edu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2010 Çarşamba

Akın var , güneşe akın

Diego yazmıstı güne başlarken daha afyonum patlamadan okudum; bir Edu röportajı ile başladık güne, akabinde Milliyet gazetesine Haberturk eklendi "Yok Artık Fener, Fener'e Fifa'dan tokat gibi cevap" başlıkları altında Bilica'nın cezasına yapılan itirazın reddedildiğini duymuş olduk... Hani müebbete çarptırılsak, yargıtaya temyize gitsek de reddedilsek bu kadar olur. Tokat gibi cevap olmuş... Hangi siteyi , sayfayı açsak aynı, Sabah Akşam farketmiyor... şirkete gelmiş pokerci gibi dolandım tüm gün... Her gazete aynı... Semih'le Guiza'yı yanyana çekmişler altına ver veriştir. Nasıl olsa soran yok... Yoruma açık olmayan tek Fener haberi Emre'nin Almanya'ya gidişi bugün. Misal Sabah'ın Gassaray muhabirinden hallice ombudsmanı Orduspor'a çıkan kırmızının Kadıköy'de çıkamayacağıundan dem vurmakta. En son kendisini Arda Messi mezatında gördüğümüzden ciddiye almıyoruz; lakin tüm gazetelerde bir akın var anlamıyoruz. Akşam'ından Sabah'ına, muhalifinden yandaşına açın bakın 12 Ocak'ta gazeteler ne yazmış... Akın var...Güneşe akın...

Evet nedense biz kazandıkça adileşen , Fener lider olunca kalitesi düşen liginizde lideriz ; Europa Lig denen anlamsız organizasyondan lider çıkmışız; tek anlamı, bedeli ve de hedefi olduğumuz Türkiye Kupası'nda en boktan maça bile tam kadro çıkıyoruz, devam ediyoruz. Evet yetinmiyoruz... Ne yönetimden, ne basından, ne topçumuzdan ne hocamızdan memnun değiliz; bilet fiyatlarından tutun da, yayıncı kuruluşundan, köşe yazarına; satılık kalemlerden, alınmış yetkililere yedi cihana sövmekteyiz. Başka türlü bir şey istiyoruz... Bambaşka şeylerin peşindeyiz... En yükseğe ulaşmak için hep birbirimizi yemekteyiz.

Lakin biz kendi evlatlarımızı yerken, bokunu çıkaran bu medyadır, Edu ile RC ile senkronik sövgü röportajları yapıp , Lincoln'e uğramayanlar; en akil futbol yorumcusu geçinip de tüm meziyetlerini salt Daum'a sallamakta gösterenler... En devrik cümlemizin öznesi olasıcalar... Neymiş efendim Daum'un ofansif orta saha da olabilir demesi Özer'e, Topuz'a bir mesajmış... Ulan daha dün Spaletti'ye, Ferguson'a 4-6-0 için övgüleri siz yağdırmıyor muydunuz... haftalarca Daum'un Özer'i oynatmayacağını buyuran Demirkol hazretleri şimdi oynattı ama artık oynatmayacak kabilinden saçmalıyor... Neymiş hücuma dönük orta saha demiş... vay anasını... Hep akıllı siz hep aptal sarı lacivert... Bazen düşünüyorum altı üstü bir oyun ben abartıyorum diyorum... ya da hakkaten bir kumpas var ve o kadar acemice sergileniyor ki... ciddiye alasımız gelmiyor...

Efendiler, hepinizle görüşeceğiz. Evet biz sövüyoruz, kendi topçumuza , başkanımıza, hocamıza biz kızıyoruz. Aykut'umuza biz soruyoruz... her tarafı eğri de olsa bu takımın, forması dümdüz çubukludur... Güneşe akın var... biz zaptedeceğiz... şimdi birlik olmak zamanıdır... güneşin zaptı yakın...

12 Ocak 2010 Salı

Edu ve Diğerleri

Yolun sonunu gören, ülkesine dönüp memleketimin güzide gazetelerine boy boy ropörtajlar veriyor. Yok Fener böyleydi, yok Başkan böyleydi, yok takımda arkadaşlık yoktu.

Şimdi de Edu efendi çok değerli açıklamalar yapmış. Aziz Yıldırım'dan başkasının sözü geçmiyormus, Aykut Kocaman da kimmiş, sözleşmesini fesh etmiş kulüp, parası varmış alacak, ameliyat paraları ödenmemişmiş, yok herkese haksızlık yapılıyormuş (herkes dediği de kendisi, Appiah, Maldonado, Josico, Aurelio, Aragones ve Carlos'muş) vs. vs. vs.

Okuduğum kadarıyla ropörtaj burada.

Daha başka biryerlerden teyit etmeden okuduklarımın doğru olduğunu varsayarak yazıyorum bu yazıyı. Zira okuyunca kan beynime sıçradı.

Daha öncede belirttik bir kulüp futbolcusuna sahip çıkmalı, eyvallah. Ama sonuçta futbolculardan, herkesten üstün birşey var ortada o da kulübün kendisi. Kulübe bir faydası dokunmayan eylemler kişiler ya da herhangi başka birşeyin de zamanı geldiğinde sonlandırılmasından doğal da birşey yok.

Uzatmayayım aslında. Edu demiş ki kulüp bana haksızlık yaptı. Paranı ödemediyse, ameliyat masrafları vereceğim deyip vermediyse haksızlık yapmış kulüp sana, evet. Git hakkını ara. Ama şunu da söyleyeyim oynadığın sürece oynadığının hakkını fazla fazla aldın. Kulübe bir fayda sağlamayacağın dönemde de kulübün seninle olan sözleşmesini iptal etmek istemesinden doğal ne var. Onlar da öyle yapmışlar zaten. Ki takıma verdiklerin ortada. Sonuçta vazgeçilmez bir adam da değilsin. Sen gidersin başkası gelir. Ne yani Linderoth gibi paranı ödeyip senin de yıllarca iyileşmeni mi bekleyecektik? Yabancı sınırlaması olan bir memlekette bundan saçma birşey olur mu? Yine de beklerdik bir PVH ol, bir Alex ol, bir Lefter ol, Şeytan Rıdvan ol, Aykut ol, Oğuz ol. Ama senin gibi sıradan bir futbolcu için de kulübün menfaatlerinden vazgeçmesini bekleme. Sözleşmenin gerekliliği neyse onu al ve git. Vermiyorlarsa da davanı aç sonuna kadar hakkını ara.

Bununla beraber Aykut Kocaman ile görüşmem deyip yaptığın artistlik karşısında az bile yapılmış sana. Ben olsam kulübün kapısından bile içeri sokmazdım seni. Tek sorumlu sportif direktördür git onla konuş diyorlar sana sen ona sen kimsin diyorsun, sonra da Aziz Yıldırım'ın soyunma odasına girmesinden dem vuruyorsun. Demek ki senin anladığın dil zaten buymuş.

Bir de vefasızlık yapıldığı lafları var. Neymiş Appiah, Maldonado, Josico, Aurelio, Aragones ve Carlos' a vefasızlık yapılmış. Aurelio'yu çık bu listeden ki hepsi o salak menajerinin .ok yemesidir bence ve kulübün kararı doğrudur (dışarıdan göründüğü kadarıyla). Appiah için de birşey demiyorum, o kadar zaman oldu ki hatırlamıyorum detayları. Ama diğerleri için şunu söyleyebilirim kulüpte kaldıkları sürece hak ettiklerinden fazlasını takıma verdiklerinden kat kat fazlasını kazandılar, aldılar. Üstelik de hiçbiri vefayı hakedecek birşey yapmadı.

Biz ki ülke olarak zaten vefasız bir memleketiz, milletiz, doğrudur. Ama bırakın da az biraz vefa gösterebiliyorsak onu da gerçekten hak edenlere gösterelim senin gibi haketmeyenlere değil.
Ayrıca sen daha vefasızlık görmemişsin, Galatasaray'ın topçusu olsaydın o zaman anlardın vefasızlık ne demek.

Ha son olarak da Beşiktaş, Galatasaray istesin koşa koşa gelirim demiş Edu efendi. Anca gidersin...