27 Şubat 2010 Cumartesi

Caniniz Sagolsun...

Fenerbahce: 85 - Spartak Moskova: 87

Bir kez daha statunun azizligine ugrayarak Final4'un kapisindan donuyoruz ama turnuvanin favorisi karsisinda kizlarimizin verdigi mucadele ayakta alkislanacak cinsten. 38 sayiyla oynayan Taurasi'yi ve 26 sayisinin yanina 19 da havatopu ekleyen Fowles'i biraz frenleyebilsek, 3.periyotunu 15 sayiyla onde kapattigimiz bu maci kazanip Final4 sansimizi 3. maca tasimak isten bile degildi. Euroleague'lerde hakemlerden yana olan sanssizligimiz bu macta da devam etti, gerci Murat Murathanoglu'nun konuyla ilgili aciklamalarindan sonra bunun sanssizlik oldugunu dusunmek fazlasiyla naiflik olur.

Hep diyoruz ya "yenilsen bile macin sonunda sirilsiklam olsun o forma" diye, iste giyilen formanin hakkini vermek, mucadele etmek, pes etmemek, formayi terden sirilsiklam olacak duruma getirmek bu. Hal boyle olunca da verilen bu mucadeleyi gorunce soylenecek tek bir soz kaliyor; "Caniniz sagolsun kizlar!"

26 Şubat 2010 Cuma

Always...

Dun gecenin en guzel anlari...Telsim tribununun emekcileri Cefakar Kanaryalar, Vamos Bien ve Unifeb'den yine muhtesem bir koreografi. Hazirlanan 1500 sopali ve Star Wars temali dev pankart tarifsiz. Emegi gecen herkesin ellerine saglik...

Maci ozetlemek gerekirse "There was a disturbance in the force..." demek yeter herhalde...

Credits:Cahit Binici.

25 Şubat 2010 Perşembe

Daum Der Ki #4

"İlk defa 'Niye oynamadı' soruları olmayacak. Kaleci hariç 10 sağlam futbolcumuz var. Diğer bir sağlam oyuncumuz Deivid, o da yedekte oturacak. Sağlam oyuncularımızın hepsi ilk 11'de yer alacak."

24 Şubat 2010 Çarşamba

Previously on Fenerbahce...

- Futbol takiminin gecirdigi bu tramvatik donemde kendileriyle ilgili yazmaya dogruyu soylemek gerekirse elim gitmiyor, zaten yazilacak seyler yaziliyor, soyleniyor bircok platformda. Gelin en iyisi ben size futboldan degil, bu telasede arada kaynamasina gonlumun razi olmadigi amator branslardan bahsedeyim, yazinin sonlarina dogru da haftaya dair birkac soz soyleyip, yine nacizane birkac tavsiyede bulunayim. Sadece sunu soylemeden gecmeyeyim, son zamanlarda futbola ve tribunlere dair en mutluluk verici olay yonetimin gec de olsa dogruyu bulmasi ve lig maclari icin kale arkasi bilet fiyatlarinin 55TL'den 22TL'ye indirilmesi. Yalniz yakinda Aziz Yildirim yuzunden olumu gosterip sitmaya razi etmek bir yonetim tarzi olarak isletme okullarinda okutulmaya baslanirsa da sasirmayacagim,

- Subat ayinin basinda yazdigim "Ortaya Karisik" yazisinda, futbolda ve erkek basketbolda kupa hasretine son vermeyi dilemistim, ilk dilek gectigimiz hafta sonu gerceklesti ve erkek basketbol takimi 43 yillik bir aradan sonra Turkiye Kupasi'ni muzemize goturmeyi basardi. Kupanin bir baska anlami da basketbolcularin sampiyonluk yolundaki en onemli rakipleri olan Turk Telekom ve Efes Pilsen'i sirasiyla once ceyrek finalde sonrasinda da yari finalde elemesiydi,

- Genis kadronun da etkisiyle kupa boyunca oynadigimiz maclarda farkli isimlerin on plana ciktigini gorduk. Cuma gunu Turk Telekom karsisinda 3 periyot boyunca sıkıntı yasayan takima yari final yolunu acan isimler basta Kaptan Mrsic olmak uzere Semih, Ukic ve sakatligi dolayisiyla cok fazla sure alamamasina ragmen oyunda kaldigi sure icerisinde oyuna her yonuyle katkida bulunan Emir Preldzic'ti,

- Yari finaldeki rakibimiz ise daha 1 hafta once lig macinda 19 sayi farkla maglup ettigimiz Efes Pilsen'di, elbette kimse bu macin ligdeki gibi kolay olmasini beklemiyordu hele ki bir gun once Turk Telekom karsisinda macin son anlarina kadar mucadele verilmisken. Mac beklendigi gibi buyuk cekisme icinde gecti ve farkin 4. periyotta bir ara 10 sayiya kadar cikmasina ragmen maci kazanan taraf tipki bir onceki macta oldugu gibi Fenerbahce'ydi. Bu macta Fenerbahce adina one cikan isimler Kinsey, Semih ve Ukic olurken macin ilk periyotunda Ukic'in Kerem'i yerlerde surundurdugu ankle-breaker'i uzun yillar hatirlanacak guzellikteydi,

- Cemal Nalga skandali sonrasinda Galatasaray'in yerine Turkiye Kupasi'na katilma hakki kazanan Mersin BSB ise buyuk bir surprize imza atarak finalde Fenerbahce'nin rakibi oluyordu. Kagit uzerinde tartismasiz favori Fenerbahce olmasina ragmen parkede isler boyle yurumedi. Oldukca cekismeli gecen 4 periyotun ardindan genis ve tecrubeli kadrosuyla erkek basketbolcularimiz kupaya uzanan taraf oldu. Bu macta ozellikle kisa oyuncularimiz gosterdikleri performansla dikkat cekerken Ukic, Kinsey, Greer ve Emir Preldzic final macinin etkili isimleriydi.

- 43 yil sonunda gelen kupanin seromonisiden akilda kalanlar ise Kaptan Mrsic'in taraftarlarla paylastigi madalya ve kupa fotografina giren Red Foxes kizlariydi,
- Senelerden beri Euroleague'de Final4'un kapisindan donen Bayan Basketbol takimimiz ise sali gunu oynadigi Euroleague ceyrek final ilk macinda turnuvanin favorisi Spartak Moscow Region karsisinda 90-79'luk skorla sahadan maglup ayrildi. Euroleague veda etmemek ve seriyi 3. maca tasiyabilmek icin 26 Subat Cuma saat 19.30'da Caferaga'da oynanacak maci kazanmamiz sart. Tur zor da olsa deplasmandaki macta alinan skor umit verici, en azindan bu maci kazanip Final4 sansini son maca tasimak takimin kendine guveninin artmasi acisindan faydali olacaktir,

- Alistigimiz uzere bayan voleybol takimi 3-0'larina devam ediyor. Hafta icerisinde Indesit Sampiyonlar Ligi'nde 12'li play-off karsilasmasinda ilk maçta 3-0 yendigi Romanya temsilcisi Metal Galati'yi Istanbul'da yine aynı skorla maglup ederek 6'li play-off'a yukselmeye hak kazandi Sari Melekler. Bu turdaki rakibimiz ise grup maclarinda 2 kere maglup ettigimiz Dinamo Moskova'yı -bana gore surpriz bir sekilde- eleyen bir diger Rus takimi Zarechie Odintsova oldu. Haftasonu oynanan Ankaragucu karsilasmasi da yine tahmin edilecegi uzere 3-0'lik skorla tamamlandi ve Sari Melekler ligdeki yenilgisiz liderliklerini bu hafta da devam ettirmis oldular,

- Okuyun: Kuyucakli Yusuf - Sabahattin Ali - Yapi Kredi Yayinlari,


- Izleyin: "They Live (1988 - IMDB: 7.0/10)" - "Itaat et, boyun eg, evlen ve ure, tuket, televizyon izle ve uyu"

- Gectigimiz hafta uzun zaman sonra halisahadan boynu bukuk ayrildik, cuma gunune kadar toparlanmak gerek,

- Twitter yetmezmis gibi bir de Buzz cikti basimiza, Google yakinda bizim mahallede tekel bayii falan acarsa sasirmayacagim,

- Alkolik'le birlikte 20 Subat'ta TEK EL'den Bes Koldan Sakarya Caddesi'ndeydik, gunun sonunda Izmir Dev-Lis'ten aldigimiz sari-lacivert atkilar cumartesiyi olumsuzlestiren hatiralar olarak koleksiyondaki yerlerini aldilar,

- Ilk Nokta'da 2.Kis Indirim Gunleri baslamis durumda ve kitaplarda %45'e varan indirimler var, degerlendirmeli,

- Degerlendirmeli diyorum ama bir taraftan da evde okunmayi bekleyen bir dolu kitap var, bir de yeni doneme merhaba dedik okulda ki o da ayri sıkıntı,

- Bu arada kadinlarin neden evlerini biblolarla,heykelciklerle dosediklerini anladim. Biraz tuzlu ama salonun baskosesine yakisir, malum ev doseyenler var aramizda, tiklayin gelsin,

- ve son olarak: Aldous Huxley/Cesur Yeni Dunya'yi Ziyaret (1958) - sonucta cogu erkek ve kadin yetisince koleliklerini sevecek ve devrimi asla duslemeyecektir...

23 Şubat 2010 Salı

Defense 101 (Introduction To Defense)/ Chapter II

Bir önceki dersimizin konusu; savunmadayken duran topları nasıl uzaklaştıracağımızdı. Bu konuda topu geldiği yöne vurmamız gerektiğini söylemiştik fakat Wederson arkadaşımız dersimizi dikkatle dinlememiş olacak ki; Bursaspor ile oynanan kupa maçında kornerden gelen bir topu yine onsekizin göbeğine doğru uzaklaştırdı. Bereket o pozisyon gol ile sonuçlanmadı.

Bugünkü dersimizin konusu ise onsekize kanatlardan gelen rakip takım oyuncusunu nasıl karşılayacağımız. Eğer topa müdahale etmemiz mümkün değilse; rakip takım oyuncusunu karşımıza alıp, ilk olarak onun hamle yapmasını bekleyeceğiz ve mümkün olduğunca yerden müdahaleden kaçınıp ayakta kalmaya çalışacağız; Uche'nin yıllarca yaptığı gibi. Zaten adam hayatında bir defa kayarak müdahalede bulunmaya çalıştı onda da ayağı kırıldı.. Ortada olan bir topa bodoslama dalıp (bkn. Bilica) Bursaspor kupa maçındaki gibi penaltıya sebep vermeyeceğiz. Adama bir nevi eskortluk yapacağız adamı kaçırmamak şartıyla.

En önemli dersimiz ise; hayatımız boyunca yaptığımız hatalardan ders almaya çalışacağız, aynı hatayı bir daha yapmamak için özen göstereceğiz. O zaman da Bilica'nın dünkü maçta yaptığı hataya düşmeyiz: Bir önceki maçta sol kanatta Volkan Şen'e bodoslama dalıp penaltıya sebep olmuştuk dünkü maçta da aynı yerde aynı adama bodoslama ayak numaramızı göstererek çift vuruşa sebep olduk. Zaten olanlarda ondan sonra oldu.

NOT: Galatasaray ve Beşiktaş yenildiğinde ağızlarını açmayan ama Fener yenildiği zaman söz birliği etmişçesine sürekli espriler yapan arkadaşlarıma ve iş arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Bugün ve Bugün...

Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına.
Daha dün doğmuşuz sanki
Yeni okula başlamışız
Yeni sevmişiz

Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına
Yarın bitecek sanki her şey
Yarın ölecek gibiyiz.

Daha doymamışız yaşamasına
Günlerimiz dün bir, bugün iki
Sakın bir şey bırakma yarına
Yarın yok ki.

Ö.A

18 Şubat 2010 Perşembe

Lille 2 - Fenerbahçe 1

İki haftadır gülmeyen yüzümüz bugün de gülmedi. 2-1’lik skor dünyanın sonu değil. Tercih edilmese de mağlup olacaksan gol at tek farklı mağlup ol, elemeli maçların kuralı bu. Lakin Zico’nun oyun tutan, ülkede ve de ülke dışında kendi oyununu oynayan takımını hatırladıkça geriye gittiğimizi gördük. Top çıkaramayan, tutamayan, oyuna hükmedemeyen bir takım izledik. Grup maçlarındaki serinkanlı takım gitmiş iki pası yapamayan Fenerbahçe geri gelmişti.Yok bu Daum’un takımı da değil olsa olsa Denizli’nin sıfır çeken takımı.


Volkan’dan başlamalı önce. Rüştü abisini aratmıyor önemli maçlarda hep yüreğimiz ağzımızda, on yıl sonra güven verir o da bize nasip olmaz. İlk golde ayakta kalsa , topuğuna çarpacak şut.
İkinci de kalesinde dursa yeter. En kötüsü aynı hata ile kaybettirdiğin bir şampiyonluk var senin, artık sahip çık kalene, terk etme zaruri olmadıkça.

Savunma zaten Allaha emanet, hocanın ilk stepne stoper tercihinin Deniz olması da tartışılır. Bekir ve Önder gibi bu bölgede oynamaya daha alışkın adamlar var kadronda ve baskı yapan bir takıma karşı ilk tercih Deniz, yine de diğer alternatiflerin muhteşem olmadığını düşünürsek çok da üstüne gitmemek lazım. Lakin forvette bu tip maçların adamı denen Guiza’ya 90 dakika nasıl tahammül edebildi anlamak mümkün değil. Diego’nun tabiriyle baban olsa atmaz o pasları sana. Bir golcü ne ister, pas ister. Pozisyona gireyim ister. Al da at ister , ister ister de
top gelince de Allah ne verdiyse der. Kezman’ı aratıyor bu Guiza, ilk topta Alex’e iadesi tam küçük Emrah’lık. Kendine güveni olan golcü o pası aldığında gol gol diye aş erer. Guiza pas veriyor. İyi niyetinden sual olunmaz da bazen bu gönül gol istiyor kardeeeş. Alex o pasları misal Preko’ya atmış olsa senelik 15 asist ortalaması olurdu sana 30 . Adam Nobre’yi kral yaptı , gel gör ki kaderi Kezman’la , Guiza’yla terbiye olmakmış. Din bilimcisi olurum diyordu bu sabırla hidayete erer, eren olur .

Cristian’a söyleyecek sözüm yok, Selçuk’un hakkını yiyor bu adam.
Gören Xavi zanneder , bu kadar süreyi bir tek o alıyor. Cezalı değilse her maç ilk 11, daha bir numarasını görmedik. Emre dışarı çıkıyor Cristian sahada, Alex dışarı Cristian dursun. Maldonado’nun suçu neydi arkadaş.

Arızalar ve arızalı adamlar bildiğimiz gibi, bu
maça etki eden ekstralar Emre’nin Alex’in etkisizliği,ve Özer’in formsuzluğuydu . Gökhan Gönül biz konduramasak da bayadır kötü oynuyor. Santos’un oyunu herşeye rağmen sevindirici. O gamsız hali bu maçlarda işe yarıyor.

Kağıt üstünde güzel görünen bu skorla eve avantajlı döndüğümüzü düşünenler
yoktur herhalde , bunun nedeni de Lille’in çok hızlı bir takım oluşu. Bilica’nın, oynarsa Lugano’nun hızlarını düşünürsek , açık alanda düştükleri durumları da hatırlarsak işimiz zor. Oyunu tutan , rakibi uyutan bir oyun lazım, kulakları tıkayıp Fener bir şey oynamıyor denilen zamana dönmek lazım.Yana pas, garanti oyun, kaptırırsak herkes topun gerisine. Araya bir tane sıkıştırıp geçmek gerek bu turu. Aman gol lazım diye yüklenirsek fena.


Milli Takımda Guus Hiddink Dönemi

Sevgili Guus yeniden hoşgeldin...
Benim hafıza zayıf, pek hatırlamıyorum ama kendisi 90-91 sezonunda Fenerbahçe'yi çalıştırmış hatta sezonun ilk maçında Aydınspor'dan altı tane yemişiz. Kalede de Yaşar varmış.

Umarım milli takım performansı böyle olmaz. Her ne kadar biz millet olarak zor olsak da Hiddink başarılı bir teknik adam ve mutlaka ki Türk Futboluna, bizlere katacağı çok şey olacak. Ama önce Terim'in bıraktığı kötü izlerden kurtulması gerek.