Eminim ki Mesut'u ıslıklayanlar daha iki ay öncesinde bizim katılamadığımız Dünya Kupasında Alman gazeteleri Mesut'tan övgüyle bahsederken nice gururlanmışlardır.Her farklı düşüncenin ve tercihin 'vatan hain'liği ilan edildiği bu toprakların çocukları ne de olsa gurbetçiler de bu yüzden pek de şaşırmamak gerek olanlara.1. Dünya Savaşından beri çok şeyler değişmiş.Artık 'Almanlar yenilince biz de yenik sayıldık' dönemi geçmiş gitmiş,Almanlar kazanınca biz yenik sayıldık bu sefer.Ancak görünüşe göre asıl kazanan Mesut oldu.Dünya kupasında parlayan yıldızı Madrid semalarında ışıldamakta şimdilerde.
Benim asıl derdim ya Mesut bir 'vatan haini' değil de 'milliyetçi' bir vatansever olsaydı,Fatih Terim'in davetini büyük bir gururla kabul etseydi...
Her milli maçı bir Kurtuluş mücadelesi edasıyla oynayan,başında bir teknik direktörden çok birliğine ölmeyi emreden bir komutan olan takımda nasıl bir şaşkınlık yaşardı acaba.Sakin yüz ifadesiyle basit ama etkili bir futbol oynayan bu genç adam kendi bildiklerini bırakıp süngüsüyle saldırır mıydı acaba düşmana yoksa o sakin ifadesine biraz da şaşkınlık ekleyip 'Hani buraya futbol oynamaya gelmiştik' diye mi düşünürdü .Topu takım arkadaşına verdikten sonra süratle boş alana mı kaçardı yoksa kaçmak yerine içimizdeki 'İrlandalıları,Costa Rikalıları,Maldivlileri' mi aramaya koyulurdu.Bu genç yaşında kazandığı başarıyı şimdi yapabildiği gibi profesyonelce taşır mıydı omuzlarında yoksa 'Kıskananlar çatlasın' diye tempo mu tutardı coşkuyla.Bireysel hatalarla kaybedilen bir maç sonrasında rakip oyuncuları soyunma odasına kadar kovalayabilir miydi öfkeyle?
Bizim gibi olabilir miydi Mesut?