1954 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1954 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2009 Salı

Ferenc Puskas

Ferenc Puskas
Born: Kispest 2 April 1927
Died: Budapest 17 November 2006

PLAYING CAREER
Kispest Athletic Club/Honved, 1939-1956
358 goals in 349 Hungarian Championship matches
Leading Goalscorer 1947/48, 1949/50, 1950, 1953
Hungarian Champions 1949/50, 1950, 1952, 1954, 1955

Hungary, 1945-1956
83 goals in 84 international matches
Olympic Champions 1952
World Cup Finalist 1954

Real Madrid, 1958-1967
154 goals in 179 Spanish Championship matches; 35 goals in 39 European Cup matches
(324 goals in 327 matches, all conmpetitions)
Leading Goalscorer 1959/60, 1961/62, 1962/63, 1963/64
Spanish Champions 1960/61, 1961/62, 1962/63, 1963/64, 1964/65
Spanish Cup Winners 1962
European Champions 1959, 1960, 1966
World Club Champions 1960

Spain, 1962
4 matches
(Ferenc Puskas-Captain of Hungary-An Autobiography)

Gerçekten inanılmaz rakamlar ve inanılmaz bir kariyer. Sayılar birçok şeyi ifade etse de Puskas'ın hayatından bahsederken gıyabında birkaç noktaya daha değinmek gerekiyor. Bunlardan ilki Amarilla'nın da bir önceki yazıda bahsettiği tarihi İngiltere-Macaristan maçı. 25 Kasım 1953'te Wembley'de oynanan ve 6-3 Macaristan'ın üstünlüğü ile sonuçlanana İngilizlerin sahalarında Britanya dışından bir takıma yenildiği ilk maç.

Scorers:
England: 13' Jackie Sewell 1-1, 38' Stanley Mortensen 2-4, 57' Alf Ramsey 3-6
Hungary: 1' (90 seconds) Nándor Hidegkuti 0-1, 20' Nándor Hidegkuti 1-2, 24' Ferenc Puskás 1-3, 27' Ferenc Puskás 1-4, 50' József Bozsik 2-5, 53' Nándor Hidegkuti 2-6

"We thought we were the masters, they were the pupils - it was absolutely the other way" Sir Bobby Robson (o zamanlar 20 yaşında bir delikanlı)

İkinci sırada İsviçre'de düzenlenen 1954 Dünya Kupası var. 1952 Helsinki Olimpiyat Şampiyonu olan Macarlar kupanın en güçlü favorisi. Kupanın iki finalisti Batı Almanya ve Macaristan, Türkiye ve Kore ile birlikte 2. grupta yer alıyorlar. Macaristan grubu lider olarak tamamlarken Batı Almanya bizi play-off maçında 7-2 yenip 2. olarak gruptan çıkıyor. Daha sonra, Macaristan, Brezilya ve Uruguay'ı safdışı bırakarak finale yükseliyor. Batı Almanya ise, Yugoslavya ve Avusturya'yı eleyerek finalde Macaristan'ın rakibi oluyor.
Maça hızlı başlayan Macarlar Puskas ve Czibor ile 8.dakikada 2-0 öne geçiyorlar ancak Almanlar çabuk toparlanıyor ve Morlock ve Rahn'ın golleriyle 18 dakikada skoru 2-2'ye getiriyorlar. Rahn 82'de bir kez daha fileleri havalandırarak durumu Almanlar lehine 3-2'ye getiriyor ve malesef ki finali Almanlar kazanıyor. (Puskas maç sonunda Almanların kaptanı Fritz Walter'i tebrik ederken)

Üçüncü sırada ise illa ki ve pek tabi ki Puskas'ın Real Madrid'teki günlerine de değinmek gerek. Burada da başka bir efsane Alfredo Di Stefano çıkıyor karşımıza. "Sahada gölgeleri birbirine karışıyor" denilen bu ikili gelmiş geçmiş en uyumlu hücum hattı olarak gösteriliyorlar. Glaskow`da oynanan 1960 Şampiyon Kulüpler Kupası final maçında Eintracht Frankfurt`a Di Stefano 3, Puskas 4 gol atıyor ve maç 7-3 bitiyor. Futbol hayatına River Plate'te başlayan "sarı ok" lakaplı Arjantinlinin, Real Madrid forması altında 58 avrupa kupası maçında attığı 49 gollük rekor ancak 2005 yılında Raul Gonzalez tarafından kırılabildi.

Son olarak bir önceki yazıda geçen "futbol dilencisi" tabiri üzerine acaba dedim, Eduardo Galeano, Puskas'ı, Macaristan milli takımını ve Di Stefano'yu izlemişmidir? :)
Tüm Uruguaylılar gibi ben de futbolcu olmak istedim. Doğrusu çok da güzel oynuyordum, hatta harikaydım bile denebilir; ama yalnızca geceleri rüyamda. Gündüzleri, ülkemin sahalarındaki çarpık bacaklı oyunculardan en kötüsü bendim. Taraftar olarak da pek iyi sayılmazdım. Yıllar geçti ve kimliğimi kabullenmek zorunda kaldım: Ben basit bir 'iyi futbol dilencisiyim'. Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum: "Tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen!" Güzel bir oyun gördüğüm zaman da bunu sağlayanın hangi takım ya da hangi ülke olduğuna bakmaksızın bu mucize için şükranlarımı sunuyorum. (Eduardo Galeano-Gölgede ve Güneşte Futbol)