Az once Banvit maci oncesindeki roportajinda Nedim Karakas'in soyledigine gore dun antremana katilmayan Solomon, gerekli tespitler yaptirildiktan sonra kadro disi birakilmis. Solomon'un antremana cikmayisinin altinda yatan nedenler nelerdir? Tanjevic'in bunda katkisi ne olcudedir? Durumun ciddiyetine bagli olarak acilabilecek bir yabanci kontenjanina alinacak bir 4 numarayla daha dengeli bir takim kurulabilir mi? Ve daha bir suru soru...Bekleyelim bakalim kokusu cikar yakinda nasil olsa...
31 Ekim 2009 Cumartesi
Solomon Kadro Disi...
Az once Banvit maci oncesindeki roportajinda Nedim Karakas'in soyledigine gore dun antremana katilmayan Solomon, gerekli tespitler yaptirildiktan sonra kadro disi birakilmis. Solomon'un antremana cikmayisinin altinda yatan nedenler nelerdir? Tanjevic'in bunda katkisi ne olcudedir? Durumun ciddiyetine bagli olarak acilabilecek bir yabanci kontenjanina alinacak bir 4 numarayla daha dengeli bir takim kurulabilir mi? Ve daha bir suru soru...Bekleyelim bakalim kokusu cikar yakinda nasil olsa...
29 Ekim 2009 Perşembe
Allah Belanizi Versin....
Etiketler:
ceza,
derbi,
federasyon,
Fenerbahce,
futbol,
galatasaray,
pfdk
Bugun Bilet 5 TL...
Tanri'nin Eli Bu Kapagin Altinda...
Etiketler:
bira,
guney amerika,
maradona,
meksika,
tanrinin eli
28 Ekim 2009 Çarşamba
Yeni Vidmar
Vidmar'ın ilk 5 başlayıp, ilk periyot sahada kaldıktan sonra gözükmemesine alışmıştık. Tanjeviç onu gerekli şekilde fırçalar ve yüzüne de maç boyu bakmazdı. Şimdilerde biraz pahalı bir Vidmar'ımız daha oldu. Kıtada geçen sezonun en heyecan verici transferlerinden Gordan Giricek sağlığına kavuşup yeni (ve en iyi) transfer gibi gözlenmekteydi tarafımızdan . Zira onun sağlık sorunları kaçan şampiyonluğun mazeretlerinden birisiydi. Önce Efes karşısında unutuldu, oldukça iyi bir maç çıkarırken görünmez oldu. Takımın hücum edemediği dakikalarda sahaya adımını bile atmadı. Sonraki maçlarda 2 uzatma daha gördük ancak ilk çeyrekler dışında Giricek'i sahada göremedik. Böyle bir adamın özgüvenini yitirmesini başarmak zor bir iştir ama Bogdan kararlı. Sonuçta takım Euroleague'de deplasman galibiyeti aldı koç yine haklı! Asvel'in Erdemir'den pek bir farkını göremesek de 2 puanı vermişler bize.Umarız Giricek bu hafta zorlu Banvit maçında verilen sürede iyi işler yaparak kendini ispatlayıp, koçun gözüne girebilir!
Etiketler:
basketbol,
euroleague,
Fenerbahce,
giricek,
tanjevic
Soda, Her Derde Deva...
Derbinin uzerinden 3 gun gecmesine ragmen, gorunuse bakilirsa halen maglubiyeti sindiremeyen, hatta isi Carlos'a yumruk atan Keita'yi kahraman ilan etmeye kadar goturecek suursuzlukta kilavuzlari da Erman Toroglu olan genis bir kitle var. Hani macin oncesi ve sonrasinda stadta yasananlara tanik olmasam teror, provokasvon vs. diye aglamalarina inanacagim neredeyse. Gerci arada bir de tecavuz mecavuz diye yazanlar oldu ki, dogruyu soylemek gerekirse ben de 10 yildir Fenerbahce'nin Kadikoy'de Galatasaray'a yaptiklarini tanimlayacak daha dogru bir kelime bulamiyorum. Bunun adi dupeduz tecavuzdur, gerisi ise laf-u guzaf...Hazimsizlik problemi cekenlere tavsiyemiz bellidir, yok sagol almayalim diyenlere ise en azindan sisesini verelim belki asagidaki 61'lik amcadan ilham alirlar...
Etiketler:
derbi,
Fenerbahce,
galatasaray,
soda,
Taraftar
26 Ekim 2009 Pazartesi
Fenerbahçe 3 - Galatasaray 1

10 senedir aynı tarife. Geldiler, alacaklarını alıp evlerine dönüyorlar, mosmor...Bir mahsun mor menekşe, ağlıyor mu ne?
Tüm takımı, teknik ekibi ve tabi ki taraftarı kutlamak lazım. Maçın başından sonuna kadar kontrolü elinde tutan, iyi mücadele eden, pozisyonlar bulan ve sonuna kadar maçı hakeden taraftık.
Volkan'a pek iş düşmedi bu maç zira Galatasaray'nin doğru düzgün pozisonu bile yok. Defans ve defansın önündeki orta saha gayet başarılıydı bugün.
Alex 2 golle süper bir dönüş yaptı ve takımı sırtladı. Baroni ve Emre orta alanda rakibi ısırmaya ve topun bizde kalmasını sağlamaya devam ediyorlar.
Kazım ilerde rakip defansı hayli yordu. Ama Carlos gibi biraz akıllı olsaydı özellikle ilk yarıda uzun toplarla bire bir yakaladığı defans oyuncularına karşı ilk hamleyi yapmak yerine bekleseydi ya onlar hata yapacaklardı ya da kartlık fauller yapacaklardı. Franco'nun iki hatalı vuruşunda yaptığı presle onu hataya zorlayan Kazım'dı.
Vederson solda Carlos ile uyumlu oynadı ve ilk golde güzel bir asist yaptı. Daha fazlasını sağ kanatta Mehmet Topuz'dan bekliyorduk ama ilk yarı pek etkili değildi Mehmet. Ama 2. yarı daha etkili oldu ve son golde güzel bir asist yaptı.
Santos girdikten sonra etkili oldu, geçen haftalardaki berbat görüntüsünün aksine. Aynı şekilde Güiza da kolay golleri kaçırıp daha zorlarını atsa da girdikten sonra sahada arkadaşlarının verdiği mücadeleye omuz verdi.
Maç son dakikaya kadar heyecanını korusa da daha öncesinde skoru rahatlatacak fırsatları yakaladık ancak gole çeviremedik. Oysa maçın hemen başında belli olduğu üzere rakip sahada 5-10 dakika kurulacak bir baskı eninde sonunda golü getirecekti. Ama Galatasaray'in golünden sonra bir 10-15 dakika takım istemsiz olarak skoru korumak ister gibi geri yaslandı ama Keita'nın atılmasıyla bu durumda son buldu ve sonrasında rahat pozisyonlar geldi bizim adımıza.
Maçın hikayesini, yolculuğuyla, öncesiyle, sonrasıyla, kısacası tüm detaylarıyla maçı yerinde izleyen ve şu anda dönüş yolunda muhtemelen sızmak üzere olan genç ihtiyarlara bırakıyorum ve maçtaki güzelliklerin birkaçıyla bitiriyorum yazıyı...
Tüm takımı, teknik ekibi ve tabi ki taraftarı kutlamak lazım. Maçın başından sonuna kadar kontrolü elinde tutan, iyi mücadele eden, pozisyonlar bulan ve sonuna kadar maçı hakeden taraftık.
Volkan'a pek iş düşmedi bu maç zira Galatasaray'nin doğru düzgün pozisonu bile yok. Defans ve defansın önündeki orta saha gayet başarılıydı bugün.
Alex 2 golle süper bir dönüş yaptı ve takımı sırtladı. Baroni ve Emre orta alanda rakibi ısırmaya ve topun bizde kalmasını sağlamaya devam ediyorlar.
Kazım ilerde rakip defansı hayli yordu. Ama Carlos gibi biraz akıllı olsaydı özellikle ilk yarıda uzun toplarla bire bir yakaladığı defans oyuncularına karşı ilk hamleyi yapmak yerine bekleseydi ya onlar hata yapacaklardı ya da kartlık fauller yapacaklardı. Franco'nun iki hatalı vuruşunda yaptığı presle onu hataya zorlayan Kazım'dı.
Vederson solda Carlos ile uyumlu oynadı ve ilk golde güzel bir asist yaptı. Daha fazlasını sağ kanatta Mehmet Topuz'dan bekliyorduk ama ilk yarı pek etkili değildi Mehmet. Ama 2. yarı daha etkili oldu ve son golde güzel bir asist yaptı.
Santos girdikten sonra etkili oldu, geçen haftalardaki berbat görüntüsünün aksine. Aynı şekilde Güiza da kolay golleri kaçırıp daha zorlarını atsa da girdikten sonra sahada arkadaşlarının verdiği mücadeleye omuz verdi.
Maç son dakikaya kadar heyecanını korusa da daha öncesinde skoru rahatlatacak fırsatları yakaladık ancak gole çeviremedik. Oysa maçın hemen başında belli olduğu üzere rakip sahada 5-10 dakika kurulacak bir baskı eninde sonunda golü getirecekti. Ama Galatasaray'in golünden sonra bir 10-15 dakika takım istemsiz olarak skoru korumak ister gibi geri yaslandı ama Keita'nın atılmasıyla bu durumda son buldu ve sonrasında rahat pozisyonlar geldi bizim adımıza.
Maçın hikayesini, yolculuğuyla, öncesiyle, sonrasıyla, kısacası tüm detaylarıyla maçı yerinde izleyen ve şu anda dönüş yolunda muhtemelen sızmak üzere olan genç ihtiyarlara bırakıyorum ve maçtaki güzelliklerin birkaçıyla bitiriyorum yazıyı...


Etiketler:
alex,
derbi,
ezeli rekabet,
Fenerbahce,
futbol,
galatasaray,
tsl
25 Ekim 2009 Pazar
Yıllar yılı, dert yolunda...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



