selçuk sahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selçuk sahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2010 Perşembe

Genç Semih ve Arkadaşları...

Fotoğraf 2004-2005 sezonunun forma tanıtımından. Volkan 23, Tuncay 22, Mahmut, Serkan ve Semih ise 21 yaşındalar. 2003-2004 sezonu Daum yönetiminde ve PVH'nin önderliğinde şampiyon olarak tamamlanmış, Şampiyonlar Ligi'nde yer alacak takımın formaları için de Adidas yeniden kesenin ağzını açmış. O zamanın Ümit Milli Takımı'nın çekirdeğini oluşturan gençlere de forma tanıtımında modellik yapmak düşmüş.

Sezonun ilerleyen haftalarında takıma önce Alex De Souza, ardından da devre arasında Nicolas Anelka katılacak. Avrupa'da seneler sonra şubat ayı görülecek ancak Zaragoza bahar aylarını görmemize engel olacak. Ezeli rakibin 100.yılında Olimpiyat Stadı'nda oynanan ve farklı kaybedilen kupa finalinin intikamı, Serkan Balcı'nın Ribery'e kelepçe taktığı maçta Selçuk Şahin-Nobre işbirliğiyle gelen golle ve Kadıköy'de atılan şampiyonluk turuyla alınacak.

Şimdilerde ise artık "Genç"ten ziyade "Nöbetçi Golcü" sıfatıyla anılan Semih sarı-lacivertli formayla golleri sıralamayı sürdürürken Volkan ve Selçuk da bu formayı terletmeye devam ediyorlar. Fotoğraftaki diğer isimlerden Serkan Balcı, Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra gittiği Trabzonspor'da istikrarlı performansıyla başarıyı yakalayarak takımının temel taşlarından birisi olmuş durumda. En sağda ve en solda yer alan iki Sakaryalı arkadaşın kariyerleri ise birbirlerine zıt yönde ilerledi. Çakma Carlos Mahmut Hanefi Fenerbahçe'de dikiş tutturamayıp Anadolu takımlarını turladıktan sonra kürkçü dükkanı Sakaryaspor'a dönerken, kankası Tuncay Fenerbahçe forması altında kaptanlığa kadar yükseldi fakat bu formayla bayrak adam olmak yerine İngiltere'nin yolunu tuttu ve Premier League'in Coulibaly'si oldu. Son olarak formasını giydiği Stoke City'den ayrıldıktan sonra yeni durağı neresi olur bilinmez ama Fenerbahçe taraftarı için bir daha asla fotoğraftaki Tuncay olmayacağı aşikar...

13 Ekim 2010 Çarşamba

Selçuk mu? Mehmet mi?

Blog ahalisi arasında uzun zamandır konuşulan bir konu bu, Emre’nin yanında kim oynasın, Selçuk mu Mehmet Topuz mu? Bir tarafta başını benim çektiğim ve azınlıkta bulanan (belki de sadece benden oluşan) Selçuk oynasın diyenler, bir tarafta da Diego, Tarjeta ve HoAmca’dan oluşan grup.

Selçuk’un sakatlanması ile birlikte sanırım bu haftadan itibaren Topuz’u Emre’nin yanında goreceğiz ön liberoda ve kıyaslama yapmak biraz daha kolaylaşacak. Topuz geldiğinden beri, geçen sene Sami Yen’deki Galatasaray maçı ve bazı maçların belirli bölümleri hariç ön liberoda fazla görev yapmadı. Hatırlanacağı üzere Topuz Galatasaray maçında gayet başarılı bir performans göstermişti ve sanırım Topuz oynasın diyenler de o maçtaki performansını değerlendirerek onun oynaması taraftarı. Fakat deplasmanda oynadığımız bu karşılaşma genel anlamıyla orta saha mücadelesi şeklinde geçen bir maç olduğundan ve orta sahada oynayanlardan beklenen sadece yeterince koşmaları ve mücadele etmeleri olduğundan dolayı o maçın yanıltıcı olacağı kanaatindeyim. Esas önemli olan, orta sahanın pas yapması, topu hızla oyuna sokması veya oyunu açması gerektiren durumlarda Topuz’un ne yapacağıdır.

Örneğin Kadıköy’de 0-0 giden ve maçın sonlarının yaklaştığı bir maç düşünün. Topuz’un ayağına gelen o topu, en kısa zamanda ve en uygun yere Selçuk’tan daha iyi atabileceğini sanmıyorum-Kadıköy’de alışkın olduğumuz homurtular bu sefer yine duyulacaktır-. Ayrıca bana göre Selçuk’un oyun zekası, fiziği, hava toplarındaki hakimiyeti -Selçuk’un attığı kafa golleri var ama Topuz’un kafayla attığı hiçbir golü hatırlamadığım gibi, altı pastan kaçırdığı birçok pozisyon hatırlıyorum- Topuz’dan daha iyidir. Topuz’un Selçuk’a göre en büyük artısı ise şut çekme yeteneğidir. Haa, en iyi oynadığı maçta bile Selçuk’un gereksiz yere top kaptırıp kalemizde pozisyona sebebiyet verdiği çok olmuştur ama bana göre başka bir seçenek yoksa ön liberoda Selçuk’u Topuz’a tercih ederim.

Umarım, bu hafta ve ondan sonra gelecek haftalarda Topuz ön liberoda iyi bir performans gösterir de ben de bu düşüncelerimde yanılmış olurum.

10 Temmuz 2009 Cuma

Selçuk ve Volkan

Selçuk'a lafım yok ama Volkan'a Ziyaaaa'nın abisine yaptığı "bak giderim, gidersem gelmem" muamelesini Fener'e yapması sinirlerimizi bozmadı değil. Gidersen ekime gitmezsen kasıma kadar dedik. Denebilir ki Volkan da fedakarlık yapmıştır Fener'de kalmak için ve bu doğru da olabilir. Ki hakettikleri parayı da almalı tabi ki futbolcular ama bulunduğun yerde mutluysan ve de Fenerbahçeli de olduğunu idda ediyorsan bu kadar uzatmamalısın.
Neyse hayırlı olsun.

Bu konuya benzer olarak şu sıralar Lugano'nun da geri dönmek istediği yazılıyor. Başkan istemiyoruz demiş geyiklerini bir kenara bırakalım bence Lugano'nun istediği 4 milyonun yarısını keseceksin teklifini öyle sunacaksın bundan sonra. İstemezse yine gidip İtalyan kulüpleri ile anlaşabilir. Ha Lugano 2'den fazla hakediyordur o ayrı mevzu. Hadi bir 0,5'te bizden olsun 2,5 olsun...