euroleague'deki ilk maçından galibiyetle ayrılan Fenerbahçe adına Barcelona ve Siena maçları öncesinde gruba 2'de 2 ile iyi bir başlangıç yapmak önem taşıyordu. Elbette ki bu maçın Hırvat oyuncular Ukiç, Tomas ve ilk koçluk deneyimini Cibona ile yaşayan koç Neven Sphaija açısından ayrı bir önemi vardı. Maç genelinde başabaş bir oyun oynansa da maçın son anlarını iyi oynayarak maçı 68-73 kazanmayı bildik. Rakipte beklenildiği üzere Bogdanoviç ve Stipçeviç ön plana çıkarken takımımız adına Ukiç ve Kinsey performansları ile dikkat çeken isimlerdi.
Erkek takımının maçının bitmesiyle yeni istikametimiz FBTV oldu. Euroleague'de ilk karşılaşmasına çıkan kadın basketbol takımımız Madrid deplasmanında Rivas Ecopolis karşısındandaydı. Maça iyi başlayan İspanyol ekibi farkı bir ara 12 sayıya kadar çıkardıysa da ilerleyen dakikalarda önce maça ortak olduk ve daha sonra da maçın 3.periyotunda öne geçmeyi başardık. Oyuna maçın başından beri ağırlığını koyan Nevriye ve Penny'e son periyotta Taurasi'nin performansı da eklenince maçı 82-91 kazanmayı başardık. Hiç şüphesiz bu üçlünün 77 sayı-23 ribaund-8 asistlik rüya gibi katkısı maçın kazanılmasında en büyük rolü oynadı. Madrid ekibi ise maç genelinde içeriden Paris ve Bonner, dışarıdan ise Valdemoro ile etkili olduysa da bu oyuncuların çabası maçı kazanmalarına yetmedi.

Kadın basketbolcularımız Euroleague 2. maçında 3 Kasım çarşamba günü Caferağa'da bir başka Hırvat takımı Gospic Crotia'ı ağırlarken, erkek basketbolcularımız gruptaki 3. maçında perşembe günü Palau Blaugrana'da grubun ve Euroleague'in favorisi Barcelona ile karşılaşacak.

13 Şubat 2009 Cuma

Dirilis...

Macin kalite kismina girmeden soylemek gerekirse tek kelimeyle "harika" bir galibiyet oldu. Maci Orka'nin da israrlariyla Fenerbahce Bayan Basketbol takimimizin yeni kocu Haydar Kemal Ates'in de ortagi oldugu Cizgi Bar'da - yoksa eski bar yeni meyhane mi desek- izledik. Gerci ben ucagin rotar yapmasi dolayisiyla macin ancak 2.yarisinin basina yetisebildiysem de ilk yari skorunu gordugumde skor anlaminda pek de birsey kaybetmedigimi anladim. O yuzden macin ilk 2 periyodu hakkinda ne yazsam QTM tadinda olacagindan o kismi atliyorum :)

3.periyoduyla beraber dahil oldugum macta ilk dikkatimi ceken yine iceri top indirmekte zorlaniyor olusumuzdu, hatta hucumda pas trafigimiz topun sadece disaridaki 2 oyuncu arasinda yakan top misali gezmesinden ibaretti. Oyle ki Giricek'in eline 3-4 dakika boyunca top degmedi. Biz boyle hucum ederken Cibona ne yapiyordu peki? Acikcasi onlarin da hucumda topu daha iyi cevirmekten ve iceriye top indirmekten baska pek farkli bir sey yaptigi yoktu. Fakat bu noktada direncli bir savunma gosteriyor olmamiz macin dengede gitmesini sagladi. Bu arada caktirmadan da farki azaltip maci kafa kafaya getirmeyi basardik. Ceyregin ortalariyla birlikte takimimiz macin sonuna kadar yukselerek devam edecek ivmeyi Mirsad'in hem hucum hem de savunmadaki liderligiyle yakalamayi basardi. Bu hareketlenmenin sonucu olarak 3.ceyrek skoru sirasiyla 9 ve 13 sayiyla kapattigimiz ilk 2 ceyregin aksine bizim lehimizeydi, 16-19.

4.ceyrekle birlikte savunma direncini arttiran ve bunun yanisira hucumda da daha akilli oynayan bir Fenerbahce izledik, bu ceyrekte macin kirilma noktalarindan bir tanesi Cibona kocunun alan savunmasina gecmesiydi. Cibona'li oyuncularin faul problemine de girmeleriyle birlikte sahadaki 5'in sık rotasyonu da Cibona'nin oyununu bozan etkenler arasindaydi. Bu ceyrekte attigi 24 sayiyla hucumda ilk 2 ceyrekte attigi toplam rakamin uzerine cikan bir Fenerbahce vardi, savunmadaki performansi da belli bir standarta oturtup Prkacin'in 1'e 1'lerine de care bulunca mac sonunda 10 sayilik lehimize bir fark skor tabelasindaydi.

Macla ilgili dikkatimi ceken birkac ayrinti var, bunlardan bir tanesi Green'in takimin cift haneli sayilara ulasan 3 oyuncusundan biri olmasi ve savunmadaki performansi, digeri de Tanjevic'in sure dagilimini onceki maclardaki kadar dengeli yapmayi tercih etmeyip Green, Omer, Mirsad ve Giricek'i uzun sure sahada tutmasi.

Bu macta gerceklestirdigi double-double ile Mirsad 3.haftanin rankinginde Alba Berlin karsisinda 30 sayi-11 ribaundla oynayan Ersan Ilyasova'nin ardindan 2.sirada yeraldi. Top16'da ilk 3 mac sonundaki istatistiklere bakildiginda ise Ranking-Sayi ve Ribaund kategorilerinde Mirsad Turkcan 1. sirada yer aliyor. Bu arada mac izlerken hepimizin dikkatini ceken bir ayrinti vardi, gerek zeminde gerekse de oyuncularin kollarinda yazan "46664 - it's in our hands" yazisi. Euroleague, kuluplerin, oyuncularin ve hakemlerin Nelson Mandela'nin HIV/AIDS ile savas kampanyasina destek olmasini istediginden boyle bir uygulamaya gitmis ve kampanyanin onumuzdeki 2 haftada oynanacak maclarda da devam edecegi aciklanmis.