28 Kasim 2009 Cumartesi gecesi kac Fenerbahceli ufaklik uzgun ve aglamakli gozlerle uyudu, oynanan oyun ve alinan skorla kac Fenerbahceli'nin sinirleri alt ust oldu sayisini bilemeyiz, tespit de edemeyiz. Hangi sofralarda, alkol esliginde ne tur cozum onerileri ortaya konuldu, ne sonuca varildi bilemeyiz, ogrenemeyiz. Mutlu olunabilecek basit bir cumartesi aksami, kalbinde sari lacivert sevgiyi tasiyan kac kisi abandone oldu acaba, kac cumartesi gecesi kaybettik Fenerbahce sevgisiyle ya da? Kaybederiz arkadas, kime ne? Ama biktim artik, “Sen niye uzuluyorsun ki, parayi kazanan onlar?” sorusunu duymaktan. Seviyorum lan Fenerbahce’yi, anlayamazsiniz, anlamaya da calismayin. Golge etmeyin yeter. Siz benim Fenerbahce’yi sevdigim gibi bir kadini sevebilir misiniz, onu dusunun. Sen sevebilir misin deyip kontra yapmaya da kalkmayin. Sevdik iste vakti zamaninda, simdi hani neredeler?Oynayip parayi kazananlara gelince; hakkini verene, formasina, kendisine ve taraftara saygi duyana bizim de saygimiz sonsuz. Aktif spor hayatini sonlandiran futbolcular ikiye ayrilir benim gozumde. Unutulmayanlar ve unutulmaya calisilanlar...